Kelimeler arşivinde; içinde "term" olan, toplam 134 tane kelime bulunuyor. İçerisinde term bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu term ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında term olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SELFDETERMİNASYON
PREDETERMİNASYON, TERMOELEKTRİKLİK
TERMİKLEŞTİRMEK, ANTİTERMİNASYON, SİKLOKRİYOTERMİ, TERMİNALİZASYON, TERMOGRAVİMETRİ, TERMOREGÜLASYON
TERMİKLEŞTİRME, SİKLODİYATERMİ, TERMAKOGENEZİS
DETERMİNASYON, GÖSTERMECİLİK, İNDETERMİNİZM, TERMOELEKTRİK, İNDETERMİNİST, POİKİLOTERMAL, TERMAROTERAPİ, TERMOBİYOLOJİ, TERMOMETRİKAL, TERMOTOLERANT
TERMİNOLOJİK, TERMODİNAMİK, TERMONÜKLEER, ALUMİNOTERMİ, İNTERMEDİYUS, TERMOJENEZİS, TERMONÖROZİS, TERMOPLASTİK
DETERMİNANT, DETERMİNİST, DETERMİNİZM, GÖSTERMELİK, TERMİNOLOJİ, HİDROTERMAL, İNTERMİSYON, POİKİLOTERM, TERMATOLOJİ, TERMOMETRİK, TERMOPLİPNÖ, TERMOSTABİL, TERMOTERAPİ, TERMOTOKSİN
EKZOTERMİK, ENDOTERMİK, İNTERMEZZO, TERMOKİMYA, TERMOMETRE, TERMOSİFON, ANTİTERMİK, EKTOTERMAL, GÖSTERMECİ, HİPERTERMİ, HOMOLOTERM, HOMOTERMAL, İNTERMİTAN, TERMİNALİS, TERMİNASYO, TERMİNATOR, TERMODURİK, TERMOFİLİK, TERMOFOBİK, TERMOGRAFİ, TERMOJENİN, TERMOKAPIL, TERMOLABİL, TERMOLİZİS, TERMOMETRİ, TERMONASTİ, TERMOPLAST, TERMOPLEJİ, TERMOSİLİN, TERMOTAKSİ
GÖSTERMEK, JEOTERMAL, JEOTERMİK, TERMOGRAF, TERMOSFER, TERMOSTAT, ÇELTERMEK, ÇİNTERMEK, ÇİRTERMEK, ÇİRTERMET, ÇÖĞTERMEK, DİYATERMİ, HİPOTERMİ, HOMEOTERM, İZOTERMAL, KEŞTERMEK, KİRTERMEK, KİYTERMEK, KSEROTERM, METRATERM, MONOTERMİ, PÜRTERMEK, STENOTERM, TERMİTLER, TERMOÇİFT, TERMOKLİN, TERMOKUPL, YÖNTERMEK
GÖSTERME, JEOTERMİ, TERMİNAL, TERMOFOR, EKTOTERM, ENDOTERM, GÖRTERME, İFTERMEK, MEZOTERM, ÖNTERMEK, ÖYRİTERM, TERMİTİN, TERMOFİL, TERMOFOB, TERMOPİL, TERMOSET, ÜFTERMEK
İZOTERM, TERMİYE, DİTERME, ÖRİTERM, ÜSTERME
TERMAL, TERMİK, TERMİN, TERMİT, TERMOS, TERMAŞ, TERMEM
TERME, TERMO
TERM
TERM
Özellikle ABD'nde yemlerin enerjilerinin belirtilmesinde kullanılan 1000 kcal'yi belirten bir ölçü birimi, 0.424 nişasta birimi.
SİKLODİYATERMİ
Glakom olgularında diatermik akımla çalışan elektrotun skleradan korpus siliareye kadar sokularak korpus siliarede sekresyon oluşturan hücrelerde yıkımlama yapmak suretiyle, göz içi sıvısının oluşumununun önemli oranda azaltılması.
İNDETERMİNİZM
Belirlenmezcilik.
GÖSTERMECİLİK
Cinsel organlarını gösterme biçiminde görülen ruhsal sapıklık, ut açıcılık, teşhircilik, eksibisyonizm. Kendini üstün gösterme çabası.
TERMAKOGENEZİS
İlaç etkisiyle vücut sıcaklığının yükselmesi.
TERMİNALİZASYON
Mayozun diploten safhasında kiyazmanın, kromozomun ucuna doğru hareketi.
TERMOREGÜLASYON
Vücut ısısının metabolizma ya da davranış vasıtası ile kontrolü ile sabit vücut ısısı sağlanması. Er bezlerinin sıcaklığının vücut sıcaklığından 1-2 oC düşük olması, yani er bezlerinin sıcaklığının bu derecede korunması.
SİKLOKRİYOTERMİ
Siklokriyoşirurji.
TERMİKLEŞTİRMEK
Yüksek enerji nötronlarını termik nötron durumuna getirmek için yavaşlatmak.
DETERMİNASYON
Belirlenim.
SELFDETERMİNASYON
Öz belirtim.
TERMOGRAVİMETRİ
Kontrollü ısıtma programına tabi tutulan bir numunenin kütlesinin sıcaklıkla değişiminin ölçüldüğü ve grafiğe geçirildiği bir teknik.
ANTİTERMİNASYON
Bir gende normal bitme noktasından sonra, RNA polimerazla transkripsiyonun devam etmesi.
TERMOELEKTRİKLİK
Isı etkisiyle elektrik oluşması.
PREDETERMİNASYON
Su salyangozunda (Limnaea peregra) kabuğun kıvrılma yönünün tayininde olduğu gibi, bir bireyin fenotipinin kendi genotipi yerine annesinin genleri tarafından daha önce belirlenmesi.
TERMİKLEŞTİRME
Termikleştirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TERM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞIRMAK
Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
ACEMİLEŞMEK
Beceriksizlik göstermek.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
AŞIRMA
Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.
AŞERMEK
Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AKKARINCA
Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).
APOLET
Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.
ARIZALANMAK
Arıza yapmak, aksaklık göstermek, bozulmak.
AŞAĞISAMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.
ARTİSTLİK
Artistin işi. Olduğundan başka türlü görünme, kendini başka türlü gösterme. Artist olma durumu.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ASABİLEŞMEK
Kızmak, öfkelenmek, sinirlilik belirtileri göstermek, sinirlenmek.
AŞAĞILAMAK
Değerinden düşük göstermek. Küçültücü davranışlarda bulunmak, hor görmek.
AKKARINCALAR
Ağız parçaları iyi gelişmiş, iri başlı, ısırıcı böcekler topluluğu, termitler.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.