HEYBE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "heybe" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. heybe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu heybe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde heybe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HEYBE

At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba. Omza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü.

HEYBETEPE

Bayburt ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

HEYBECİ

Heybe yapan veya satan kimse.

HEYBELİKONUK

Diyarbakır kenti, Bağdere nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

HEYBECİLİK

Heybecinin yaptığı iş.

HEYBETLİ

Görünüşü korku ve saygı uyandıran. Büyük, ulu, azametli.

HEYBETLİCE

Oldukça heybetli.

HEYBELİYURT

Ağrı kenti, Diyadin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

HEYBET

Korku ve saygı uyandıran görünüş, mehabet. Büyüklük, ululuk, azamet.

HEYBELİ

Yarısı beyaz, yansı siyah keçi. Batman kenti, Yücebağ nahiyesine bağlı bir yer. Bitlis şehrinde, Göldüzü bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Burdur ilinde, Kızılkaya bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan kenti, Çatalarmut nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehrinde, Halitpaşa nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin şehri, Akarsu nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında HEYBE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HEYBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KALIPLI

Kalıplanmış olan. Düzgün, biçimli. İri yapılı, heybetli.

DÖLHEYBESİ

Çobanların, yeni doğan kuzuları taşımakta kullandıkları heybe. (Beyağıl Ulukışla Niğde).

AYBAR

Gösterişli, heybetli, görkemli.

ARTMAK

Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.

ARDMAK

Yükletmek: Şu çuvalı arkama ardırıver. Asmak, takmak: Şu heybeyi hayvana ardıver. Uzanmak: Oradan testiyi ardılda al. Yüklemek. Üstüne atmak, dolamak, asmak.

AMANNANMAK

Denge bozulmak, meyillenmek: Heybe amannandı.

AZAMET

Ululuk, büyüklük. Görkem, gösteriş, heybet. Gurur. Çalım, kurum, tekebbür. Debdebe.

ARDI

Soğan, sarımsak bağları, demetleri. Heybenin iki gözünü ayıran kısım. Erzurum kenti, Horasan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

CIYNAK

Tırnak, pençe. Ceviz içi. Çuval, heybe üzerine yapılan süs, motif. Ispanak. Bitki köklerinin ince saçakları. Kırlarda yetişen, çorba ve börekte kullanılan yabani bir çeşit ot. Yırtıcı kuş ve hayvan tırnağı.

CİNLİK

Eski odalarda misafirlerin heybelerini koymak için yapılan dolap.

ODUNSU

Odunu andıran, oduna benzeyen, odun gibi, odunumsu. Kaba, iri, heybetli.

ŞEVKET

Büyüklük, ululuk, yücelik, heybet.

ARDALAMAK

Geriye kalmak, beklemek, arkada kalmak: Onlarla giderken ardala, seninle konuşacaklarım var. Tartmak, okkalamak: Şu torbadaki mısırı ardala, bak ne kadar gelir. Torba, heybe ve benzerleri yükü eşeğe ya da bir yere dengeli olarak yüklemek, asmak.

ARDLAMAK

Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Kovuşturmak, takip etmek. Tekrar etmek: Artık bu işi aralama.

ARDINMAK

Abanmak, yaslanmak, dayanmak, yüklenmek. Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Darılmak, küsmek. Yüklenmek, yükü sırta almak.

BUTURAK

Ekinler içinde biten, yapışkan dikenli bir ot. Kilimde, heybede, çulda olan bir motif.

HURÇ

Genellikle yelken bezinden veya meşinden yapılmış büyük heybe. Çeşitli kumaşlardan yapılan, içerisine battaniye, yorgan vb. eşya konulan özel çanta.

AKITMACIK

Kilim, yün çorap ve heybelerde kullanılan bir çeşit motif.

AZAMETLİ

Ulu, çok büyük. Debdebeli. Çalımlı, kurumlu. Gururlu. Görkemli, heybetli.

CELBEZE

Gösteriş, heybet.