Kelimeler arşivinde; içinde "tekli" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tekli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tekli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tekli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TEKLİFSİZLİK
EVSÜKETEKLİ, TEKLİFSİZCE, EKSİKETEKLİ
PELTEKLİK, KÖSTEKLİK, TEKLİFSİZ, DÖRTTEKLİ
ÜSTEKLİK, DESTEKLİ, TEKLİCEN, PETEKLİK, MERTEKLİ, KESTEKLİ, TEKLİFLİ, KÖSTEKLİ, İPOTEKLİ
KÖTEKLİ, KUTEKLİ, PETEKLİ, İSTEKLİ, TEKLİME, ÜÇTEKLİ, ETEKLİK
TEKLİK, ETEKLİ, TEKLİF, TEKLİÇ
TEKLİ
TEKLİ
Tek yataklı otel odası. Bir sanatçının tek eserinin veya o eserin değişik yorumlarının kaydedildiği kaset, plak vb.
KÖSTEKLİK
Yürümeye engel olacak kadar çok dikenli tarla.
MERTEKLİ
Erzincan kenti, Çağlayan bucağına bağlı bir yer. Tokat şehrinde, Artova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
DÖRTTEKLİ
Kare biçiminde olan şey.
PETEKLİK
Arılık. Arı kovanlarının konulduğu yer.
TEKLİCEN
Bir çeşit ot.
ÜSTEKLİK
Mal değişiminde, malı daha değerli olanın aldığı para.
TEKLİFSİZ
Samimi, içli dışlı, sıkı fıkı. Samimi, içli dışlı, sıkı fıkı bir biçimde.
KESTEKLİ
Eli, ayağı, kolu kesilmiş, organı eksik kimse.
TEKLİFSİZCE
Teklifsiz bir biçimde, içten olarak.
TEKLİFLİ
Kendisiyle samimi, içli dışlı olunmayan, resmî.
EVSÜKETEKLİ
Kadın.
EKSİKETEKLİ
Kadın.
PELTEKLİK
Peltek olma durumu, peltek konuşma.
DESTEKLİ
Desteği olan. Desteklenmiş, destek konulmuş.
TEKLİFSİZLİK
Teklifsiz olma durumu. Teklifsizce davranış.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEKLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARZULU
İstekli, hevesli.
ÇOĞUL
Çokluk, teklik karşıtı: Ordular. Geldik.
GÖNÜLLÜ
Bir işi yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken isteyerek üstlenen. Seven kimse ya da sevgili. Çok istekli.
EĞİLİMLİ
Eğilimi olan, istekli, meyyal, mail, tandanslı.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
AKVA
Bir tür sırmalı ve köstekli bıçak.
BİZ
Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.
FİSTAN
Tek parça kadın giysisi. İskoç, Arnavut ve Yunan erkeklerinin giydikleri kısa, pilili eteklik.
DEĞİŞTİRGE
Bir değişiklik yapılması için verilen önerge, tadil teklifi.
İHALE
İş, mal vb.ni birçok istekli arasından en uygun şartlarla kabul edene verme, eksiltme veya artırma.
HEVESLİ
Bir şeye, bir işe istek duyan veya merak sarmış olan, istekli, heveskâr.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
AHBAPÇA
Dostça, içten, teklifsizce.
EKSİLTME
Eksiltmek işi. Bir işin kimin tarafından daha ucuz yapılacağının anlaşılması için istekliler arasında açılan fiyat kırma işi, ihale.
FRAK
Resmî törenlerde giyilen uzun etekli, eteğinin arkası beline kadar yırtmaçlı, siyah erkek ceketi veya takımı.
ÇOKLUK
Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu, çoğul, kesret, ekseriyet, teklik karşıtı. Çoğunluk. Sık sık, çokça, çok kez. Kelimelerin belirli eklerle birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi, çoğul, cem.
DEMET
Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ARANMAK
Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.