Kelimeler arşivinde; içinde "mada" olan, toplam 69 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mada bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mada ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mada olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DARMADAĞINIKLIK
MADALYONCULUK, DARMADAĞINLIK, MADALYASIZLIK
YARIMADAKÖYÜ, BARANLAMADAN, ANSIZLAMADAN, MADARALAŞMAK, MADAGASKARLI, KARARLAMADAN, DARMADAĞINIK, BODOSLAMADAN
ODUNNAMADAN, ARDALAMADAN, ÇAKTIRMADAN, MADARALAŞMA
DARMADAĞIN, ELMADANLIK, MADALYONCU, MADALYASIZ, DOMDOMADAN, KORLAMADAN, DARMADANIK, DAMDAMADAN
MADALYALI, AMADANDAN, HURMADARI, HAMADALLA, CAMADANLI
DURMADAN, GILAMADA, ELMADALI, GİLAMADA, GİLEMADA, KILAMADA, KILIMADA, MADADARU, MADANLAR, MADANLER, YARIMADA, MADALYON, TAKIMADA, ELMADAĞI, DUŞAMADA, CUMMADAK
CAMADAN, MADANIS, MADALYA, MADAMAK, MADAŞTA, ELMADAĞ, OYMADAL, SAMADAN, CAMADAR, KILMADA, AMADANE, HAMADAN, CEMADAT, HAMADAK, GOMADAR
TAMADA, ARMADA, MADAMA, MADARA, AMADAN
MADAN, MADAM, MADAK
MADA
MADA
İstek. Yemek yeme isteği. Mide. Pide ile yufka arası kalınlığında bir çeşit sac ekmeği. Hamur açmakta kullanılan yuvarlak, yassı yastık. Ekmeği tandıra yapıştırmakta kullanılan içi ot dolu yuvarlak minder. İştah (Kızılca k.).
MADARALAŞMAK
Madara durumunda olmak.
DARMADAĞINIKLIK
Darmadağınlık.
ÇAKTIRMADAN
Belli etmeden, gizlice, sezdirmeden.
MADALYONCULUK
Madalyoncunun yaptığı iş.
MADAGASKARLI
Madagaskar halkından olan kimse.
ARDALAMADAN
Arkadan arkaya, habersiz, sezdirmeden: Ardalamadan beni şahit yazmışlar.
DARMADAĞINLIK
Darmadağın olma durumu, darmadağınlık.
BODOSLAMADAN
Ön taraftan, baş taraftan.
BARANLAMADAN
Ansızın: Baranlamadan geldim.
DARMADAĞINIK
Darmadağın.
ODUNNAMADAN
Kırıcı ve kaba konuşma.
ANSIZLAMADAN
Habersiz, birdenbire, ansızın.
KARARLAMADAN
Kararlama yoluyla, görmeden.
MADALYASIZLIK
Madalyasız olma durumu.
YARIMADAKÖYÜ
Bitlis ili, Göldüzü nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde MADA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMATÖR
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
ADAMSIZ
Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.
ANASIZ
Anası olmayan. Anası olmadan.
AŞURELİK
Aşure yapmada kullanılan. Aşure dağıtmaya yarayan kap.
AST
Alt. Birine göre alt aşamada olan kimse, madun. Rütbe veya kıdemce küçük olan asker. Birinin buyruğu altında olan görevli, madun.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
ASONANS
Aynı aksanı veren ünlüyü ondan sonra veya önce gelen ünsüzü dikkate almadan her dizenin sonunda tekrarlama biçiminde yapılmış olan uyak.
ASEPSİ
Özellikle tıpta kullanılan araç gereçleri ilaç kullanmadan yalnız ısı yardımı ile mikroptan arındırma işi.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
ATILGAN
Çekinip korkmadan kendini tehlike veya güçlüklere atan, acar. Girişken.
ASBEST
Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ANLATMAK
Bilgi vermek, izah etmek. Nakletmek. Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ARIZASIZ
Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.
AİLESİZ
Ailesi olmayan. Ailesi olmadan.
ANTRASİT
Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.