İçinde YARAMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yarama" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yarama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yarama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yarama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

YARAMAZLAŞMAK

12 harfli kelimeler

YARAMAZLAŞMA, YARAMAZLAMAK

10 harfli kelimeler

YARAMAZLIK, YARAMAZLAR, YARAMAZRAK, YATYARAMAZ

9 harfli kelimeler

YARAMAZCA

7 harfli kelimeler

YARAMAK, YARAMAZ, YARAMAH

6 harfli kelimeler

YARAMA

Bazı kelimelerin anlamları

YARAMA

Yaramak işi.

YARAMAZCA

Yaramaz bir biçimde.

YARAMAZLAŞMAK

Çocuk söz dinlememek, rahat durmamak, yasak edilen şeyleri yapmakta ayak diremek.

YARAMAZRAK

Daha kötü, beter.

YATYARAMAZ

Zararlı yabancı kişi.

YARAMAZLAR

Kötülükler, seyyiat.

YARAMAH

Fayda sağlamak, yaramak.

YARAMAZLIK

Yaramaz olma durumu. Yaramazca davranış. Kötü, uygunsuz durum ya da haber.

YARAMAZ

Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan. Çapkın. Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı.

YARAMAK

Bir şey yararlı olmak, yarar sağlamak. Sağlık bakımından elverişli olmak. Bir iş için uygun olmak, kullanılır olmak. İşine gelmek.

YARAMAZLAMAK

Fena bildirmek.

YARAMAZLAŞMA

Yaramazlaşmak işi.

  -   -   -  

Anlamında YARAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YARAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOŞ

İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Bilgisiz. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.).

BACAKSIZ

Bacağı olmayan. Bacakları kısa olan, kısa boylu, bodur. Yaramaz. Yaşından büyük işlere kalkışan çocuklara söylenen bir söz.

GÖBEL

Kimsesiz, başıboş çocuk. Sınırları ayırmak için tarla kenarlarında yapılmış olan toprak tepecikler. Yaramaz çocuk.

ATIL

Tembel. Etkisiz, işe yaramaz. Süreduran. İşsiz, aylak.

HAYBE

Boş, işe yaramaz, anlamsız iş.

HAYLAZ

Hoşa gitmeyen davranışlarda bulunan (kimse), hayta. Çalışma gücü varken çalışmayan, aylaklık eden, yaramaz.

BATTAL

En ve boyca alışılmış olandan büyük. İşe yaramaz, kullanılmaz.

BASTIBACAK

Bacakları kısa veya çarpık (kimse). Yaramaz, haylaz (çocuk).

CANAVAR

Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan. Herhangi bir şeye çok düşkün olan. Kurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı. Köpek balığı. Acımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse). Haşarı, yaramaz çocuk.

ÇÜRÜKLÜK

Çürük olma durumu. Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum. İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer.

FASARYA

Boş, anlamsız (söz). İşe yaramaz, yeteneksiz.

ÇAKARALMAZ

Basit, ilkel çakmak. Kalitesiz. Basit, ilkel tabanca. İşe yaramayacak durumda olan, bozuk.

ATIK

Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.

AFACANLIK

Afacan olma durumu, yaramazlık.

AYIKLAMAK

Bir şeyin içinden, işe yaramayan, gereksiz veya istenmeyen taneleri ayırıp çıkarmak, temizlemek. Bir görevde gereksiz görülenleri işinden ayırmak.

DÖKÜNTÜ

Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.

HAŞARI

Çok yaramaz, ele avuca sığmayan (çocuk). Huysuz, azgın (hayvan).

AZGIN

Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.

AFACANLAŞMAK

Yaramazlaşmak, yaramaz, ele avuca sığmaz duruma gelmek.

AFACAN

Zeki ve yaramaz (çocuk).