İçinde PES geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "pes" olan, toplam 111 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pes bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu pes ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pes olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

GAZİMÜRSELTEPESİ, HIRKATEPESİDELİK

14 harfli kelimeler

HERPESVİRÜSLER

13 harfli kelimeler

HERPESVİRİDAE, İNTERSPESİFİK, İNTRASPESİFİK, KIRKLARTEPESİ, MORFOSPESİYES, PESERİKLENMEK, PESTİVİRÜSLER

12 harfli kelimeler

HASEKİKÜPESİ, MÜŞKÜLPESENT, PESTENKERANİ, MONOSPESİFİK, SULTANKÜPESİ, TOKMAKTEPESİ

11 harfli kelimeler

SPESİYALİST, SPESİYALİTE, DENİZTEPESİ, HERPESVİRÜS, PESKATARYAN, TEPESİDELİK, YAYLATEPESİ

10 harfli kelimeler

PESPAYELİK, AĞAÇKÜPESİ, DESTEPESİZ, HAPESLEYİN, KÜRTKÜPESİ, PESENLEMEK, PESERLEMEK, PESESLEMEK, SOFUTEPESİ, TESTEPESİZ

9 harfli kelimeler

HODPESENT, PESLEŞMEK, CİNTEPESİ, GÖLTEPESİ, KEPESİMEK, MIHTEPESİ, PESELEMEK, PESİNMEYH, SPESİFİTE

8 harfli kelimeler

PESİMİST, PESİMİZM, PESLEŞME, PESPEMBE, SPESİFİK, SPESİYAL, DEMPESER, PESENKLİ, PESİNMEK, PESKÜTAN, PESKÜTEN, PESLİĞEN, PESPENTE, PESPENTİ, PESPERTE, PESTİKAN, PESTİKEL, PESTİSİT, PESTÜKAN, PESTÜKEN, PESVENDE, SPESİYES, TEPESUYU

7 harfli kelimeler

PESPAYE, TEPESİZ, KEPESİZ, KEPESTE, PESEKLİ, PESELEK, PESENGİ, PESENGÜ, PESENĞİ, PESEREK

6 harfli kelimeler

PESETA, PESTİL, EPESEK, HERPES, PELPES, PESEGİ, PESEGÜ, PESEĞİ, PESEĞÜ, PESEND, PESENG, PESENK, PESENT, PESENÜ, PESGEL, PESİNİ, PESKEL, PESLEK, PESTAR, PESTEL, PESTER, SERPES, STAPES

5 harfli kelimeler

KUPES, PESEK, PESÜS, HAPES, KÜPES, MAPES, PESEN, PESİN, PESTİ

4 harfli kelimeler

PESO, PEST, PESÖ

3 harfli kelimeler

PES

Bazı kelimelerin anlamları

PES

Yenilgiyi kabul ettiğini belirtmek için veya birinin şaşkınlık veren davranışlarına karşılık olarak kullanılan bir söz. Hafif, yavaş sesle söylenen, pest, ince karşıtı.

MONOSPESİFİK

Sadece bir antijenle reaksiyon yapan antikor. Sadece bir türe sahip olan cins, monotipik cins.

İNTERSPESİFİK

Türler arası.

MORFOSPESİYES

Sadece şekline bakılarak aynı türe ait olduğu düşünülen bir grup birey.

HERPESVİRÜSLER

Sığırların enfeksiyöz rinotrahitisi/enfeksiyöz püstülervulvavajinitisi, yalancı kabarcıklı deri hastalığı, yalancı kuduz ve koriza hastalığı virüsleri gibi virüslerin yer aldığı ve pek çoğu enfekte ettiği konakta daimi enfeksiyonlara yol açan çift iplikli DNA'ya sahip, yaklaşık 150 nm büyüklükte ve zarflı virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Herpesviridae.

İNTRASPESİFİK

Tür içi.

HASEKİKÜPESİ

Düğün çiçeğigillerden bir süs bitkisi (Aquilegia).

KIRKLARTEPESİ

Rize şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

HIRKATEPESİDELİK

Nevşehir şehri, Hacıbektaş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

SULTANKÜPESİ

Bir çeşit saksı çiçeği.

PESTİVİRÜSLER

Flaviviridae ailesinde yer alan, bünyesinde mukoza hastalığı ve sınır hastalığı virüslerini de bulunduran bir virüs cinsi.

HERPESVİRİDAE

Herpesvirüsler.

MÜŞKÜLPESENT

Güçbeğenir. Bir işi yapmamak için türlü bahaneler uyduran.

PESTENKERANİ

Saçma.

PESERİKLENMEK

Dumanlanmak, bulanık görmek: Gözüm temelli peseriklendi.

GAZİMÜRSELTEPESİ

Hatay şehri, Reyhanlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında PES bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PES geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASTIK

Pestil.

ÇEVİRME

Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

GÜÇBEĞENİR

Her şeyden hoşlanmayan, zorlukla karar veren, müşkülpesent.

FES

Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık.

FERAHİ

Bolluk, genişlik. Ucuzluk. Polis ve inzibat görevlilerinin boyunlarına taktıkları ayça biçiminde üstü yazılı metal arma. II. Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik.

AKMANTAR

Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris).

ALEM

Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.

BENCİ

Kendini beğenen, kendini her konuda üstün gören, hodpesent, megaloman.

AYÇA

Hilal. Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem.

FIRILDAK

Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.

BENCİLİK

Benci olma durumu, hodpesentlik, egoizm. Kendi benini ve çıkarını hayatın mutlak ilkesi yapan anlayış. İnsanın bütün eylemlerinin ben sevgisiyle belirlenmiş olduğunu, buna göre ahlaklılığın da yalnızca kendini koruma içgüdüsünün bir biçimi olduğunu ileri süren öğreti.

BAYAĞI

Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.

BUĞULU

Üzerinde buğu bulunan, buğulanmış. Yaşlı, nemli. Süzgün, dalgın bakışlı olan (göz). Dokunaklı, pes (ses).

BANDROL

Denetim pulu. Bayrak direğinin tepesine süs olarak konulan uzun, kumaş şerit.

ÇİVİYUKARI

Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.

BUZLUĞAN

Üzerinde buz eksik olmayan yüksek dağ tepesi.

HATMİ

Ebegümecigillerden, bazı cinslerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık otsu bir süs bitkisi, ağaçküpesi (Althaea officinalis).

DAZLAKLAŞMAK

İnsanın tepesindeki saçı dökülmüş olmak, dazlak duruma gelmek. Saçlarını ustura ile kazıtmak.

DORUK

Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika. En üstün başarı düzeyi. Heyecan, sevinç, coşku vb. duygularda ulaşılan en üst nokta.

ALÇAKLIK

Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.