Kelimeler arşivinde; içinde "kıyas" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kıyas bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kıyas ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kıyas olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KIYASIMUKASSEM
KIYASLANMAK
KIYASLAMAK, KIYASLANMA
KIYASLAMA
KIYASIYA, KIYASLAR
KIYASEN
KIYASİ
KIYAS
KIYAS
Bir tutma, denk sayma. Tasım. Karşılaştırma, oranlama, mukayese. Örnekseme.
KIYASLANMA
Kıyaslanmak işi.
KIYASİ
Uygulama ve benzetme ile elde edilen. Kurala göre yapılmış, kurallı.
KIYASLAMAK
Karşılaştırmak, oranlamak, örneksemek, mukayese etmek.
KIYASEN
Kıyas edilerek, kıyas yoluyla. Karşılaştırarak, oranlayarak. Benzeterek.
KIYASLAR
Bolu şehrinde, Mengen belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KIYASLANMAK
Kıyaslama işi yapılmak, karşılaştırılmak.
KIYASIMUKASSEM
İkilem.
KIYASLAMA
Kıyaslamak işi, mukayese.
KIYASIYA
Çok şiddetli, korkunç, müthiş. (kıya'sıya) Şiddetli bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIYAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YOSMAK
Karşılaştırmak, benzetmek: Beni kendine yosma!. Yeğlemek: Künk, demir boruya yosulmaz. Saman, toprak ve benzerleri kürek ya da yaba ile ileri itmek. Deşmek, dağıtmak. Benzetmek, karşılaştırmak. Yığını dağıtmak. Düzeltmek, yaymak. Yerleştirmek, bastırmak. Kıyas etmek, benzetmek, benzetmeğe çalışmak, sanmak.
TEPELEMEK
Ayakları altında ezmek. Kıyasıya dövmek. Bozguna uğratmak, hırpalamak. Öldürmek.
ORANLAMAK
Ölçmek, hesaplamak, hesap etmek. Eşit tutmak. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak hüküm vermek, tahmin etmek. Karşılaştırmak, kıyaslamak.
GRAFİKLER
Veri sonuçlarının daha kolay ve çabuk algılanabilmesi amacıyla kullanılan, göze hitap eden, bir olayın dağılımlarını, sayısal ve işlemsel özelliklerini, diğer olaylarla olan ilişkisini ve diğer olaylarla kıyaslanmasını ve ayrıca zaman içinde gösterdikleri değişimleri ortaya koyan ve poligon, daire pay ve çubuk gibi türleri olan geometrik biçimler.
ÖRNEKSEME
Örneksemek işi. Bir kelime veya ek örnek tutularak başka kelime ve eklerin yaratılması, kıyas, analoji.
İKİLEM
İki önermesi bulunan ve her iki önermenin vargısı olan tasım, kıyasımukassem, dilemma. İnsanı istenmeyen seçeneklerden birini, çoğunlukla iki seçenekten birini izlemeye zorlayan tartışma, sorun veya usa vurma durumu.
SKOPOMETRİ
Aydınlatılmış bir hattı sabit şiddetdeki bir alan ile kıyaslayarak renkleri veya bulanıklıkları denkleştiren veya birbirine uyduran nefelometrinin bir dalı.
KABUKİ
(Japonca) Japonya'da dans ve şarkı ile karışık olan halk dramının adı. Jap. Ka- Ezgi, Bu - Dans, Ki - Beceriklilik sözcüklerinin bir araya gelmesinden ortaya çıkan Kabuki soyluların tiyatrosu olan "No" ya kıyasla günlük yaşama yönlü Halk tiyatrosu.
BOĞAZLAŞMAK
Birbirini boğazlamak. Kıyasıya dövüşmek.
KIYAKI
Bir topluluğun bir ağızdan çıkardıkları ses, gürültü. Kıyasıya, haddinden fazla, lâyıkıyla, mükemmel. Müthiş, korkunç.
BİNKAT
Pek çok, kıyaslanmayacak ölçüde.
TASIM
Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan bir uslamlama yolu, kıyas.
KURALLI
Kuralı olan, kurala uygun olan, kaideli, kıyasi.
MUKAYESE
Benzeterek veya karşılaştırarak değerlendirme, karşılaştırma, kıyaslama.
NAZARAN
Göre, oranla, kıyasla.
KARŞILAŞTIRMAK
Karşılaştırma işini yaptırmak. Kişi ve nesnelerin benzer veya ayrı yanlarını incelemek için kıyaslamak, mukayese etmek. Dikişte giysinin bir yanına yapılmış olan işlemi, eşitlik sağlamak amacıyla öbür yanında uygulamak.
ORANLA
Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten.
KARŞILAŞTIRMA
Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.
ORANLAMA
Oranlamak işi, tahmin, kıyas.