Kelimeler arşivinde; içinde "akalan" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akalan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu akalan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akalan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
NAFAKALANDIRMAK, HARMANCIKAKALAN
ALAKALANDIRMAK, YAKALANIVERMEK, YAKALANABİLMEK, NAFAKALANDIRMA
ALAKALANDIRMA, YAKALANIVERME, YAKALANABİLME
NAFAKALANMAK, TABAKALANMAK
NAFAKALANMA, TABAKALANMA, ALAKALANMAK
YAKALANMAK, ALAKALANMA, BURÇAKALAN, CAKALANMAK, KAKALANMAK, KAVAKALANI, ŞAKALANMAK
KAVAKALAN, CAKALANMA, YAKALANIŞ, BUCAKALAN, YAKALANMA
AKALAN
AKALAN
Dürüstlüğüyle ünlenen kimse. Bursa ili, Orhaneli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Denizli ilinde, Acıpayam ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır şehrinde, Eğil belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. İstanbul ilinde, Çatalca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. İzmir şehri, Kemalpaşa ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muş şehri, Nurettin bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ili, Boğazkaya bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YAKALANABİLMEK
Yakalanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAKALANIVERMEK
Çok çabuk veya kısa sürede yakalanmak.
ALAKALANDIRMAK
İlgilendirmek.
ALAKALANMAK
İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.
YAKALANABİLME
Yakalanabilmek işi.
NAFAKALANDIRMA
Nafakalandırmak işi.
NAFAKALANMA
Nafakalanmak işi.
HARMANCIKAKALAN
Bursa şehrinde, Harmancık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YAKALANMAK
Yakalama işi yapılmak, ele geçirilmek. Bir hastalığa tutulmak. Karşılaşmak istenilmeyen birine veya kötü bir duruma tutulmak. Birinin kendisini zor duruma düşürecek bir şeyi, bir suçu ortaya çıkmak.
TABAKALANMAK
Tabakalar durumuna gelmek.
YAKALANIVERME
Yakalanıvermek işi.
NAFAKALANDIRMAK
Nafakalanma işini yaptırmak.
ALAKALANDIRMA
İlgilendirme.
NAFAKALANMAK
Geçimi sağlanmak.
TABAKALANMA
Tabakaların birbiri üstüne veya birbiri ardınca sıralanışı.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKALAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KANSERLİ
Kanser niteliğinde olan. Kansere yakalanmış.
ARAMA
Aramak işi, taharri. Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılmış olan araştırma işlemi.
AV
Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse. Bu yollarla yakalanan hayvan.
DÜÇAR
Uğramış, yakalanmış, tutulmuş.
KALINTI
Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.
ENSELENMEK
Yakalanmak, ele geçirilmek.
İLGİLENDİRME
İlgilendirmek işi, alakalandırma.
GRİPLİ
Grip hastalığına yakalanmış (kimse).
DİFTERİLİ
Difteriye yakalanmış olan.
İLGİLENMEK
İlgi göstermek, alakalanmak. Bir konu üzerinde çalışmak, uğraşmak. Görev gereği bir sorumluluğu yerine getirmek. Ağırlamak. Bir şeyi çekici bulmak. Birine karşı yakınlık duymak. Bakmak. Bir şeye karşı merak duymak.
BASILMAK
Basma işine konu olmak veya basma işi yapılmak. Uygunsuz durumda yakalanmak.
ALAKALANMA
Alakalanmak işi, ilgilenme.
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.
DİZANTERİLİ
Dizanteriye yakalanmış olan (kimse).
GEHGEH
"Nöbetli bir hastalığa yakalanmak" anlamında kullanılan gehgeh tutmak deyiminde geçen bir söz.
KIZAMIKLI
Kızamığa yakalanmış.
KAZANMAK
Kazanç sağlamak. Tutulmak, yakalanmak. Çıkmak, isabet etmek. Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak. Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek. Kendinden yana çekmek. Edinmek, sahip olmak. Yenmek, galip gelmek.
İLGİLENME
İlgilenmek işi, alakalanma.
GÜCÜK
Kısa, bodur, gelişmemiş, güdük. Kuyruksuz, kuyruğu kesik (hayvan). Ağaç direklerin hazırlanması sırasında artakalan kısa parça.
GİRİFTAR
Tutulmuş, yakalanmış.