Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akir" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akir ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında akir olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SEMİHAŞAKİR
MOLLAŞAKİR
KELAKİR
FAKİR, HAKİR, BAKİR, ŞAKİR, ZAKİR
AKİR
AKİR
Eritilen yağın dibinde biriken tortu. Yağ ve yoğurt gibi maddelerin ekşi tortusu. Bir sıvının dibindeki birikinti, tortu. Hakaret anlamında.
MOLLAŞAKİR
Bingöl şehrinde, Karlıova belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BAKİR
Cinsel ilişkide bulunmamış (erkek). El değmemiş, kullanılmamış. İşlenmemiş (toprak). Eskimemiş, yıpranmamış, yeni.
ZAKİR
Zikreden, anan.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
SEMİHAŞAKİR
Ardahan ili, Çıldır ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ŞAKİR
Şeker. Şükreden, durumundan memnun olan kimse.
KELAKİR
Yağmurluk, çobanların giydikleri aba.
HAKİR
Aşağı görülen, değersiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YOKSULLUK
Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik. Verimsizlik, yetersizlik.
ÖĞRENCİ
Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, okul çocuğu, talebe, şakirt. Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse. Özel ders alan kimse.
MUHTAÇ
Bir şeye gereksinim duyan. Yoksul, fakir (kimse). Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı bulunmayan.
FAKİRCE
Yoksul. (faki'rce) Fakire benzer bir biçimde.
YOKSULLAŞMAK
Yoksul duruma gelmek, fakirleşmek.
YOKSULLAŞTIRMAK
Yoksul duruma getirmek, fakirleştirmek.
BAKİRELİK
Bakire olma durumu, erdenlik.
GEDA
Dilenci. Yoksul, fakir.
KIZLIK
Cinsel ilişkide bulunmamış bayanın durumu, erdenlik, bakirlik, bekâret, bikir. Bir kadının evlenmeden önceki yaşantısıyla ilgili, o döneme özgü. Üvey kız.
ZARURET
Zorunluluk. Gereklilik. Sıkıntı, yoksulluk, fakirlik.
FAKİRANE
Fakir gibi, fakire uygun düşen.
YOKSULLAŞTIRMA
Yoksullaştırmak işi, fakirleştirme.
FUKARALIK
Yoksulluk, fakirlik. Güçsüzlük.
FUKARA
Yoksul, fakir. Zavallı. Derviş.
EDİ
İş yapma. Yapılan iş. Birbiriyle iyi anlaşan iki yaşlının baş başa kalışını anlatan Edi ile Büdü, Şakire Dudu deyiminde geçen bir söz.
ZENGİN
Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Verimli. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Çok, bol. Gösterişli.
YOKLUK
Yok olma, bulunmama durumu, adem, ademiyet, fıkdan, gaybubet. Fakirlik, yoksulluk. Hiçlik.
MESKENET
Miskinlik, beceriksizlik. Yoksulluk, fakirlik.
ERDEN
Bakire. Bakire olarak, bakire bir biçimde.
YOKSUL
Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), yoksuz, varlıksız, variyetsiz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı. İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz.