Kelimeler arşivinde; içinde "kol" olan, toplam 624 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kol bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kol ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kol olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KOLEKTİFLEŞTİRMEK, GASTROKOLONOSTOMİ, KOLANJİYOHÜCRESEL
KOLEKTİFLEŞTİRME, KOLAYLAŞTIRILMAK, KRONOFARMAKOLOJİ, PERİKOLESİSTİTİS, PSİKOFARMAKOLOJİ, RADYOFARMAKOLOJİ, ÜRETEROKOLOSTOMİ
KOLEKSİYONCULUK, FOSFATİDİLKOLİN, KOLAYLAŞTIRILMA, NÖROFARMAKOLOJİ, SANGUİNİKOLİYAZ, YEYENUKOLOSTOMİ
PARAPSİKOLOJİK, ÇİKOLATASIZLIK, KATEKOLAMİNLER, KOLANJİYOGRAFİ, KOLANJİYOLİTİS, KOLAYLAŞTIRICI, KOLAYLAŞTIRMAK, KOLEKTİFLEŞMEK, KOLESİSTEKTOMİ, KOLESİSTOGRAFİ, KOLESİSTOKİNİN, KOLESTEROLOZİS, KOLİBASİLLOZİS, KOLLAJENOBLAST, KOLLAJENOLİTİK, PERİKOLANJİTİS, POLİVİNİLALKOL
KOLESTEROLSÜZ, PARAPSİKOLOJİ, ÇİKOLATACILIK, DİSKOLORASYON, ENTEROKOLİTİS, GASTROKOLİTİS, İLEOKOLOSTOMİ, JİNEKOLOJİKAL, KAVAKLIKOLTUK, KLORAMFENİKOL, KOLAYLAŞTIRMA, KOLEKTİFLEŞME, KOLELİTİYAZİS, KOLESİSTOPATİ, KOLESİSTOTOMİ, KOLESİTOKİNİN, KOLESTEROLEMİ, KOLESTEROLÜRİ, KOLİBRİGİLLER, KOLİENTERİTİS, KOLİSEPTİSEMİ, KOLLAYABİLMEK, KOLONYALANMAK, KOLOPROKTİTİS, KÜÇÜKKOLPINAR, PERİKOLONİTİS, PROTOKOLCÜLÜK, SÜKSİNİLKOLİN, TROPOKOLLAGEN, YUKARIKOLBAŞI
FARMAKOLOJİK, KOLEKSİYONCU, KOLESTEROLLÜ, KOLLAYICILIK, KOLONYALAMAK, KOLONYALANMA, KOLTUKLANMAK, LEKSİKOLOJİK, TOKSİKOLOJİK, AŞAĞIKOLBAŞI, FISIKOLAŞMAK, İÇİNDENKOLLU, KOLEDOKOTOMİ, KOLESİSTİTİS, KOLESİSTOZİS, KOLESTEROZİS, KOLESTİRAMİN, KOLİGRANÜLOM, KOLİNESTERAZ, KOLLAJENOSİT, KOLLATERALİS, KOLLAYABİLME, KOLONİZASYON, LORDOSKOLYOZ, OPİSTOKOLEUS, PALEOEKOLOJİ, PROTOSKOLEKS, PSÖDOSKOLEKS, RADYOEKOLOJİ, REKTOKOLİTİS, Devamını Oku »»
ALKOLSÜZLÜK, FARMAKOLOJİ, JİNEKOLOJİK, KOLAYLANMAK, KOLAYLAŞMAK, KOLEKTİVİST, KOLEKTİVİZM, KOLONYALAMA, KOLONYALİST, KOLORİMETRE, KOLORİMETRİ, KOLTUKÇULUK, KOLTUKLAMAK, KOLTUKLANMA, LEKSİKOLOJİ, MÜZİKOLOJİK, PSİKOLOJİZM, SİNEKOLOJİK, TOKSİKOLOJİ, ALKOLOMETRE, AMPLEKSİKOL, ANTİKOLAGOK, ASETİLKOLİN, AYNALIKOLLU, BRONKOLİTİK, ÇİKOLATASIZ, ENDOKOLİTİS, HEPATİKOLOZ, İLEOKOLİTİS, KADAVERİKOL, Devamını Oku »»
ALKOLÖLÇER, FARMAKOLOG, JİNEKOLOJİ, KALKOLİTİK, KARAKOLLUK, KOLANCILIK, KOLAYCACIK, KOLAYLIKLA, KOLEKSİYON, KOLESTERİN, KOLESTEROL, KOLOMBİYUM, LEKSİKOLOG, MELANKOLİK, MÜZİKOLOJİ, PROTOKOLCÜ, PSİKOLOJİK, SİNEKOLOJİ, TOKSİKOLOG, TÜRKOLOJİK, ALKOLMETRE, KOLTUKBAŞI, ALKOLLEMEK, ALKOLLÜLÜK, ALKOLÖLÇÜM, BOSTANKOLU, ÇİKOLATACI, ÇİKOLATALI, DEMEKOLOJİ, DEZMOKOLİN, Devamını Oku »»
EKOLOJİST, EKOLOJİZM, JİNEKOLOG, KOLACILIK, KOLALAMAK, KOLALANMA, KOLALATMA, KOLALAYIŞ, KOLAYLAMA, KOLDAŞLIK, KOLEMANİT, KOLLANMAK, KOLLAYICI, KOLONYALI, KOLORİDYE, KOLOSTRUM, KOLTUKLUK, MELANKOLİ, MİKOLOJİK, MÜZİKOLOG, ONKOLOJİK, PSİKOLOJİ, SKOLASTİK, TÜRKOLOJİ, ALKOLLEME, ANTİKOLİK, ARENİKOLA, ÇANAKOLUK, ÇEŞMEKOLU, ÇİÇEKOLUK, Devamını Oku »»
ALKOLİZM, ALKOLSÜZ, ÇİKOLATA, EKOLOJİK, KOLAĞASI, KOLALAMA, KOLAYLIK, KOLBASTI, KOLCULUK, KOLEKTİF, KOLEKTÖR, KOLERALI, KOLLAMAK, KOLLANMA, KOLODYUM, KOLOİDAL, KOLOKYUM, KOLONYAL, KOLTUKÇU, KOLTUKLU, MİKOLOJİ, ONKOLOJİ, PROTOKOL, PSİKOLOG, ŞİŞKOLUK, TÜRKOLOG, ALKOLOİT, AREKOLİN, AVKOLMAK, BABAKOLİ, Devamını Oku »»
ALKOLİK, ALKOLLÜ, BROKOLİ, DEKOLTE, DİALKOL, EKOLALİ, EKOLOJİ, GAYAKOL, KAFAKOL, KARAKOL, KOLAÇAN, KOLANCI, KOLAYCA, KOLAYCI, KOLAYDA, KOLBAŞI, KOLEDOK, KOLEJLİ, KOLİBRİ, KOLLAMA, KOLOFAN, KOLONYA, KOLORDU, KOLPOCU, REKOLTE, ABAKOLU, AKOLÜRİ, AYNAKOL, ÇOKOLUK, DARIKOL, Devamını Oku »»
EKOLOG, GLİKOL, KAŞKOL, KOLACI, KOLALI, KOLÇAK, KOLDAŞ, KOLERA, KOLHOZ, KOLLUK, KOLOİT, KOLONİ, KOLSUZ, KOLTUK, KOLYOZ, PİKOLO, ŞOKOLA, SAĞKOL, AKOLUK, ARIKOL, BERKOL, CAKKOL, GAŞKOL, KOLANÇ, KOLBAĞ, KOLBAK, KOLBEZ, KOLCAK, KOLCUK, KOLÇAĞ, Devamını Oku »»
ALKOL, KOLAJ, KOLAN, KOLAY, KOLCU, KOLEJ, KOLİK, KOLİT, KOLLU, KOLON, KOLPO, KOLYE, KOLZA, AKOLİ, ERKOL, KOKOL, KOLAÇ, KOLAK, KOLAT, KOLBA, KOLCA, KOLEŞ, KOLET, KOLEY, KOLGA, KOLGE, KOLİN, KOLKA, KOLLI, KOLLİ, Devamını Oku »»
EKOL, KOLA, KOLİ, AKOL, KOLÇ, KOLE, KOLM, KOLO
KOL
KOL
İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm. İş takımı, ekip, grup. Bir halat oluşturan bükülmüş lif demetlerinden her biri. Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü. Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, şube, branş. Giyside vücudun bu bölümünü saran parça. Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü. Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal. Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça. Koltuk, divan vb.nin yan tarafında bulunan dayanmaya yarayan parça. Dizi, düzen. Kanat. Karakol.
KOLEKSİYONCULUK
Koleksiyoncunun yaptığı iş, derlemcilik.
FOSFATİDİLKOLİN
Hücre zarlarında bol bulunan ve ek grup olarak kolin taşıyan bir fosfolipit Lesitin. Fosfatidik aside bağlı ek grup olarak kolin taşıyan, hücre zarlarında en çok bulunan, kolinin vücut deposu olan ayrıca yağ oranı yüksek gıdalarda emülgatör olarak kullanılan bir fosfolipit, lesitin.
ÜRETEROKOLOSTOMİ
Üreterin idrar torbasından ayrılarak kolona tespit edilmesi.
KOLAYLAŞTIRILMAK
Kolaylaştırma işini yaptırılmak.
KOLAYLAŞTIRILMA
Kolaylaştırılmak işi.
GASTROKOLONOSTOMİ
Mideyle kolon arasında ameliyatla anastomoz yapılması.
RADYOFARMAKOLOJİ
Radyoaktif maddelerin vücuttaki etkileriyle radyoaktif maddelerle işaretlenmiş ilaçların farmakokinetiğinden bahseden farmakoloji dalı.
NÖROFARMAKOLOJİ
İlaçların sinir sistemi üzerine olan etkilerini inceleyen farmakoloji alt dalı.
KRONOFARMAKOLOJİ
İlaç etkisinin gün içi ritme göre değişmesini inceleyen farmakoloji alt dalı.
KOLEKTİFLEŞTİRME
Ortaklaştırma.
KOLEKTİFLEŞTİRMEK
Ortaklaştırmak.
SANGUİNİKOLİYAZ
Balıkların solungaç kılcal damarlarına yerleşen Sanguinicola cinsine ait parazitlerin neden olduğu bir hastalık.
KOLANJİYOHÜCRESEL
Safra kanallarına ait, onlarla ilişkili veya ilişkin.
PERİKOLESİSTİTİS
Safra kesesini saran dokuların yangısı.
PSİKOFARMAKOLOJİ
İlaçlarla psişik değişiklikler arasındaki ilişkiyi inceleyen farmakoloji dalı.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKÇA
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
ALKİL
Alkol kökü.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
ALDANÇ
Çabuk ve kolay aldatılan (kimse).
ALIŞMAK
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ALDEHİT
Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
ALKOLİK
Alkollü içkilere hastalık derecesinde düşkün olan (kimse).
AHİLİK
Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.
AKLİYE
Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.