Kelimeler arşivinde; içinde "lint" olan, toplam 28 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lint bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu lint ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lint olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İLİNTİLENMEK, İLİNTİSİZLİK, GELİNTIRNAĞI
İLİNTİLEMEK, İLİNTİLEMEG
İLİNTİLEME, SİLİNTİSİZ, GELİNTARLA
GELİNTACI, İLİNTİLİK, GELİNTEPE, GELİNTAŞI, FİLİNTALI, İLİNTİSİZ, SİLİNTİLİ
İLİNTİLİ
FİLİNTA, KİLİNTİ, GELİNTİ, ÇİLİNTİ, SİLİNTİ, SELİNTİ
SPLİNT, LİNTİR, LİNTER, CİLİNT, İLİNTİ
LİNT
LİNT
Yaraları sarmak için kullanılan yumuşak keten.
İLİNTİSİZ
İlgisi, ilişkisi, bağı, ilintisi olmayan.
FİLİNTALI
Filintası olan.
SİLİNTİSİZ
Silintisi olmayan.
İLİNTİLİK
Asalaklık.
SİLİNTİLİ
Silintisi olan.
GELİNTACI
Yazma oyası. (Gücüllü Yalvaç, Yassıören Senirkent Isparta).
GELİNTIRNAĞI
Baharda kırlarda açan, çiçeklerinin ucu mor, dipleri beyaz bir çeşit çiçek.
GELİNTEPE
Bingöl ili, Yenibaşak bucağına bağlı bir bölge.
İLİNTİSİZLİK
İlintisiz olma durumu.
İLİNTİLENMEK
Meraklanmak.
GELİNTAŞI
Muş kenti, Karaköy nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
GELİNTARLA
Sivas ili, İmranlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
İLİNTİLEMEG
Gelişigüzel dikmek, teğellemek.
İLİNTİLEME
İlintilemek işi veya durumu. Uzbilimsel varlıklar ya da nicelikler arasında ilinti kurma.
İLİNTİLEMEK
Bir şeyle ilgili kılmak. Teyellemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde LİNT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TEYELLEMEK
İki parçayı eğreti olarak seyrek dikişle elde dikmek, ilintilemek, ilgilemek.
GELÜNTÜ
Gelinti, muhacir.
KADAK
Küçük kardeş. Ayakkabıların altına çakılan demir çivi, kabara. Küçük çivi. İlinti, eğreti dikiş. Üç tanesi bir okka olan ağırlık ölçüsü. Kadar. Kopça, çıtçıt. Tırpan ile sapı birbirine bağlayan çengel. Kaydırak. Eşek yavrusu, sıpa. Yavru katır. Manda yavrusu, malak. Dökme çivi. (Muttalip Eskişehir).
MÜNASEBET
İlişik, ilişki, ilinti. İki şey arasındaki uygunluk. Sebep, vesile, gerekçe, neden.
NİSPET
Oran. Birini üzmek için ya da inat olsun diye yapılmış olan iş. Bağıntı, ilgi, ilinti. Kıskandırmak veya üzmek için.
KADAH
Yara izi. Ayakkabıların altına çakılan demir çivi, kabara. İlinti, eğreti dikiş. Kundura altına çakılan kısa çivi, kabara.
İLİNTİLİ
İlgisi, ilişkisi, bağı, ilintisi olan.
ÖZDÖĞÜN
İlinti, bağ.
KADAĞ
İlinti, eğreti dikiş.
GÖBÜ
Kağnı arabalarının ön ve arka taraflarında bulunan iki tahta. Saç ekmeği, bazlama. Mayalı hamurdan yapılan ve yağda kızartılan bir çeşit börek. Çamaşır tokacı. Kahn dikiş, yorgan dikişi, ilinti. Tozlu, topraklı yol. Ordu ilinde, Ünye ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak kenti, Kilimli nahiyesine bağlı bir yer.
YARINTI
Selin veya yüzeyi kaplarcasına akan selintilerin oluşturduğu, eğim aşağı uzanan ince, az derin, oluk biçimli çukurlar.
GAŞMİN
İpekli kadın kumaşı. (Gelintaş Yalvaç Isparta).
ATEL
Kırılmış kemiklerin düzgün bir biçimde sarılabilmesi için kullanılan türlü malzemelerden yapılmış destek. Kırık kemik ve benzerleri sarmaya yarayan ince tahta veya ona benzer sert madde, splint.
TAALLUK
İlgisi olma, ilgisi bulunma, ilgi, ilinti.
KADALAMA
İlinti, eğreti dikiş.