GIDA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gıda" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. gıda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gıda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gıda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

GIDAKSINMAK, GIDAKTIRMAK

10 harfli kelimeler

GIDASIZLIK, GIDAKLAMAK, GIDAKLAYIŞ

9 harfli kelimeler

GIDAKLAMA

8 harfli kelimeler

GIDAKMAK, GIDALMAK

7 harfli kelimeler

GIDASIZ, GIDALAK, GIDANAK

6 harfli kelimeler

GIDALI

5 harfli kelimeler

GIDAL, GIDAN, GIDAM, GIDAK

4 harfli kelimeler

GIDA

Bazı kelimelerin anlamları

GIDA

Besin.

GIDASIZ

Besini olmayan, yeterli besin alamayan, besinsiz.

GIDAKLAMAK

Tavuk kesik kesik bağırmak.

GIDAKTIRMAK

Birini bir şeye tiryaki etmek: Çocuğa haşhaş gabığını yidire yidire gıdaktırdınız.

GIDALAK

Kısa boylu.

GIDALMAK

Kıtlaşmak.

GIDAM

Küçüklere karşı sevgi belirtir: Ne yapıyorsun gıdam ?.

GIDAKLAMA

Gıdaklamak işi.

GIDAL

Balık ağı. Uzak dallardan meyve toplamaya yarayan uzun sopa. Ağaçtan meyve toplamaya yarayan bir çeşit araç.

GIDAN

Kadar.

GIDASIZLIK

Besinsizlik.

GIDAKSINMAK

Bir ikramdan yüz bularak dadanmak: Yine mi istiyorsun gıdaksındın galiba. Hayvan yem veren kimseye ya da yere alışmak.

GIDALI

Besini olan, besinli.

GIDANAK

Fındık çubuklarından örülmüş yumurta ya da çilek sepeti.

GIDAKMAK

Âdet edinmek, alışmak: Çocuğun durmadan boğazı düşüyor gıdaktı artık. Yaşarmak: Gözlerim gıdaktı. Yağmur hafif yağmak.

GIDAKLAYIŞ

Gıdaklama işi.

  -   -   -  

Anlamında GIDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GIDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KUŞKUCULUK

Özellikle doğaötesi konularda olumlu veya olumsuz yargıda bulunmaktan çekinme temeline dayanan öğreti, şüphecilik, septisizm.

ALİMENT

Yemek, gıda.

HASBELKADER

Rastlantı sonucu olarak, tesadüfen. Yazgıdan dolayı.

BESİNSİZLİK

Besinsiz olma durumu, gıdasızlık.

ALİMENTER

Gıdayla ilgili olan, alimentaryus.

MERSİN

Mersingillerden, Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen, yaprakları yaz kış yeşil kalan, gıda ve parfüm sanayisinde ham madde olarak kullanılan, meyvesi murt adıyla bilinen, esansı çıkarılan, beyaz çiçekli, güzel kokulu bir ağaç, mersin ağacı, sazak (Myrtus communis). Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

MÜHENDİS

İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse.

BESİNLİ

Besini olan, gıdalı.

TASIM

Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan bir uslamlama yolu, kıyas.

İÇERİK

Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf. Herhangi bir ruhsal süreç ya da düşünsel işlevi oluşturan ögelerin bütünü. Bir kelimenin veya kavramın anlamı. Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü. Bir cümle veya yargıda açıkça söylenmemekle birlikte var olduğu anlaşılabilen, zımni.

BESİN

Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.

VEJETARİZM

Sağlığı koruma veya tedavi amacıyla yapılan, süt, tereyağı, yumurta, bal vb. hayvansal gıda maddelerinin de yer aldığı beslenme rejimi.

VEJETALİZM

Yalnız bitkisel gıda maddelerine yer veren beslenme rejimi.

KELLİ

"Sonra" edatı gibi, çıkma durumundaki sözlerin ardı sıra geldiğinde birbirine bağladığı iki yargıdan birincisini zorlayıcı bir sebep olarak gösteren bir söz.

BESİNSİZ

Besini olmayan, kendisinde besin bulunmayan. Yeterince besin alamayan, gıdasız.

MUKADDER

Yazgıda var olan, yazgı ile ilgili olan, alında yazılı olan.

AKORT

Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.

YADSIMA

Yadsımak işi, yokumsama, inkâr. Bir yargıdan onun karşıtı olan yargıya geçme, nefiy.

VİCDAN

Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç.

ŞIMARMAK

Kendisine gösterilen sevgi ve saygıdan veya verilen değerden yüreklenerek yersiz ve aşırı davranışlarda bulunmak.