İçinde ZEMİN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "zemin" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zemin bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu zemin ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zemin olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

BAKIRZEMİN

8 harfli kelimeler

HEMZEMİN, ZEMİNLİK, GÜLZEMİN, MAHZEMİN

7 harfli kelimeler

ALZEMİN, ZEMİNLİ

5 harfli kelimeler

ZEMİN

Bazı kelimelerin anlamları

ZEMİN

Taban, döşeme, yer. Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk. Yeryüzü, dünya. Temel, dayanak. Ortam.

ZEMİNLİK

Yer altı barınağı.

BAKIRZEMİN

Tabanı bakır renkli halı. (Ulubey Senirkent Isparta).

ZEMİNLİ

Zemini olan.

GÜLZEMİN

Güllerle kaplı yer, gül bahçesi.

MAHZEMİN

Kayseri kenti, Erkilet nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

HEMZEMİN

Aynı düzeyde olan.

ALZEMİN

Tabanı kırmızı olan halı. (Uluğbey Senirkent Isparta).

  -   -   -  

Anlamında ZEMİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZEMİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAZA

Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi.

ÇOBANALDATAN

Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir tür kuş, keçisağan (Caprimulgus europaeus).

MERMERCİ

Mermer çıkaran, işleyen, satan, mermer vb. taşlardan yapılarda ıslak zemin işleri, mutfak döşemesi, eviye veya mezar taşları yapan kimse.

SAYDAM

İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Açık seçik, belirgin. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. Asetat. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif.

BLOKAJ

Bloke etme işi. Bir şeyin hareketine engel olma, hareketini durdurma. Sivri taşların toprak zemine dikine çakılarak üzerine beton dökülmesiyle yapılmış olan dolgu. Bankacılıkta bir varlığın yetkili otoritelerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması durumu.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

BEYAZSOKAR

Boyları 40 cm olabilen, Ege Denizi ve Akdeniz'de dağılım gösteren, vücudu yanlardan iyice basık ve yüzgeçlerdeki bütün diken ışınları zehirli, kayalık ve algli zeminlerde yaşayan demersal bir tür.

AHDANA

Evin zemin katındaki temel üstü duvarı: Evin ahdanası yıkıldı. Taş duvar.

BORDÜR

Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.

ENGEL

Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.

SEKSEK

Zemine çeşitli şekiller çizildikten sonra taşları ayakla çizilen bölümler arasında sektirerek oynamaya dayalı bir çocuk oyunu.

MANTAR

Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

BATİYAL

2000-4000 m arasındaki bir derinlikteki deniz zemininde yaşayan veya bu bölgeye ait olan.

KOT

Giysi yapılmış olan bir tür mavi, kaba pamuklu kumaş, blucin. Yörelere göre değişen ölçüde tahıl alabilen, tahtadan yapılmış bir ölçek. Temel ile zemin arasındaki yükseklik. Bu kumaştan yapılmış olan (giysi).

DAMA

Karelere ayrılmış zemin üzerinde on altı taşla iki kişi arasında oynanan oyun.

AYDINLIK

Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

EMPRİME

Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi. Bu işleme uğratılan (ipekli, yünlü vb. kumaş).

SIVAMA

Sıvamak işi. Sıvanır gibi üstüne kaplanmış, örtülmüş veya çok sık takılmış. Silme. Zemini hemen hiç görülmeyecek kadar kaplanmış, örtülmüş veya takılmış olarak.

KULUÇKALIK

Kuluçka olma durumu. Küçük işletmeleri büyümelerine zemin hazırlamak amacıyla altyapı hizmetleri yanında danışmanlık ve çeşitli destek hizmetleri sağlamak üzere genellikle üniversiteler veya kamu araştırma kuruluşlarınca oluşturulmuş birimler, inkübatör. Kuluçkada kullanılmaya elverişli. Kuluçka döneminin geçirildiği yer, kuluçkahane.

YATAY

Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.