İçinde KANIL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kanıl" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kanıl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kanıl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kanıl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KANIL

Örf, yöntem, yol.

KANILIK

Doyumluk, kanımlık.

KANILTAK

Gevşek, aralıklı.

KISKANILMAK

Kıskanma işi yapılmak veya kıskanma işine konu olmak.

KIZIRKANILMAK

Pahalı görülmek.

KISKANILMA

Kıskanılmak işi.

  -   -   -  

Anlamında KANIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KANIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİHERİ

Ocak. Hamamlarda yıkanılacak özel oda. Baca.

SALACAK

Üstünde ölü yıkanılan kerevet, teneşir.

UYUŞMAMA

Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı bireyin yanıtları arasındaki benzemezlik ya da terslik.

KANIT

Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil. Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil.

UYUŞABİLİRLİK

Görüş ve kanılar arasındaki bağdaşabilir yakınlık.

UYUŞAMAZLIK

Görüş ve kanılar arasındaki bağdaşamaz ayrılık.

GUSÜLHANE

Eski evlerde, içinde yıkanılabilir biçimde yapılmış küçük bölme.

HAMAM

Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam. Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer.

BANYO

Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.

YUNULMAK

Yıkanmak, yıkanılmak.

DOGMATİK

Deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak kanılarını inanç öğretilerinden çıkaran (düşünce biçimi), inaksal. Felsefe ve din dogmalarının mantıksal ve sıralı bir yolla ortaya konuluşu.

SICAKLIK

Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.

KÜVET

İçinde bazı şeyler veya el yıkanan kap. Banyoda içinde yıkanılan tekne.

ÜN

Ön. Ağıl. Öğüt. Diken topluluğu, dikenlik. Ses. Ön (bk. ön). Şöhret. Herkesşe bilinme, tanınma durumu, san, şöhret, şan. İnsan sesi. Bireyin gerçekte ne olduğunun karşıtı olarak çevresindekilerin kanılarına uyan kimliği. Ses, yüksek ses, nida, avaz, sada. Şöhret, şan. Yüksek ses, ses.

SOĞUKLUK

Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması. Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Cinsel istek duymama durumu. Sevimsiz olma durumu, antipati.

KARŞITLAM

Sanat yapıtında, yerleşmiş kanılara karşıt düşen, kimi zaman da şaşırtmaca amacı günden duygu ve düşünce. Karşıt düşünceleri bir arada kullanma sanatı, ör. "Kederimin artması için sevinmek isterim; bunu kimseye anlatmam." (A.Hamit Tarhan).

YUVUNULMAK

Yıkanılmak, yıkanmak.

FOLLADI

Eski evlerde içinde yıkanılan küçük bölme, gusulhane.

ÇÜMÜK

Yıkanılan yer, banyo.

SALACA

Hasta, yaralı ya da ölü taşınan sedye. Tabut. Tutukevi. Ölü. Sedye. Hayvanın çektiği hasta sedyesi. Üstünde ölü yıkanılan kerevet. Sedye, tabut.