Kelimeler arşivinde; içinde "ruh" olan, toplam 151 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ruh bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ruh ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ruh olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
RUHSUZLAŞTIRMAK, KUMRUHAMURKESEN, RUHSATLANDIRMAK
RUHSUZLAŞTIRMA, RUHSATLANDIRMA
GAHIRGUHURRUH, RUHBİLİMCİLİK
RUHİYATÇILIK, RUHSUZLAŞMAK, RUHUMÜCERRET, HALETİRUHİYE, RUHSATSIZLIK
RUHSUZLAŞMA, TESVİYERUHU, GUYRUHLAMAK, KORUHDURMAH, RUHDEVİMSEL, TEKRUHÇULUK
RUHBANİYET, RUHSATNAME, BOYUNDURUH, GUBARUHLUK, HASILÇARUH, KORUHÜYÜĞÜ, RUHBİLİMCİ, SARUHANLAR
RUHANİYET, RUHBANLIK, RUHİYATÇI, RUHSATİYE, RUHSATSIZ, RUHSUZLUK, SARUHANLI, GAYRUHSUZ, GILGUYRUH, KURUHÜYÜK, RUHANİLİK, RUHÖLÇÜMÜ, RUHSALLIK, SAVRUHMAH
BEBERUHİ, MEŞRUHAT, RUHSATLI, RUHÖTESİ, BANDURUH, BONDORUH, BONDURUH, BONTURUH, CUNGURUH, ÇILDURUH, DORUHLUH, DURUHMAH, GAYNARUH, GUYRUHLU, KAKMURUH, KARUHMAK, KORUHMAK, KÖRUHMAK, OTURUHAT, RUHBİLİM, RUHDUYUM, RUHİTTİN, RUHLULUK, RUHSUZCA, RUHULLAH
DERUHTE, RUHİYAT, AVHURUH, AYRUHSU, DURUHAN, GABARUH, GAYIRUH, GORUHCU, KORUHCU, KORUHÇİ, LALERUH, MORUHAN, OSSURUH, PUSARUH, RUHFEZA, RUHGÖÇÜ, RUHİNUR, RUHİŞEN, RUHUGÜL, RUHUNUR, SAMARUH, SARUHAN, SARUHLU, ŞIMARUH, TUTURUH, UYDURUH, YUMURUH
MECRUH, MEKRUH, PİRUHİ, RUHANİ, RUHBAN, RUHSAL, RUHSAT, RUHSUZ, ABARUH, AHURUH, CORRUH, ÇOMRUH, DOMRUH, FERRUH, GANRUH, GÜLRUH, KAĞRUH, KAYRUH, METRUH, RUHCAN, RUHİYE, RUHLAR, RUHSAR, RUHSEN, RUHŞAN, RUHŞEN, SAVRUH, ŞAHRUH
GÜRUH, RUHEN, RUHLU, AHRUH, AYRUH, BORUH, BURUH, BÜRUH, CARUH, CORUH, DARUH, DORUH, DURUH, GARUH, GIRUH, GORUH, GURUH, HARUH, KORUH, ORUHA, RUHAN, RUHÇA, RUHLİ, SURUH, ŞORUH, YARUH
ERUH, RUHİ, ARUH, URUH
RUH
RUH
Dinlerin ve dinci felsefelerin insanda vücuttan ayrı bir varlık olarak kabul ettiği öz, tin, can kuşu. Esans. En önemli nokta, öz. Duygu. Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin hayat gücü.
RUHSATLANDIRMA
Ruhsatlandırmak işi.
RUHUMÜCERRET
Katışık ve karışık olmayan ruh.
RUHSATLANDIRMAK
Ruhsat vermek.
RUHSUZLAŞTIRMA
Ruhsuzlaştırmak işi.
RUHSUZLAŞMA
Ruhsuzlaşmak durumu.
GUYRUHLAMAK
Kızı birine sözlemek: Osmanın gızını Ali oğluna guyruhladı. Atın çalışmadan beslenip yatması.
KUMRUHAMURKESEN
Gaziantep şehrinde, Şahinbey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
HALETİRUHİYE
Ruhsal durum, ruh durumu.
GAHIRGUHURRUH
İlkbaharda yağ ve peynirin az olması: Bu gahırguhurruhda ne pişirem.
TESVİYERUHU
Su terazisi.
RUHSUZLAŞTIRMAK
Ruhsuz duruma getirmek veya sokmak.
RUHİYATÇILIK
Ruh bilimi ile uğraşma.
RUHSATSIZLIK
Ruhsatsız olma durumu.
RUHSUZLAŞMAK
Ruhsuz duruma girmek.
RUHBİLİMCİLİK
Ruhbilimini, felsefenin ve insan bilimlerinin temeli ve başlıca konusu sayan görüş. Toplum olaylarını, ruhsal yönlerden açıklamak eğilimi gösteren akım. Ruhbilimin ileri sürdüğü görüşleri eleştirel, toplumbilimsel ve mantıksal görüşlerden üstün tutmak isteği.
Bu bölümde tanımı içerisinde RUH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CANAVAR
Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan. Herhangi bir şeye çok düşkün olan. Kurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı. Köpek balığı. Acımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse). Haşarı, yaramaz çocuk.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
ÇÖKKÜN
Çökmüş olan. Vücut, akıl ve ruhça gücü azalmış olan.
ÇAĞIRIM
Çağırma işi. Ruh çağırma sırasında seans.
ATARAKSİYA
Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.
BERZAH
Kıstak. Dinî inanışlara göre ölenlerin ruhlarının kıyamete kadar bulunduğu yer.
AMONYAK
Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3). İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu.
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.
DEKORATÖR
Tiyatro, opera vb. dekorlarını tasarlayan sanatçı. Bir alanı kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse. İç mimar.
CİSMANİ
Cisimle, bedenle ilgili. Dinî bir inanışla ilgili düşüncelere bağlı olmayarak yalnız maddi temellere dayanan, ruhani karşıtı.
COŞKU
Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.
BAZOFOBİ
Sinirsel veya ruhsal bozukluktan ileri gelen yürüyememe hastalığı. Yürürken düşme korkusu.
CANLICILIK
Olup bitenin, ruhlar alanının gizli güçleri tarafından yönetildiğine inanan ilkel anlayış, animizm. Çocukta bir düşünce biçimi olarak bütün cisimlerin canlı olduğuna inanma. Bağımsız bir ruhsal varlığın insanda ve doğa nesnelerinde yerleşik olduğuna inanan ilkel dinî görüş. Tek ve aynı ruhun fikrî ve organik hayatın ilkesi olduğunu ileri süren öğreti.
ÇATLAMAK
Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.
AKTARIM
Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.
BASTIRIM
Ruh dünyasında oluşan tepkimelerin bilinç dışına yansıması.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
DERİNTİ
Toplantı. Gelişigüzel toplanmış eşya. İnsan kalabalığı, güruh.
ÇIRPINTI
Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.
ARINMA
Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.