Kelimeler arşivinde; içinde "yani" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yani bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yani ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yani olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİPOOVARYANİZM
HİDROSİYANİK, STRONTİYANİT
BABAYANİLİK, KERASİYANİN, HEMOSİYANİN
MERİDYANİ, SÜRYANİCE
BABAYANİ, YANİKARA, DİYANİSİ, ARYANİST, PİYANİST, MALAYANİ, ARYANİZM
SÜRYANİ, SİYANİT, YANİLEK
BİYANİ, ÜRYANİ, NİYANİ, YANİKA, YANİŞA
OYANİ, YANİM, YANİŞ
YANİ
YANİ
"Demek oluyor ki" anlamlarında bir söz. "Sözün kısası, doğrusu" anlamlarında bir söz.
STRONTİYANİT
Açık yeşil, gri ve kahverengi gibi değişik renklere sahip, genellikle kireç taşı ile birlikte bulunan doğal stronsiyum karbonat.
ARYANİZM
IV. yüzyılda Arius adlı bir papazın kurduğu ve Hristiyan inanışının tersine olarak İsa'nın tanrılığını inkâr eden mezhep.
KERASİYANİN
Kirazdan elde edilen bir antosiyanin.
PİYANİST
Piyano çalan kimse.
MALAYANİ
Boş ve yararsız, saçma.
MERİDYANİ
Göz küresinin ön ve arka kutbu arasında uzanan yarım daire.
BABAYANİLİK
Babayani olma durumu.
HİDROSİYANİK
Siyanojen ile hidrojenin birleşmesinden oluşan asit (HCN).
BABAYANİ
Gösterişi ve özentisi olmayan.
DİYANİSİ
Yağda kızartılmış soğan.
SÜRYANİCE
Süryani dili. Bu dille yazılmış olan.
ARYANİST
Aryanizm yanlısı olan kimse.
HİPOOVARYANİZM
Yumurtalıkların iç salgı etkinliğindeki yetersizlik.
YANİKARA
Sığırda, atta görülen bir hastalık.
HEMOSİYANİN
Demir yerine bakır kapsayan ve yumuşakçaların, kabukluların ve bazı örümceklerin kanlarında bulunan solunum pigmenti. Bazı örümceklerin, yumuşakçaların ve kabukluların kanında bulunan, demir yerine bakır içeren, mavi-yeşil renkli solunum pigmenti. Omurgasızların kanında oksijen taşıyan protein. Demir yerine bakır kapsayan ve yumuşakçaların, kabukluların ve bazı örümceklerin kanında bulunan bir solunum pigmenti.
Bu bölümde tanımı içerisinde YANİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOZUNMA
Bozunmak işi. Bir özdeğin daha yalın kimyasal özdeklere ayrılması. Bir özdeğin, daha yalın yapıda olan bileşenlere tek yönlü ayrılması. Bir maddenin daha basit bileşenlerine yani atom veya moleküllerine ayrılması.
FURANOZ
Şekerlerin ouşturduğu beşli halka yapısının genel adı. Beşgen halka yapısı yani furan halkası içeren basit bir şeker.
KOMÜNİZM
Bütün malların ortaklaşa kullanıldığı ve özel mülkiyetin olmadığı toplum düzeni, komünistlik. Böyle bir düzenin kurulmasını amaçlayan siyasi, ekonomik ve toplumsal öğreti, komünistlik Komünizm, komünistliği tüm dünyaya yayılmasını hedefler. Bu amaçla Lenin'in mantığıyla yola çıkarak bir adım ileri, iki adım geri taktiği uygular. Yani komünizm'in gelişmesi için gerekirse geri adım atmış gibi davranır veya görüşlerinde değişiklikler yapmış gibi gözükür. Ülkemizde son 40 yıldır terör eylemi gerçekleştiren sol örgütlerin tamamına yakını Komünizm'den etkilenen ateist, marksist, leninist örgütlerdir. Bunlara örnek olarak PKK, DHKP-C ve MLKP verilebilir..
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.
KİLOGRAMAĞIRLIK
Bir kilogramlık bir kütlenin yer tarafından çekilmesini sağlayan güce yani 9,81 Newton'a eşit olan güç birimi, kilogramkuvvet.
ALAFA
Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b. Sumaklanmış, yani teteri denilen tanenli bitki suyuna batırılmış deri. Düğünün ertesi günü gelinin bakire olup olmadığını anlamaya gelen kimseler.
MARUNİ
Lübnan ve Suriye'de oturan Katolik Süryani topluluğu. Bu topluluktan olan kimse.
ABLASYON
Tümör hücrelerinin üreme yeteneğini artıran yani tümörün bağımlı olduğu hormonu salgılayan iç salgı bezinin ilaçlarla tahribi, cerrahi olarak çıkarılması veya radyasyonla yıkımlanması. Kesme, kesip atma.
ABANIK
"Samit" kelimesinden çevirme olan "sessiz" teriminin dilbilim bakımından yanlış olduğu bilinmektedir. Esasen sesli ve sessiz kelimeleri voisé ve invoisé terimlerinin tam karşılığıdır. (bk. Sesli ve Sessiz). Bu sesler, yani samitler, söylenirken ses aygıdmda herhangi bir kısmın başka bir kısma abanarak yolu daraltması veya kapamasıyla meydana geldikleri için fizyolojik olay gözönünde tutulup bunlara "abanık" denilmiştir. Bu bakımdan abanıklar DARALTILI (Constricitive) ve KAPANTILI (Occlusive) diye iki sınıfa ayrılır (bk. Daraltılı ve Kapantılı). Abanıklar boğumlanma noktalarına göre de ayrı bir sınıflamaya uğrarlar: AĞIZDIŞI (Eixtrabuccale), AĞIZİÇİ (Intra - buccale) ve AĞIZARDI (Post - buccale) ; (Bu kelimelere bakınız). Bundan başka dilin boğumlamayı sağlıyan kısmı bakımından bir sınıflama daha yapılıyor. bk. Dilönü, Dilortası ve Dilardı abanığı.
EBCED
Arap elifba (abece) sının özel bir düzeni. Şöyle okunurdu: Ebced, hevvez, hutti, kelemen, sa'fes, karaşet, sahaz, dazıglen... Her harfine sırasıyla birer sayı değeri verilmişti. Bu değerler, Osmanlıca okunuşu ile şöyle idi: (...). Bundan yararlanarak divan ozanları tarih düşürürlerdi; yani savaş, doğum, ölüm., gibi önemli olayların tarihlerini sözcüklerle, dizelerle belirtirlerdi, bk. tarih düşürme.
HİDROKSİT
Bir maden üzerine suyun etkisiyle yani bir hidroksil grubu ile bir madenin kaynaşmasından oluşan birleşik.
FİBROBLASTOM
Fibroblastlardan yani bağ doku hücrelerinden kaynaklanan kötücül tümör.
DİPLOYİD
İki seri, yani 2 n kromozom sayısına sahip olma; bir türün normal vücut gözelerinin kromozom sayısı.
ÜRYANİ
Üryani eriği.
NASTURİ
Nastur adlı Süryani rahiplerinden birinin ortaya koyduğu mezhepten olan kimse.
AKSESUVARCI
Aksesuvarı, yani sahne takımlarını hazırlayan görevli kişi (bk. Sahne Donat'ması).
SİYANÜR
Hidrosiyanik asidin tuzu veya esteri olan çok güçlü bir zehir.
EVRİMCİLİK
Evrimi temel alan doğa bilimi ve felsefe öğretisi. Kültür tarihi araştırmalarına doğabilimlerine özgü görüş ve yöntemleri uygulayarak kültürlerin ve kültür öğelerinin gelişme basamaklarını ortaya koymaya çalışan akım; bu akım doğrultusuna yönelen araştırıcıların oluşturdukları okul. Evrim düşüncesine dayanan, yani değişmenin bir tür gelişme olduğunu ileri süren öğreti.
ANLAMBİLİM
Dilleri oluşturan simgelerle anlamları arasındaki ilişkileri inceleyen bilim. Kelime anlamlarını başka kelimelerinkilerle karşılaştırarak veya onların zaman içindeki gelişimlerini gözönünde tutarak inceliyen bilim, ki birincisine DURALI ANLAMBİLİM (Sém. statique) , ikincisine de EVRİMLİ veya YÜRÜMLÜ ANLAMBİLİM (Sém. évolutive ou dynamique) denir. Sözcükleri anlam yönünden inceleyen dilbilim dalı. Sözcüğün gereken duruma, yani anlatımın özüne yakışması yollarını araştıran bilgi dalı.
İSTRALYA
Gemide direk ve çubukları baş tarafından yani burundan tutan halat. Geminin kaburgalarını birbirine bağlayan demir kuşak.