İçinde PART geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "part" olan, toplam 97 tane kelime bulunuyor. İçerisinde part bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu part ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında part olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KOMPARTIMANLAŞMA

14 harfli kelimeler

PARTENOGENEZİS, PARTİLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

PARTİLEŞTİRME, KOPARTABİLMEK, REPARTİMİENTO

12 harfli kelimeler

PARTİLERÜSTÜ, KOPARTTIRMAK, ISPARTALILIK, PARTENOGENEZ, KOPARTABİLME

11 harfli kelimeler

PARTİSİZLİK, PARTILDAMAK, PARTALLAMAH, PARTİLEŞMEK, PARTALLAMAK, PARTANPALAÇ, PARTİZANLIK, KOPARTTIRMA, PARTOYLAMAH, GOMPARTUMAN, KOPARTILMAK, KOMPARTIMAN, GARDENPARTİ, SIPARTLAMAK

10 harfli kelimeler

PARTALAMAK, ALAPARTICI, BİPARTİTUS, EPARTERYAL, PARTİZANCA, PARTILAMAG, PARTİLİLİK, PARTİKÜLLÜ, PARTİLEŞME, PARTİCİLİK, PARTLANGUÇ, POSTPARTUM, KOPARTILMA

9 harfli kelimeler

PARTGEÇEN, PARTIMSIZ, PARTİNYUM, PARTLAMAK, ISPARTALI, GOPARTMAK, DEPARTMAN, PARTİSYON, APARTÜMAN, KOPARTMAK, APARTIMAN

8 harfli kelimeler

APARTMAN, PARTİKÜL, PARTİSİP, PARTİSİZ, PARTİZAN, PARTAVAL, PARTÖNER, PASPARTU, PARTALCI, PARTADAN, KOPARTMA, APARTUNA, APARTMAH, KİRTPART, HALAPART, APARTMAK

7 harfli kelimeler

PARTİYE, PARTİCİ, PARTİLİ, PARTIYA, ISPARTA, PARTMAK, İSPARTA, PARTNER, APARTMA, SAPARTA, PARTADA

6 harfli kelimeler

PARTMA, PARTOŞ, PARTOY, PARTLI, PARTHI, PARTOZ, PARTAL, PARTUL, PARTER, PARTIN, PARTIL, PARTEL, PARTDA, PARTAN, PARTAF, APARTU, GOPART

5 harfli kelimeler

PARTİ, PARTI, APART

4 harfli kelimeler

PART

Bazı kelimelerin anlamları

PART

Karın. Çok şişkin (karın). Sarkık (karın). İşkembe. Kurt, köpek ve benzerleri hayvanların parçaladığı koyunun derisi. Ekin demetlerinin başaklar içe gelecek biçimde yığılmış durumu. Biçilmiş ekinin otuz demetinden yapılmış yığın. Otuz yumurtadan yapılmış yığın. Eski giysi, paçavra. Yeni yapılan evlere, ev sahibinin akrabalarının armağan olarak taktıkları kumaş. Yüzük oyununda yüzüğü saklamakta kullanılan mendil, bez parçası. Bağışlama: Ali'nin suçunu part etti. Çelik çomak oyununda çeliğin yerde vurulması. Yüzük oyununda, saklanan yüzüğün yerini bulan oyuncu bölüğüne, karşı yanın tanıdığı sayı. İskambil ya da tavla oyunlarında oynanacak sayı. Eski türkçe bart: Koyunun karın ve göğüs boşluğu; işkembe; ot yığını; ekin yığını. Bir kaç bağlık ot yığını. Yerine göre mesl 30 bağ bir part eder. Karın göbek.

KOPARTTIRMAK

Kopartma işini yaptırmak.

KOMPARTIMANLAŞMA

Ökaryot hücrelerde, hücre içinde çeşitli metabolik olayların zarla çevrili değişik yerlerde ya da organellerde yapılmak üzere aynlması.

KOPARTABİLME

Kopartabilmek işi.

PARTİLEŞTİRMEK

Partileşme işini yaptırmak.

ISPARTALILIK

Ispartalı olma durumu.

REPARTİMİENTO

İspanya'nın koloni yapılanmasında dar anlamda yalnızca yerlilerin köle olarak dağıtımı, geniş anlamda ise mal, mülkiyet ve hizmetlerin kolonide yaşayan İspanyollara resmi olarak dağıtımı. Aynı tür bir sistem Peru'da mita, Meksika'da cuatequil olarak adlandırılmıştır.

PARTENOGENEZİS

Erkek olmadan dişinin döl verebilme yeteneği. Schistosoma'lar, birkaç Digenea türü, Monogenea'lar, Strongyloides stercoralis, kimi Haemaphysalis türlerinde olduğu gibi fertilizasyon olmaksızın haploit veya diploit karakterde yumurta üretimi.

PARTILDAMAK

Çırpınmak : Kestiğim tavuk çok partıldı. Ses çıkararak patlamak.

KOPARTABİLMEK

Kopartma imkânı veya olasılığı bulunmak.

PARTİSİZLİK

Partisiz olma durumu.

PARTİLERÜSTÜ

Siyasi partilerin savunduğu görüş ve düşüncelerin üzerinde ülke gerçeklerine ve çıkarlarına uygun olarak birleştiricilik, uzlaştırıcılık özelliği olan (görüş, konu veya kimse). Düşünceleriyle herhangi bir siyasi partinin görüşlerine bağlı olmayan (kimse). İlke açısından hiçbir siyasi partiye bağlı olmaması gereken (konum).

PARTENOGENEZ

Döllenmesiz üreme.

PARTİLEŞTİRME

Partileştirmek işi.

PARTİLEŞMEK

Parti durumuna gelmek.

PARTALLAMAH

Palavra atmak.

  -   -   -  

Anlamında PART bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PART geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİYAFON

İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç.

FRAKSİYON

Bir siyasi partinin politikasını parlamentoda, yerel yönetimlerde, çeşitli kuruluşlarda yürütmek için teşkilatlanmış grup, bölüntü, bölüngü. Hizip.

KAMA

Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak. Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı. Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası. Oyunda sayı. Topun gerisini kapayan kapak. Oyunda kazanılan her parti.

HİZİP

Bölük, kısım. Bir siyasi partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasi çizgiye karşı olan, ayrı bir teşkilat merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşan parti içi grup, fraksiyon, klik. Kur'an-ı Kerim'in her cüzünün beş sayfalık bölümü.

FAŞİZM

İtalya'da 1922-1943 yılları arasında etkinliğini sürdüren, meslek kuruluşlarına dayanan, devlet sınırlarını genişletmeyi amaçlayan, yetkinin, tek partinin elinde toplandığı düzen. Demokratik düzenin yerine aşırı bir ulusçuluk ve baskı düzeni kurmayı amaçlayan öğreti.

FIRKACI

Parti üyesi. Partici.

AKSU

Katarakt. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

FIRKACILIK

Particilik.

FLÖRT

Kadınla erkek arasındaki duygusal ilişki. Siyasal bir parti, yabancı bir ülke vb.ne tam olarak bağlanmadan yaklaşma. Birbirine duygusal ilgi duyan kadın ve erkek.

GÖNEN

Ekilecek toprağın sulandırılması. Nem, rutubet. Isparta iline bağlı ilçelerden biri. Nemli (toprak). Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.

DELEGE

Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, elçi, murahhas. Devlet, parti, sendika vb. kuruluşları toplantılarda temsil eden kimse. Bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılan kimse, katılımcı.

DUYGUDAŞ

Bir konuda duyguları diğer bir kişiyle aynı olan kimse. Üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir kuruluşun görüşlerini benimseyen veya bir görüşü, bir öğretiyi, bir akımı tutan kimse, sempatizan.

ATABEY

Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

FIRKA

İnsan topluluğu. Tümen. Parti.

EĞİRDİR

Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

GELENDOST

Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

İDEOLOJİ

Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü.

BÖLÜM

Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

EŞLİK

Eş olma durumu. Birlikte, beraber. Belirli bir modeli ile armoni oluşturan ve bir veya birkaç partiye bölüştürülen sesler bütünü.

BAĞIMSIZ

Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.