Kelimeler arşivinde; içinde "randa" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde randa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu randa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında randa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAYLAMARANDASI
KUŞVURANDAŞI
ARDARANDAN, KATRANDAĞI
ORANDASIZ, KIRANDAMI
TIRANDAZ, TAFRANDA, KARANDAŞ, MISRANDA
KURANDA, MARANDA, HARANDA, ERANDAÇ, VERANDA
BRANDA, ORANDA
RANDA
RANDA
Gemilerin mizana direğinin gerisindeki yelken.
VERANDA
Camlı taraça. Üstü kapalı ve çevresi camlı balkon.
KARANDAŞ
Kalem.
TAFRANDA
Yeni, taze, turfanda.
KUŞVURANDAŞI
Ufak çakıl taşı.
ERANDAÇ
Ünlü, tanınmış kimse.
KATRANDAĞI
Kütahya şehrinde, Emet ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
HARANDA
Leğen: Yarın çamaşır yıkayacağız harandayı al da gel.
MARANDA
Hoşaf yapılmak için fırında kurutulan meyvenin az kurumuş durumu.
KURANDA
Yaradılış, biçim, yapı.
ARDARANDAN
Arkadan arkaya, habersiz, sezdirmeden.
ORANDASIZ
El ve göz ölçüsü olmayan.
KIRANDAMI
Denizli ilinde, Buldan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
MISRANDA
Sergen.
TIRANDAZ
Titiz, temiz, süslü giyinen.
YAYLAMARANDASI
Çadır.
Bu bölümde tanımı içerisinde RANDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SEYREK
Benzerleri veya parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı, sık karşıtı. Çok bulunmayan, az rastlanan, nadir. Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimde, arada sırada, binde bir, nadir, nadiren, bayramdan bayrama, bayramda seyranda.
KLORLAMAK
Mikroplardan arındırmak amacıyla suya düşük oranda klor katmak. Savaşta insanlara, hayvanlara ve bitkilere zararlı olması, öldürmesi için klor püskürtmek. Özellikle yünlü kumaşlara, ipliklere parlaklık vermek için klor gazına tutmak.
CUSHİNGSENDROMU
Böbrek üstü bezi kabuğundan aşırı miktarda kortizol salgılanmasıyla ortaya çıkan idrar çokluğu, susuzluk hissi idrarda fazla glikoz bulunması, kan glikoz düzeyinde artma, karın sarkması, kıl dökülmesi, hâlsizlik, kas atrofisi, zayıflık, karın sarkması, enfeksiyonlara duyarlılık artışı ve kıl dökülmesiyle belirgin bir grup klinik hastalık belirtisi. Adenohipofiz tümörleri, böbrek üstü bezi tümörleri veya hiperplazisi, aşırı dozlarda glikokortikosteroitlerin kullanımı ve ektopik ACTH üreten tümörlerden kaynaklanır. Köpeklerde, daha az oranda olarak yaşlı atlarda ve nadiren de diğer hayvan türlerinde görülür.
ARAV
Yan kirli, sabunlu çamaşır suyu: Bu aravı tenekeye dök. Çökertilen ayrandan geriye kalan su. Yemek artığı. Sebep, yol, uğur: Ben de senin aravına yandım.
KARLANMAK
Kar ile örtülmek, kar ile kaplanmak. Ekranda görüntü siyah beyaz noktalarla kaplanmak.
KÖMÜR
Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. Siyah renkli.
AHENGEÇ
Sesi istenen oranda incelttikten veya kalınlaştırdıktan sonra asıl sese ekleyen veya eklemeksizin değişik akort sisteminde çıkartan efekt ve bunu sağlayan cihaz.
ÇÖKELİK
Ayrandan yapılan yağsız peynir.
ÇEKELİK
Ayrandan yapılan yağsız peynir.
BASAÇ
Çamaşırı bastırmaya ve karıştırmaya yarayan değnek. Havayı sıkıştırarak bir basınç veren aygıt. Bir akışkanın basıncını büyük oranda yükseltebilen, düşük verdili aygıt. Lastik tekerlekli göbeklerin iç tekerlek lastiğini şişirmekte kullanılan araç. Alıcı, gösterici ya da basım aygıtında, pencere önünden geçen filme basınç yaparak pencereyle tam çakışmasını sağlayan yaylı yüzey.
BUNGALOV
Hindistan'da tek katlı, genellikle tahtadan yapılmış, veranda ile çevrili ev. Genellikle tahtadan yapılmış, tek katlı ev.
KESENEK
Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para. Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam.
KOK
Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu madde bulunan katı yakıt, kok kömürü.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
BRANDA
Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.
KOTRA
Çoğunlukla bir direkli, randası olan, ince gövdeli yelkenli. Irmak ve göl ağızlarında kurulan ve ince kazıklarla kamışlardan yapılma dalyan.
BEYAZLATMA
Beyazlatmak işi, ağartma. Kâğıtçılıkta parlaklığın iyileştirilmesi için hamur bileşenlerinin renginin az veya çok oranda değiştirilmesi, giderilmesi.
DİSPEÇ
Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.
ÇAPRAZPENSESİ
Testere dişlerini belli bir oranda bilemekte kullanılan aygıt. (Aksaray Niğde).
DÖRTÇEKER
Çekiş gücünü ön ile arka tekerlekler arasında belli oranda eşit olarak dağıtan sistem.