Kelimeler arşivinde; içinde "akil" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu akil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TİRAKİLENMEK, IRAKİLETİŞİM
MÜSTAKİLLEN, KONYAKİLESİ
MÜSTAKİLEN, TİRYAKİLİK
AHLAKİLİK, AKİLİTİRİ
AFAKİLİK, MÜSTAKİL, ÇAKİLMEK, AKİLBALE
AKİLANE, FAKİLTE, BAKİLER, ŞAKİLİK, MAKİLİK, BAKİLİK
AKİLİK
AKİLE, SAKİL, NAKİL
AKİL
AKİL
Akıllı. Akıllı, zeki kimse.
KONYAKİLESİ
Yirmi dört şiniklik ölçek. (Yenikent Aksaray Niğde)bk. şinik).
TİRAKİLENMEK
Oruçlu kimse için sinirlilik göstermek.
MÜSTAKİLEN
Bağımsız olarak.
BAKİLER
Zonguldak ili, Gökçebey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
AHLAKİLİK
Törellik.
TİRYAKİLİK
Tiryaki olma durumu, iptila.
AFAKİLİK
Nesnellik.
MÜSTAKİLLEN
bağımsızca, bağımsız olarak.
AKİLANE
Akıllıca.
IRAKİLETİŞİM
Çok uzak noktalar arasında elektromıknatısa dayanılarak telli ya da telsiz olarak sağlanan iletişim. (Telgraf, telefon, radyo, televizyon, teleks gibi aygıtlarla resim, ses, im gönderme bu iletişim alanına girer).
AKİLBALE
Erinlik, baliğ olma, bulûğa erme.
ÇAKİLMEK
Çekilmek.
MÜSTAKİL
Kullanış yönünden başka bir yapı ile bağlantısı olmayan, bağımsız. Kullanış yönünden belli kişi veya kişiler için ayrılmış olan.
FAKİLTE
Fakülte.
AKİLİTİRİ
Bir çeşit beyaz erik.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İPTİLA
Düşkünlük, tiryakilik.
AKILLI
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.
ÇETE
Yasa dışı işler yapmak veya etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş topluluk. Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik.
EVLAT
Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk. Soy, döl. Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü.
AKTARIM
Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.
HAYDUTLUK
Haydut olma durumu, şakilik, şekavet.
GÖÇ
Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi, taşınma, hicret, muhaceret. Taşınma sırasında götürülen ev eşyaları. Evden eve taşınma, nakil. Kuşların, geyiklerin, yarasaların, bazı balık ve böceklerin mevsim, iklim, besin miktarı vb.ne göre çevre değiştirmeleri.
İÇERLEK
Yanındakilerden daha içeride, daha geride bulunan. İçine çökmüş, derinde olan.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
BAZİLİKA
İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.
ERGENLEŞMEK
Döl verebilecek erişkin duruma gelmiş olmak, erinleşmek, akil baliğ olmak, büluğa ermek. Rüşdünü ispat etme yaşına gelmiş olmak, erinleşmek, akil baliğ olmak, büluğa ermek.
BAĞIMSIZ
Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.
BİLİNÇALTI
Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur.
BEKARHANE
Bekârların kalması için ayrılmış veya düzenlenmiş oda. Bekârların yaşadığı müstakil ev.
NAKLETMEK
Nakil işini yapmak, bir yerden başka bir yere geçirmek, iletmek. Anlatmak, aktarmak.
NAKLEN
Nakil yoluyla, aktarılarak.
ERGEN
Döl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme, akil baliğ, baliğ. Henüz evlenmemiş, bekâr.
AHLAF
Bizden sonrakiler, eslaf karşıtı.
AKILLICA
Akla yakın, doğru, makul. (akıllı'ca) Akla yakın, doğru bir biçimde, akıllıcasına, akilane.
KABA
Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.