İçinde OKU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "oku" olan, toplam 400 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oku bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu oku ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oku olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DOKUZALTMIŞBEŞLİK, MİTOKONDROKUPREİN

15 harfli kelimeler

SOKUŞTURABİLMEK, SOKUŞTURUVERMEK, TOKUŞTURABİLMEK

14 harfli kelimeler

OKUTTURABİLMEK, SEREBROKUPREİN, SOKUŞTURABİLME, SOKUŞTURUVERME, TOKUŞTURABİLME

13 harfli kelimeler

DOKUNULMAZLIK, DOKUZDEĞİRMEN, ERİTROKUPREİN, HEPATOKUPREİN, KOKULANDIRMAK, OKULOMOTORYUS, OKUTTURABİLME

12 harfli kelimeler

DOKUNAKLILIK, DOKUZUNCULUK, KOKULANDIRMA, OKURYAZARLIK, ONDOKUZMAYIS, DOKUNUVERMEK, DOKUYABİLMEK, EKZOKUTİKULA, ENDOKUTİKULA, KUYRUKSOKUNU, SOKULABİLMEK, SOKULUVERMEK, YOKUŞBAĞLARI

11 harfli kelimeler

DOKUMACILIK, DOKUNDURMAK, DOKUNMABANA, DOKUYUCULUK, FOKURDATMAK, KOKUŞTURMAK, SOKULGANLIK, SOKUŞTURMAK, SUOKUGİLLER, TOKURDATMAK, TOKUŞTURMAK, ÇOKUŞTURMAK, DOKUNUVERME, DOKUYABİLME, DOKUZARLAMA, DOKUZÇELTİK, DOKUZLATMAK, FOKUSLANMAK, HEMOKUPREİN, HİPOKUPREMİ, İNOKULASYON, KOKULUPINAR, KOKURDAŞMAK, MUKOKUTANÖZ, OKULSONRASI, OKUNABİLMEK, OKUNAKLILIK, OKUTABİLMEK, OKUYABİLMEK, OKUYUVERMEK, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

DOKUMAHANE, DOKUNCASIZ, DOKUNDURMA, DOKUNULMAK, DOKUNULMAZ, FOKURDAMAK, KOKULANMAK, KOKUŞTURMA, OKULLAŞMAK, OKUTMANLIK, OKUTTURMAK, OKUYUCULUK, SOKUŞTURMA, TOKURDAMAK, TOKURDATMA, TOKUŞTURMA, YOKUMSAMAK, YÜKSEKOKUL, ÇOKUMAKLIK, ÇOKUNTULUG, ÇOKUNTULUK, ÇOKUVERMEK, DOKURCUNLU, DOKUZÇAVUŞ, DOKUZDANLU, DOKUZGÖBEK, DOKUZHÜYÜK, DOKUZKONAK, DOKUZPINAR, DOKUZTEKNE, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

DOKUNAKLI, DOKUNCALI, DOKUNULMA, DOKUZUNCU, FOKURDAMA, KOKULANMA, KUŞLOKUMU, LATİLOKUM, OKULLAŞMA, OKUMUŞLUK, OKUNAKSIZ, OKUNULMAK, OKURYAZAR, OKUTTURMA, OKUTULMAK, TOKURDAMA, YOKUMSAMA, BİNOKULER, BOKBOKUNA, ÇOKUMEŞME, DEMİRBOKU, DOKUZAĞAÇ, DOKUZARLI, DOKUZELMA, DOKUZOĞUL, DOKUZTEPE, FOKUSLAMA, KARAYOKUŞ, KIRIKSOKU, KOCAYOKUŞ, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

ANAOKULU, DOKUMACI, DOKUMALI, DOKUNMAK, DOKUNSAL, DOKURCUK, DOKURCUN, DOKUTMAK, DOKUYUCU, DOKUZGEN, DOKUZTAŞ, FOKURDAK, KOKURDAN, KOKUŞMAK, KOKUTMAK, OKUNAKLI, OKUNULMA, OKUTULMA, ORTAOKUL, SOKULGAN, SOKULMAK, SOKUŞMAK, TOKUŞMAK, ÇOKURDUM, ÇOKURMAK, ÇOKUŞMAK, DOKURCUM, DOKURMAK, DOKUŞMAK, DOKUZÇAM, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

DOKUMAK, DOKUNAÇ, DOKUNCA, DOKUNMA, DOKUNUM, DOKUNUŞ, DOKUSUZ, DOKUTMA, DOKUYUŞ, DOKUZAR, DOKUZLU, FOKURTU, İLKOKUL, KAZBOKU, KOKUSUZ, KOKUŞMA, KOKUŞUK, KOKUTMA, OKULDAŞ, OKUNMAK, OKUTMAK, OKUTMAN, OKUYUCU, SOKULMA, SOKULUŞ, SOKUŞMA, TOKURTU, TOKUŞMA, YOKUŞÇU, AKYOKUŞ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

DOKUMA, KOKUCU, KOKULU, OKULLU, OKUMAK, OKUMUŞ, OKUNMA, OKUNTU, OKUNUŞ, OKUTMA, OKUTUŞ, OKUYUŞ, SOKUCU, SOKULU, DOKUZA, FIKOKU, HOKUCU, KOKUCİ, LOKUSA, OKUCEK, OKUĞAN, OKULİN, OKULUK, OKULUS, OKUNAK, OKUNCU, OKUNDU, OKUNUK, OKURCA, OKUŞLU, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

DOKUZ, KOKUŞ, LOKUM, OKUMA, OKUME, SOKUM, SOKUR, SOKUŞ, SUOKU, TOKUZ, YOKUŞ, AROKU, ÇOKUM, ÇOKUŞ, DOKUR, DOKUS, DOKUŞ, FOKUS, GOKUŞ, HOKUÇ, HOKUK, HOKUL, HOKUR, KOKUÇ, KOKUM, LOKUL, LOKUR, LOKUS, LOKUŞ, LOKUT, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

DOKU, KOKU, OKUL, OKUR, SOKU, ÇOKU, GOKU, HOKU, OKUN, OKUŞ, OKUZ, TOKU, YOKU, ZOKU

3 harfli kelimeler

OKU

Bazı kelimelerin anlamları

OKU

Küçük armağanlarla yapılan düğün çağrısı. Armağan. Düğün çağrısı yapılan kimselere verilen çay şekeri, kibrit ve benzerleri küçük armağanlar. Düğün çağrıcısı (genellikle kadın). Düğün davetiyesi. Davetiye. Düğün davetiyesi. (Ağıl Eğridir Isparta).

DOKUNULMAZLIK

Dokunulmaz, ilişilmez, karışılmaz olma durumu, masuniyet. Anayasa veya uluslararası gelenekler gereğince, kişilere tanınan ilişilmez olma durumu.

SOKUŞTURABİLME

Sokuşturabilmek işi.

SOKUŞTURUVERMEK

Çabucak sokuşturmak.

OKUTTURABİLMEK

Okutturma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SOKUŞTURUVERME

Sokuşturuvermek işi.

TOKUŞTURABİLMEK

Tokuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SOKUŞTURABİLMEK

Sokuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DOKUZDEĞİRMEN

Düzce şehri, Cumayeri ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum kenti, Oltu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

HEPATOKUPREİN

Karaciğerde fazla bakırı depolayan protein.

ERİTROKUPREİN

Hemokuprein.

DOKUZALTMIŞBEŞLİK

Namlusu 9,65 milimetre çapında olan bir tabanca türü.

MİTOKONDROKUPREİN

Yeni doğanlarda bilhassa karaciğer mitokondrilerinde bulunan bakırı depolayan protein. Yeni doğanlarda bakırı depolar ve sitokrom oksidazın oluşumunda bakır deposu olarak hizmet eder.

TOKUŞTURABİLME

Tokuşturabilmek işi.

KOKULANDIRMAK

Özel bir koku kazandırmak.

SEREBROKUPREİN

Beyinde bulunan ve bakır kapsayan protein. Beyindeki bakırlı protein.

  -   -   -  

Anlamında OKU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OKU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

AHUDUDU

Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.

AKADEMİ

Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

AKICI

Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.

ACILIK

Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.

ACIMSI

Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.

AKARLAR

Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

AĞITLAMA

Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

AKAMBER

Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ABRA

Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

AÇELYA

Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

ADAMCIL

İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.