İçinde PEKİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "peki" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde peki bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu peki ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında peki olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

PEKİŞTİREBİLMEK

14 harfli kelimeler

PEKİŞTİREBİLME

12 harfli kelimeler

PEKİŞTİRMELİ

11 harfli kelimeler

TEPEKİLTESİ, PEKİŞTİRİCİ, PEKİŞTİRMEK

10 harfli kelimeler

PEKİŞTİRME, PEKİŞİLMEK

9 harfli kelimeler

PEKİLEMEK, PEKİŞİLME

8 harfli kelimeler

PEKİNMEK, ESKİPEKİ, PEKİTMEK, PEKİŞMEK

7 harfli kelimeler

KİPEKİP, PEKİTME, SÜMPEKİ, PEKİŞME

6 harfli kelimeler

PEKİYİ

5 harfli kelimeler

PEKİL, PEKİN, PEKİŞ, PEKİT

4 harfli kelimeler

PEKİ

Bazı kelimelerin anlamları

PEKİ

Evet. Pekâlâ.

PEKİLEMEK

Örtmek, kapatmak, sürgülemek : Kapıyı peki.

PEKİŞTİRİCİ

Nitrat tabanlı filmlerin yapımında kullanılan, filmin kimyasal yönden dayanıklılığını artırıp yanıcılığını azaltan özdek. Renkli filmde jelatini sağlamlaştıran, renkli görüntünün korunmasını sağlayan özdek.

TEPEKİLTESİ

Hamut'un tepesindeki toka. (Aksaray Niğde).

ESKİPEKİ

Az kullanılmış çamaşır, elbise ve eşya.

PEKİŞTİRMEK

Sertleşmek, katılaştırmak. Sağlamlaştırmak, tahkim etmek. Güçlendirmek.

PEKİŞMEK

Sertleşmek, katılaşmak. Sıkışmak, tıkanmak. Güçlenmek, artmak, çoğalmak, kuvvetlenmek.

PEKİŞTİRMELİ

Pekiştirilmiş olan.

PEKİŞTİRME

Pekiştirmek işi.

PEKİŞTİREBİLMEK

Pekiştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KİPEKİP

Uygun, tıpatıp gelen.

PEKİŞTİREBİLME

Pekiştirebilmek işi.

PEKİTMEK

Güç vermek, güçlendirmek, tekit etmek. Daha önce istenip de yerine getirilmemiş bir iş için yeniden resmî bir yazı yazmak, tekit etmek.

PEKİŞİLME

Pekişilmek işi.

PEKİNMEK

Yerinden kımıldamamak, çivilenmek. Abanmak, tutunmak, dayanmak : Sıkı pekin sonra düşersin. Güvenmek.

PEKİŞİLMEK

Pekişme işine konu olmak.

  -   -   -  

Anlamında PEKİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PEKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HAYDİSENE

Haydi sözünün buyurma, dilek bildiren pekiştirmeli biçimi, hadisene.

PEKİTME

Pekitmek işi, tekit.

EH

"Olur, peki veya fena değil" anlamlarında kullanılan bir söz. Bezginlik anlatan bir söz.

BERKİMEK

Sağlamlaşmak, güç kazanmak, pekişmek.

KABALLAMAK

Maden ocaklarında galerileri direklerle pekiştirmek.

EVET

"Öyledir" anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü, olur, oldu, peki, tamam, ya, beli, ha, he. Sözü açan veya bağlayan bir söz. Olumlu cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz.

KAVİLEŞMEK

Sağlamlaşmak, pekişmek.

HİÇ

Olumsuz yargılı cümlelerde fiilin anlamını pekiştiren bir söz. Soru cümlelerinde belirsiz bir zamanı anlatan bir söz. Bir soruya açık bir cevap verilmek istenmediğinde cevap cümlesinin başına getirilen bir söz. Boş, değersiz, önemsiz olan şey veya kimse.

EFENDİM

Bir sesleniş karşısında "buradayım" anlamında kullanılan bir söz. Anlaşılmayan bir sözü tekrarlatmak için söylenen bir söz. Karşı çıkma, paylama cümlesini pekiştirmek için söylenen bir söz.

İYİ

İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Yerinde, uygun. Bol, çok, aşırı. Doğru olan. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Esen, sağlıklı. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Yeterli, yetecek miktarda olan.

OĞUL

Erkek evlat. Bir ana arıyla birlikte kovandan ayrılan, yeni yetişmiş arı topluluğu. Yaşlı kimselerin genç erkeklere söylediği bir seslenme sözü. Bazı kelimelerin anlamını pekiştirmek için kullanılan bir söz.

KOŞMA

Koşmak işi. Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat veya ağaç. Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri.

GELMEK

Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

BERKİNMEK

Berkimek. Pekiştirilmek.

KESİLMEK

Kesme işi yapılmak. Tutulmak, kapatılmak. Gibi olmak, benzemek, dönmek. Çok beğenmek, çok hoşlanmak. Durmak. Son ya da aralık verilmek. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek. Akmamak. Akım gelmez olmak. Sona ermek. Dinmek. Sünnet olmak. Yoksun kalmak. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil. Makaslanmak.

BESLEMEK

Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.

HAYIR

"Yok, öyle değil, olmaz" anlamlarında onamama, inkâr bildiren bir söz. İyi, hayırlı, yararlı, faydalı. Olumsuz cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz. İyilik, karşılık beklenmeden yapılmış olan yardım.

PEKALA

Benzerlerinden aşağı olmayan. Elbette. Çok iyi. Kesinlikle. "Dediğin gibi olsun, öyle kabul edelim" anlamlarında bir söz, peki.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

PEKİŞME

Pekişmek işi.