Kelimeler arşivi içinde; başında "aft" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. aft ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aft ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aft olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AFTOVİRÜSLER
AFTABA, AFTAFA, AFTAKA, AFTEFA
AFTOS
AFT
AFT
Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.
AFTABA
İbrik.
AFTOS
Gönül eğlendiren kimse.
AFTOVİRÜSLER
Bünyesinde şap hastalığı virüsünü de bulunduran Picornaviridae ailesinde bir virüs cinsi.
AFTAFA
İbrik.
AFTEFA
İbrik.
AFTAKA
İbrik.
Bu bölümde tanımı içerisinde AFT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BODOSLAMADAN
Ön taraftan, baş taraftan.
BOYUT
Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.
HAFTALIKLI
Ücretini haftadan haftaya alan (kimse).
HOLİGAN
Özellikle futbolda fanatizmi besleyen, aşırı davranışlarda bulunan ve çevreye zarar vermeye eğilimli taraftar.
FOTOROMAN
Bir metinle bir dizi fotoğraftan oluşan hikâye veya roman.
CEMRE
Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.
CİVCİVLİK
Sekiz on haftalık oluncaya kadar civcivlerin bakımına ayrılan kümes.
DOLAYI
Çevrede, etrafta bulunan. Ötürü.
DIŞ
Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
GEÇEN
Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).
FOTOMEKANİK
Fotoğraftan baskı klişesi elde etmek için uygulanan her türlü yöntem.
FLU
Tam olarak belli olmayan. Fotoğrafta net olmayan görüntü.
CEPHE
Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.
HAFTALIKÇI
Ücretini haftadan haftaya alan kimse.
ERTESİ
Bir günün, haftanın, ayın, mevsimin, yılın ardından gelen (gün, hafta, ay, mevsim, yıl), ferdası.
HAFTALIK
Haftada bir ödenen para. Haftada bir kez yayımlanan. Haftada bir kez yapılan. Herhangi bir hafta süren.
GONDOL
Genellikle Venedik'te kullanılan, ayakta, kıç tarafta tek kürekle yürütülen, 10 metre uzunluğunda, yassı ve iki başı yukarıya kıvrık kayık. Genellikle söz ve nişanlarda kız tarafına içine şeker, çikolata vb. konularak armağan olarak verilen, kesme cam veya gümüşten, yayvan, kayık biçiminde tabak.
FOTOJENİK
Işığın bazı cisimler üzerine yaptığı kimyasal etki ile ilgili veya bu etkileri yaratma özelliği taşıyan. Fotoğrafta veya sinema filminde güzel bir etki bırakan (yüz, duruş). Fotoğraf kâğıdını çok etkileyen.
İDEOLOG
Bir felsefi veya toplumsal öğretiye sistemli biçimde bağlanan kimse. Fransa'da fizikötesini ortadan kaldırarak manevi bilimleri antropolojiye ve psikolojiye dayandırmayı amaçlayan, Condillac'a bağlı felsefe okulunun taraftarı. Bir ideolojinin akıl hocalığını yapan kimse.
DEVRİSİ
Bir sonraki, ertesi (gün, hafta, ay, yıl).