Kelimeler arşivinde; içinde "aft" olan, toplam 73 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aft bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu aft ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aft olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
NAFTALİNLEŞTİRMEK
ALFANAFTİLTİOÜRE
NAFTALİNLENMEK
NAFTALİNLEMEK, NAFTALİNLENME
AFTOVİRÜSLER, KAFTANCIBAŞI, NAFTALİNLEME, TAFTAŞTIRMAK
SAFTARONLUK, YAFTALANMAK, TARAFTARLIK, BAFTATAKIMI, SAFTORİKLİK, HAFTALIĞINA, KAFTANGİYEN, KAFTARKÜSKÜ, NAFTENİKLER, SAFTİRİKLİK
KAFTAKÜSKİ, HAFTALARCA, HAFTALAMAK, KSENOGRAFT, YAFTALANMA, YAFTALAMAK, VAFTİZHANE, HAFTALIKLI, HAFTALIKÇI
KAFTARKÜŞ, TOLNAFTAT, EVKAFTEKE, VAFTİZEVİ, YAFTALAMA
PAFTASIZ, KAFTANCI, NAFTALİN, HAFTAMAL, HAFTALIK, SAFTİRİK, TAFTAMAK, SAFTARON, NAFTOLAT, TAFTALLI, SAFTORİK, TARAFTAR
PAFTALI, HAFTAYA, ALAFTAR
KAFTUR, KAFTER, TAFTAK, KAFTAN, KAFTAR, GAFTAN, AYAFTA, VAFTİZ, AFTEFA, AFTAKA, AFTAFA, AFTABA
YAFTI, NAFTO, YAFTA, TAFTA, PAFTA, NAFTA, HAFTA, AFTOS
NAFT, HAFT, TAFT, ŞAFT
AFT
AFT
Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.
KAFTANCIBAŞI
Her yıl devlet hazinesi için satın alınan kürk, kaftan gibi eşyanın sağlanması ve korunması ile yükümlü görevlinin sanı.
NAFTALİNLEME
Naftalinlemek işi.
SAFTARONLUK
Saftaron olma durumu.
NAFTALİNLENMEK
Naftalin serpilmek, naftalin dökülmek.
NAFTALİNLEŞTİRMEK
Bir gaz veya sıvının naftalin içeriğini arttırmak, naftalince zenginleştirmek.
ALFANAFTİLTİOÜRE
Fare zehri olarak kullanılan, solunum güçlüğü ve akciğer ödemine neden olan bir bileşik, <İ>ANTU. İ>.
AFTOVİRÜSLER
Bünyesinde şap hastalığı virüsünü de bulunduran Picornaviridae ailesinde bir virüs cinsi.
SAFTORİKLİK
Saftorik olma durumu.
HAFTALIĞINA
Bir hafta için.
TARAFTARLIK
Yandaşlık.
NAFTALİNLENME
Naftalinlenmek işi.
YAFTALANMAK
Yafta asılmak ya da yapıştırılmak. Tanınmak, nitelenmek, şöhret bulmak.
TAFTAŞTIRMAK
Düzeltmek : Biz gidelimde şu evi taftaştırıver.
BAFTATAKIMI
Nalbantların vida yapmak için kullandıkları aygıt. (Güdül Ankara).
NAFTALİNLEMEK
Güveden korumak için yünlüler üzerine, arasına naftalin serpmek veya atmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AFT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GONDOL
Genellikle Venedik'te kullanılan, ayakta, kıç tarafta tek kürekle yürütülen, 10 metre uzunluğunda, yassı ve iki başı yukarıya kıvrık kayık. Genellikle söz ve nişanlarda kız tarafına içine şeker, çikolata vb. konularak armağan olarak verilen, kesme cam veya gümüşten, yayvan, kayık biçiminde tabak.
FOTOROMAN
Bir metinle bir dizi fotoğraftan oluşan hikâye veya roman.
HAFTALIK
Haftada bir ödenen para. Haftada bir kez yayımlanan. Haftada bir kez yapılan. Herhangi bir hafta süren.
CEPHE
Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.
DEVRİSİ
Bir sonraki, ertesi (gün, hafta, ay, yıl).
CEMRE
Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.
HOLİGAN
Özellikle futbolda fanatizmi besleyen, aşırı davranışlarda bulunan ve çevreye zarar vermeye eğilimli taraftar.
DIŞ
Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
FOTOMEKANİK
Fotoğraftan baskı klişesi elde etmek için uygulanan her türlü yöntem.
ERTESİ
Bir günün, haftanın, ayın, mevsimin, yılın ardından gelen (gün, hafta, ay, mevsim, yıl), ferdası.
HAFTALIKLI
Ücretini haftadan haftaya alan (kimse).
İDEOLOG
Bir felsefi veya toplumsal öğretiye sistemli biçimde bağlanan kimse. Fransa'da fizikötesini ortadan kaldırarak manevi bilimleri antropolojiye ve psikolojiye dayandırmayı amaçlayan, Condillac'a bağlı felsefe okulunun taraftarı. Bir ideolojinin akıl hocalığını yapan kimse.
BODOSLAMADAN
Ön taraftan, baş taraftan.
DOLAYI
Çevrede, etrafta bulunan. Ötürü.
GEÇEN
Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).
HAFTALIKÇI
Ücretini haftadan haftaya alan kimse.
BOYUT
Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.
FOTOJENİK
Işığın bazı cisimler üzerine yaptığı kimyasal etki ile ilgili veya bu etkileri yaratma özelliği taşıyan. Fotoğrafta veya sinema filminde güzel bir etki bırakan (yüz, duruş). Fotoğraf kâğıdını çok etkileyen.
FLU
Tam olarak belli olmayan. Fotoğrafta net olmayan görüntü.
CİVCİVLİK
Sekiz on haftalık oluncaya kadar civcivlerin bakımına ayrılan kümes.