Kelimeler arşivinde; içinde "akik" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu akik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HAKİKATSİZLİK, HİLAFIHAKİKAT
DAKİKASINDA, DAKİKALARCA
HAKİKATSİZ, DAKİKALAMA
FİLHAKİKA, HAKİKATEN, HAKİKATLİ, DAKİKALIK
HAKİKAT
DAKİKA, HAKİKİ
DAKİK, RAKİK
AKİK
AKİK
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.
HAKİKATSİZLİK
Vefasızlık.
DAKİKA
Bir saatlik zamanın altmışta biri. Bir derecenin altmışta biri. An, zaman.
HİLAFIHAKİKAT
Gerçek dışı.
DAKİKASINDA
Hemen o anda.
DAKİKALAMA
Oyunun süresini hesaplayabilmek için her bölümün kaçar dakika sürdüğünü saptama. Tamamlanmış bir filmin ya da televizyon izlencesinin kaç dakika tutacağını kestirmek amacıyla çevirim senaryosu üzerinde çekimlerin uzunluğunu hesaplama. Oyunun uzunluğunu, her perdenin, her sahnenin kaç dakika sürdüğünü hesaplama.
RAKİK
İnce, narin. Merhametli, yufka yürekli.
DAKİK
Düzenli işleyen, aksamayan. Zamanı kullanmada çok dikkatli olan, her şeyi zamanında yapmaya özen gösteren.
DAKİKALARCA
Uzun süre.
HAKİKATLİ
Vefakâr.
HAKİKAT
Gerçek. Gerçekten. Gerçeklik.
FİLHAKİKA
Gerçekten, doğrusu, hakikaten.
HAKİKİ
Gerçek. Niteliği değişmemiş, aslına uygun olan.
DAKİKALIK
Belli bir dakika süresince yapılan veya olan.
HAKİKATSİZ
Gerçek olmayan. Vefasız.
HAKİKATEN
Gerçekten.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANBEAN
Her an. Giderek. Dakika dakika. Ara sıra.
KIRKBEŞLİK
Çekirdeği 11,43 milimetre çapında olan mermiyi atabilen bir tabanca türü. Dönme hızı dakikada kırk beş devir olan plak.
GERÇEKTEN
Gerçek olarak, cidden, hakikaten, sahi, sahiden, filhakika, filvaki.
ŞİPŞAKÇI
Sokakta fotoğraf çekip beş on dakika içinde hazırlayıp satan fotoğrafçı, şipşak.
MAVZER
Atış hızı dakikada ortalama altı mermi olan ve orduda kullanılan bir tüfek tipi.
GERÇEK
Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
ÇEYREK
Dörtte bir. On beş dakikalık zaman. Gümüş mecidiyenin dörtte biri değerinde olan beş kuruş. Çeyrek altın. Alman markı.
SANİYE
Bir dakikanın altmışta biri olan zaman birimi. Fizik ve mekanikte zaman birimi. Bir derecenin üç bin altı yüzde biri.
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.
DOĞRU
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
NİTEKİM
Gerçekten, hakikaten. Sonuç olarak.
GERÇEKTE
Aslında, tam anlamıyla, hakikatte.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
SAHİH
Gerçek, doğru, sağın, hakiki.
AN
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika. Zihin. İki tarla arasındaki sınır.
SAAT
Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası. Günün hangi anı olduğunu gösteren alet. Vakit, zaman. Sayaç. Bir işin yapıldığı belli bir zaman.
GERÇEKLİK
Gerçek olan, var olan şeylerin tümü, hakikat, hakikilik, şeniyet, realite, reellik.
TAŞİKARDİ
Kalp atım sayısının dakikada 100 atımın üstüne çıkması.
UZATMA
Uzatmak işi, temdit. Sıhhi tesisatçılıkta kısa boruları uzatmak için kullanılan, kısa boru parçası. Oyun içerisindeki duraklama dakikaları. Bir ucu kıyıya bağlı durumda denize uzatılıp bırakılarak kullanılan balık ağı. Ünlülerin uzun söylenişi. Eşit sayılarla biten bir elemeli oyunu, kazananın belli olması amacıyla, kurallarına uygun olarak belli bir süre daha sürdürmek.