Kelimeler arşivinde; içinde "gıcı" olan, toplam 84 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gıcı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gıcı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gıcı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GICIRDATILMAK
GICIRDATILMA
GICIRGANMAK, GICIRLANMAK, GICILLANMAK, GICIRTDADAN, GILDIRGICIK, GICIRDATMAK, GICIKLANMAK
BUZDALGICI, GICIRLAMAK, BAŞYARGICI, GICINLAMAK, YARGICILAR, GICILDAMAK, GICIKLANMA, GICIRANCIK, ÇALGICILIK, BIÇINGICIK, GICIRTISIZ, GICIKLAMAK, GICIRDATMA, YAZGICILIK, GICIRDAMAK, GICITLAMAK, GICIKLAYIŞ, GICIRDAYIŞ, YARGICILIK
GICIRAMAH, GICIRDAMA, GICIMADEN, GICILTDAK, GICILIMAK, GICIRTILI, GICILAMAK, GICIRTMAÇ, SIYIRGICI, GICIRTDAK, GICIKLAMA, ACIRGICIR
GICINMAK, GICIRDEK, GICIRDAK, GICIRGAÇ, GICIRTAN, GICIRLIK, GICIKLIK, GICIHMAK, GICIRTIM, GICIRTMA, GICIŞMAK, GICITMAK, HIGGICIK
GICIRLI, GICIRİK, GICIRIM, GICIRIK, GICIMAH, GICIRGI, YAYGICI, GICIRAN, ÇALGICI, GICIKÇA, GICIRTI, YARGICI, YAZGICI, ACIGICI, BIGICIK, GICIMIK, GICIRAK, GICIRGA
GICILI, ATGICI, ALGICI, AÇGICI, GICINE, GICIVA, GICIRA
GICIH, GICIG, GICIM, GICIR, GICIK
GICI
GICI
Küçük kardeş. Dağlarda yetişen ve yenilebilen otlar. Ekin tarlalarında yetişen san çiçekli bir çeşit ot. Tütün ya da küçük boylu sebzelerin tohumu. Çam kozalağı. Ufak, yuvarlak kar tanesi, dolu. Büyümemiş, ufak hayvan. Ağustos böceği. Kendinden küçüklere aslanım, çocuğum anlamında seslenme ünlemi: Gel gıcı gel. Deve, keçi, koyun ve benzerleri Hayvanların pisliği. Küçük taneli dolu. Duvar yapımında iri taşların oynamamalarını sağlamak amacıyla bu taşlar arasına sokuşturulan el büyüklüğündeki taşlar.
GICIRTDADAN
Gıcırtıyla ve birdenbire.
GICIRLANMAK
Semizlenmek.
GILDIRGICIK
Önemsiz.
BUZDALGICI
Kuşlar (Aves) sınıfının, dalgıç kuşları (Gaviiformes) takımının, dalgıç kuşugiller (Gaviidae) familyasından, 95-100 cm kadar uzunlukta, Amerika ve Avrupa'nın kuzeyinde yaşayan bir tür.
GICIRLAMAK
Şişmanlamak: Hastalıktan sonra bizim çocuklar gıcırladı gibi geliyor bana.
GICIRDATILMAK
Gıcırdatma işi yapılmak.
GICILDAMAK
Diş gıcırdamak, kamaşmak.
BAŞYARGICI
Başhakem.
GICINLAMAK
Duraklamak, tereddüt etmek.
GICIRDATILMA
Gıcırdatılmak işi.
GICIRGANMAK
Nazlanmak. Kıskanmak.
YARGICILAR
Ölçek oluşturma işlemini nesnel temellere dayandırmak üzere başvurulan ve yaptıkları yargısal değerlendirmelerle sınarların ölçek konumu ya da sayıllarını saptamaya yarayan kişiler.
GICIKLANMAK
Gıcık oluşmak. Kuşkulanmak, huylanmak. Cinsel istek uyanmak.
GICILLANMAK
Semizlenmek.
GICIRDATMAK
Gıcırtı çıkarmasına yol açmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde GICI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞHAKEMLİK
Başhakem olma durumu, başyargıcılık. Başhakemin yaptığı iş, başyargıcılık.
CEBRİYE
Yazgıcılık.
GICIKÇA
Gıcık bir biçimde olan. (gıcı'kça) Gıcık bir biçimde.
FATALİZM
Yazgıcılık.
GICIKLAYIŞ
Gıcıklama işi.
GICIKLAMA
Gıcıklamak işi.
FATALİST
Yazgıcı.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
EZEL
Başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik.
DALGIÇLIK
Dalgıcın mesleği, balık adamlık.
BAŞHAKEM
Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı, başyargıcı.
ALFABE
Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.
ÇATLAK
Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.
EBABİL
Sağanlardan, kentler ve açık alanlarda yaşayan, kırlangıca göre kanatları daha uzun ve kavisli bir tür kuş, dağ kırlangıcı (Apus apus).
GICIKLAMAK
Gıcık oluşturmak, kaşındırmak. Kuşkulandırmak. Cinsel istek uyandırmak.
BALIKÇIN
Perde ayaklılardan, uzunca gagalı, uzun ve çatal kuyruklu, deniz kıyılarında yaşayan bir kuş cinsi, deniz kırlangıcı (Sterna hirundo).
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.
BENGİLİK
Zamanla ilgisi, başlangıcı ve sonu olmayan varlık. Sonsuz ve ölçülmez zaman. Ölmezlik, ebedîlik.
CIZIRDAMAK
"Cızır" diye ses çıkarmak, cızıldamak. Boğazındaki gıcıktan dolayı kesik ve ince ses çıkarmak, cızıldamak.
ANLAMSIZ
Anlamı olmayan, önemli bir şey anlatmayan, manasız, beyhude, boş, içsiz, yersiz, gıcırı bükme, ipsiz sapsız.