Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zenek" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zenek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında zenek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zenek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DÜZENEK, GÖZENEK, BEZENEK, ÇİZENEK, DİZENEK, GEZENEK, SÜZENEK
ÖZENEK
ZENEK
ZENEK
Ağaç bardak, ibrik. Aptal.
ÖZENEK
Sürek avında pusuda av bekleyen avcı.
DİZENEK
Bir gözlem aracında soruların ve yanıt seçeneklerinin yazım alanlarıyla birlikte yerlerinin uygun biçimdeki düzeni.
ÇİZENEK
Bir aygıtın ya da bir nesnenin yapısal ya da işlevsel niteliklerini ana çizgileriyle belirleyen çizim. Bir olgunun konaç dizgesi üzerinde resim ya da çizgilerle anlatımı. Belirli bir ölçeğe göre bir çokluğu göstermek için çizilmiş çizgi. İki değişken arasındaki bağıntıyı gösteren çizge. Bir iş ya da uygulamayı yönlendiren tasarım.
DÜZENEK
Mekanizma.
BEZENEK
Basiret: Bezeneğim bağlandı, bir adım atamadım. Cesaret: Bu gün pazara eyi bir pirinç gelmiş, alacaktım amma satılmaz diye bezeneğim tutmadı. Koyunun tırnaklarının biraz yukarısında ve arkada bulunan küçük tırnak.
SÜZENEK
Belsoğukluğu.
GEZENEK
Otlak. Gezinti yeri. Koridor. Salon. Yaya kaldırımı. Sofa. Balkon. Verilen bir ya da daha çok koşulu gerçekleyen nokta, doğru ya da eğrilerin oluşturduğu dizge. Anlamdaş. uzambilgisel yer. Erzurum kenti, Şenkaya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
GÖZENEK
Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZENEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEBRİYAJ
Otomobillerde kavrama yöntemi ile kenetlenmiş iki mili birbirinden ayıran ve çekici mili hareket düzeninde tutarak çekilen milin durmasını ve bu işlem sonunda aracın hareketini sağlayan düzenek. Bu düzeneği işletmeye yarayan ayaklık.
ASFALTİT
Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukta tortul kayaçların gözeneklerinde bulunan doğal bitüm.
GÜMEÇ
Bal peteğini oluşturan altı köşeli gözeneklerden her biri.
FÜZE
Bir yanıcı ve bir yakıcı maddenin sürekli olarak yanmasından doğan itiş gücü ile hareket eden düzenek.
ALARM
Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret. Bu işareti veren düzenek.
GÖZENEKSİZLİK
Gözeneksiz olma durumu.
ELEKTRODİYALİZ
Birtakım koloitlerin ortamdaki öteki parçacıklara oranla gözenekli zarlardan daha kolay geçmesi özelliğine dayanan kimyasal arıtma yönteminin elektrik enerjisiyle hızlandırılmış türü.
AJUR
Delikli örgü, gözenek.
LİSTECİ
Liste yapan kimse. İnternet aracılığıyla, alıcıya gönderilen mesaj, mektup veya dosyaları düzenli bir biçimde listeleyen düzenek.
KAPAMAÇ
Kilit, sürgü, toka vb.ni kapalı tutmaya yarayan düzenek.
BATTIÇIKTI
Alt geçit. Su kanallarında suyun engeli geçmesi için yapılmış olan düzenek.
FERMUAR
Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur.
KONTAK
Karşıt elektrik taşıyan iki maddenin birbirine dokunması, temas. Motorlu araçları çalıştırmaya yarayan düzenek. Ruh sağlığı yerinde olmayan, dengesiz. Bağlantı, ilgi.
AJURLU
Her yanı ajur biçiminde işlenmiş bulunan, gözenekli.
ENGEL
Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.
GÖZENEKLİLİK
Gözenekli olma durumu.
ÇOĞALTICI
Çoğaltma işini gerçekleştiren düzenek.
DİREKSİYON
Taşıta istenilen yönü vermeye ve taşıtı belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan düzenek, yönelteç.
MAKİNE
Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü. Araba, otomobil. Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması.
ELEK
Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.