İçinde TIĞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tığ" olan, toplam 43 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tığ bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tığ ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tığ olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YILANYASTIĞI, DİREKYASTIĞI

11 harfli kelimeler

OMUZYASTIĞI

10 harfli kelimeler

BAŞKILTIĞI, HARKAŞTIĞI, TIĞLILAMAK

9 harfli kelimeler

TIĞDIRMAK, TABLATIĞI, TIĞLANMAH, LAMBATIĞI, TIĞLANMAK, ERKEKTIĞI, ATIĞETMEK, TIĞSIRMAK

8 harfli kelimeler

TIĞSIRIK, TIĞTEBER, TIĞLAMAK, TIĞKALEM, TIĞILLAR, YASTIĞAÇ, TIĞBETER, İLGİTIĞI

7 harfli kelimeler

TIĞTIKI, TIĞILTI, TIĞLAMA, TIĞSAPA

6 harfli kelimeler

TIĞTOP, TIĞLIK, TIĞALA, ARTIĞA, PATIĞA, TIĞMAK, TIĞRAK, TIĞRAZ

5 harfli kelimeler

TIĞLI, GATIĞ, TIĞÇI, KATIĞ, TIĞIM, TIĞAN, TIĞIK

4 harfli kelimeler

TIĞA

3 harfli kelimeler

TIĞ

Bazı kelimelerin anlamları

TIĞ

Dantel veya yün örmekte kullanılan, ucu çengelli kısa şiş. Biz. Demirci ve tesviyecilerin delikleri büyütmek veya eşit duruma getirmek için kullandıkları takım. Kılıç.

HARKAŞTIĞI

Osmaniye ilinde, Kadirli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

TIĞLANMAH

Birdenbire öfkelenmek, kızmak.

TIĞLILAMAK

Zayıflamak.

DİREKYASTIĞI

(Mimarlık) Direk üzerine konacak taban kirişlerinin yükünü direk tepesinin yüzeyinden daha geniş bir alana oturmak için yerleştirilen, direk çapından daha büyük ağaç parçası.

TIĞSIRMAK

Aksırmak.

ATIĞETMEK

İleri gitmek, yükselmek.

TIĞLANMAK

Parasız kalmak.

TABLATIĞI

Pencere ve kapı çerçevesini düzeltmekte kullanılan araç. (Akbaş Güdül Ankara).

TIĞDIRMAK

Suyu ince ve dar yerden fışkırtarak akıtma.

TIĞSIRIK

Aksırık.

YILANYASTIĞI

Yılanyastığıgillerden, sulak ve nemli yerlerde yetişen, kök sapında süt görünüşünde, yakıcı ve acı bir öz su bulunan, zehirli bir bitki (Dracunculus vulgaris).

ERKEKTIĞI

Tahtalarda kabartma süs yapan araç. (Akbaş Güdül Ankara).

BAŞKILTIĞI

Yatağın baş tarafı.

OMUZYASTIĞI

Ceketin, omuz ve kol kısımlarını ütülemekte kullanılan araç. (Aksaray Niğde).

LAMBATIĞI

Tahtaların üzerine oyma süs yapmakta kullanılan mini rende. (Akbaş Güdül Ankara).

  -   -   -  

Anlamında TIĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TIĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞITÇILIK

Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.

AÇMACILIK

Açmacının yaptığı iş.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

ACENTELİK

Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu.

AKSESUARCILIK

Aksesuarcının yaptığı iş. Aksesuarcı olma durumu.

AĞIZLIKÇILIK

Ağızlıkçının yaptığı iş.

AERODİNAMİK

Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.

AĞDA

Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.

ABACILIK

Abacının yaptığı iş.

AKARYAKITÇILIK

Akaryakıtçının yaptığı iş.

AKLİYECİLİK

Akliyecinin yaptığı iş. Akliyeci olma durumu.

AĞBENEK

Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.

AFİŞÇİLİK

Afişçinin yaptığı iş.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AĞDACILIK

Ağdacının yaptığı iş.

ABAJURCULUK

Abajurcunun yaptığı iş.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AĞCILIK

Ağcının yaptığı iş.