İçinde HEYBE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "heybe" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde heybe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu heybe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında heybe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

YAPRAKHEYBESİ

12 harfli kelimeler

HEYBELİKONUK

11 harfli kelimeler

HEYBELİYURT

10 harfli kelimeler

HEYBECİLİK, HEYBETLİCE, DÖLHEYBESİ

9 harfli kelimeler

HEYBETEPE

8 harfli kelimeler

HEYBETLİ

7 harfli kelimeler

HEYBECİ, HEYBELİ

6 harfli kelimeler

HEYBET

5 harfli kelimeler

HEYBE

Bazı kelimelerin anlamları

HEYBE

At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba. Omza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü.

HEYBELİ

Yarısı beyaz, yansı siyah keçi. Batman kenti, Yücebağ nahiyesine bağlı bir yer. Bitlis şehrinde, Göldüzü bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Burdur ilinde, Kızılkaya bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan kenti, Çatalarmut nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehrinde, Halitpaşa nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin şehri, Akarsu nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

HEYBETEPE

Bayburt ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

HEYBET

Korku ve saygı uyandıran görünüş, mehabet. Büyüklük, ululuk, azamet.

HEYBELİYURT

Ağrı kenti, Diyadin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

HEYBETLİ

Görünüşü korku ve saygı uyandıran. Büyük, ulu, azametli.

HEYBECİ

Heybe yapan veya satan kimse.

HEYBETLİCE

Oldukça heybetli.

DÖLHEYBESİ

Çobanların, yeni doğan kuzuları taşımakta kullandıkları heybe. (Beyağıl Ulukışla Niğde).

HEYBELİKONUK

Diyarbakır kenti, Bağdere nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

HEYBECİLİK

Heybecinin yaptığı iş.

YAPRAKHEYBESİ

Bir çeşit heybe.

  -   -   -  

Anlamında HEYBE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HEYBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CIYNAK

Tırnak, pençe. Ceviz içi. Çuval, heybe üzerine yapılan süs, motif. Ispanak. Bitki köklerinin ince saçakları. Kırlarda yetişen, çorba ve börekte kullanılan yabani bir çeşit ot. Yırtıcı kuş ve hayvan tırnağı.

EĞBE

Heybe. (Başkışla Karaman Konya). Heybe.

ARDMAK

Yükletmek: Şu çuvalı arkama ardırıver. Asmak, takmak: Şu heybeyi hayvana ardıver. Uzanmak: Oradan testiyi ardılda al. Yüklemek. Üstüne atmak, dolamak, asmak.

KALIPLI

Kalıplanmış olan. Düzgün, biçimli. İri yapılı, heybetli.

ARDALAMAK

Geriye kalmak, beklemek, arkada kalmak: Onlarla giderken ardala, seninle konuşacaklarım var. Tartmak, okkalamak: Şu torbadaki mısırı ardala, bak ne kadar gelir. Torba, heybe ve benzerleri yükü eşeğe ya da bir yere dengeli olarak yüklemek, asmak.

AZAMET

Ululuk, büyüklük. Görkem, gösteriş, heybet. Gurur. Çalım, kurum, tekebbür. Debdebe.

HURÇ

Genellikle yelken bezinden veya meşinden yapılmış büyük heybe. Çeşitli kumaşlardan yapılan, içerisine battaniye, yorgan vb. eşya konulan özel çanta.

AKITMACIK

Kilim, yün çorap ve heybelerde kullanılan bir çeşit motif.

ARDLAMAK

Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Kovuşturmak, takip etmek. Tekrar etmek: Artık bu işi aralama.

ARTMAK

Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.

ARDI

Soğan, sarımsak bağları, demetleri. Heybenin iki gözünü ayıran kısım. Erzurum kenti, Horasan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

AMANNANMAK

Denge bozulmak, meyillenmek: Heybe amannandı.

AYBAR

Gösterişli, heybetli, görkemli.

BUTURAK

Ekinler içinde biten, yapışkan dikenli bir ot. Kilimde, heybede, çulda olan bir motif.

ARDINMAK

Abanmak, yaslanmak, dayanmak, yüklenmek. Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Darılmak, küsmek. Yüklenmek, yükü sırta almak.

CELBEZE

Gösteriş, heybet.

ŞEVKET

Büyüklük, ululuk, yücelik, heybet.

AZAMETLİ

Ulu, çok büyük. Debdebeli. Çalımlı, kurumlu. Gururlu. Görkemli, heybetli.

CİNLİK

Eski odalarda misafirlerin heybelerini koymak için yapılan dolap.

ODUNSU

Odunu andıran, oduna benzeyen, odun gibi, odunumsu. Kaba, iri, heybetli.