Sonu AKALAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akalan" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akalan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında akalan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akalan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

HARMANCIKAKALAN

10 harfli kelimeler

BURÇAKALAN

9 harfli kelimeler

BUCAKALAN, KAVAKALAN

6 harfli kelimeler

AKALAN

Bazı kelimelerin anlamları

AKALAN

Dürüstlüğüyle ünlenen kimse. Bursa ili, Orhaneli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Denizli ilinde, Acıpayam ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır şehrinde, Eğil belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. İstanbul ilinde, Çatalca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. İzmir şehri, Kemalpaşa ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muş şehri, Nurettin bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ili, Boğazkaya bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KAVAKALAN

Manisa şehrinde, Akhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BURÇAKALAN

Van ilinde, Çaldıran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

BUCAKALAN

Antalya ili, Akseki ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

HARMANCIKAKALAN

Bursa şehrinde, Harmancık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında AKALAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKALAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KANSERLİ

Kanser niteliğinde olan. Kansere yakalanmış.

GÜCÜK

Kısa, bodur, gelişmemiş, güdük. Kuyruksuz, kuyruğu kesik (hayvan). Ağaç direklerin hazırlanması sırasında artakalan kısa parça.

GRİPLİ

Grip hastalığına yakalanmış (kimse).

İLGİLENDİRME

İlgilendirmek işi, alakalandırma.

KIZAMIKLI

Kızamığa yakalanmış.

GEHGEH

"Nöbetli bir hastalığa yakalanmak" anlamında kullanılan gehgeh tutmak deyiminde geçen bir söz.

KAZANMAK

Kazanç sağlamak. Tutulmak, yakalanmak. Çıkmak, isabet etmek. Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak. Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek. Kendinden yana çekmek. Edinmek, sahip olmak. Yenmek, galip gelmek.

DİZANTERİLİ

Dizanteriye yakalanmış olan (kimse).

DÜÇAR

Uğramış, yakalanmış, tutulmuş.

BASILMAK

Basma işine konu olmak veya basma işi yapılmak. Uygunsuz durumda yakalanmak.

AV

Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse. Bu yollarla yakalanan hayvan.

İLGİLENME

İlgilenmek işi, alakalanma.

GİRİFTAR

Tutulmuş, yakalanmış.

ALAKALANMA

Alakalanmak işi, ilgilenme.

DİL

Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.

DİFTERİLİ

Difteriye yakalanmış olan.

ENSELENMEK

Yakalanmak, ele geçirilmek.

İLGİLENMEK

İlgi göstermek, alakalanmak. Bir konu üzerinde çalışmak, uğraşmak. Görev gereği bir sorumluluğu yerine getirmek. Ağırlamak. Bir şeyi çekici bulmak. Birine karşı yakınlık duymak. Bakmak. Bir şeye karşı merak duymak.

KALINTI

Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.

ARAMA

Aramak işi, taharri. Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılmış olan araştırma işlemi.