İçinde AKİL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "akil" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu akil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TİRAKİLENMEK, IRAKİLETİŞİM

11 harfli kelimeler

MÜSTAKİLLEN, KONYAKİLESİ

10 harfli kelimeler

MÜSTAKİLEN, TİRYAKİLİK

9 harfli kelimeler

AHLAKİLİK, AKİLİTİRİ

8 harfli kelimeler

AFAKİLİK, MÜSTAKİL, ÇAKİLMEK, AKİLBALE

7 harfli kelimeler

AKİLANE, FAKİLTE, BAKİLER, ŞAKİLİK, MAKİLİK, BAKİLİK

6 harfli kelimeler

AKİLİK

5 harfli kelimeler

AKİLE, SAKİL, NAKİL

4 harfli kelimeler

AKİL

Bazı kelimelerin anlamları

AKİL

Akıllı. Akıllı, zeki kimse.

KONYAKİLESİ

Yirmi dört şiniklik ölçek. (Yenikent Aksaray Niğde)bk. şinik).

TİRAKİLENMEK

Oruçlu kimse için sinirlilik göstermek.

MÜSTAKİLEN

Bağımsız olarak.

BAKİLER

Zonguldak ili, Gökçebey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

AHLAKİLİK

Törellik.

TİRYAKİLİK

Tiryaki olma durumu, iptila.

AFAKİLİK

Nesnellik.

MÜSTAKİLLEN

bağımsızca, bağımsız olarak.

AKİLANE

Akıllıca.

IRAKİLETİŞİM

Çok uzak noktalar arasında elektromıknatısa dayanılarak telli ya da telsiz olarak sağlanan iletişim. (Telgraf, telefon, radyo, televizyon, teleks gibi aygıtlarla resim, ses, im gönderme bu iletişim alanına girer).

AKİLBALE

Erinlik, baliğ olma, bulûğa erme.

ÇAKİLMEK

Çekilmek.

MÜSTAKİL

Kullanış yönünden başka bir yapı ile bağlantısı olmayan, bağımsız. Kullanış yönünden belli kişi veya kişiler için ayrılmış olan.

FAKİLTE

Fakülte.

AKİLİTİRİ

Bir çeşit beyaz erik.

  -   -   -  

Anlamında AKİL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İPTİLA

Düşkünlük, tiryakilik.

AKILLI

Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.

ÇETE

Yasa dışı işler yapmak veya etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş topluluk. Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik.

EVLAT

Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk. Soy, döl. Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü.

AKTARIM

Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

HAYDUTLUK

Haydut olma durumu, şakilik, şekavet.

GÖÇ

Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi, taşınma, hicret, muhaceret. Taşınma sırasında götürülen ev eşyaları. Evden eve taşınma, nakil. Kuşların, geyiklerin, yarasaların, bazı balık ve böceklerin mevsim, iklim, besin miktarı vb.ne göre çevre değiştirmeleri.

İÇERLEK

Yanındakilerden daha içeride, daha geride bulunan. İçine çökmüş, derinde olan.

ARA

İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.

BAZİLİKA

İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.

ERGENLEŞMEK

Döl verebilecek erişkin duruma gelmiş olmak, erinleşmek, akil baliğ olmak, büluğa ermek. Rüşdünü ispat etme yaşına gelmiş olmak, erinleşmek, akil baliğ olmak, büluğa ermek.

BAĞIMSIZ

Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

BİLİNÇALTI

Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur.

BEKARHANE

Bekârların kalması için ayrılmış veya düzenlenmiş oda. Bekârların yaşadığı müstakil ev.

NAKLETMEK

Nakil işini yapmak, bir yerden başka bir yere geçirmek, iletmek. Anlatmak, aktarmak.

NAKLEN

Nakil yoluyla, aktarılarak.

ERGEN

Döl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme, akil baliğ, baliğ. Henüz evlenmemiş, bekâr.

AHLAF

Bizden sonrakiler, eslaf karşıtı.

AKILLICA

Akla yakın, doğru, makul. (akıllı'ca) Akla yakın, doğru bir biçimde, akıllıcasına, akilane.

KABA

Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.