Kelimeler arşivi içinde; başında "gıdı" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. gıdı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gıdı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gıdı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GIDILDANMAK, GIDIKLANMAK
GIDILDAMAK, GIDILANMAK, GIDIHLAMAH, GIDIKLAMAK, GIDIKLANMA, GIDIKLAYIŞ
GIDILAMAK, GIDIGISTI, GIDIKLAMA
GIDIŞGIN, GIDIMCIK, GIDIKLIK, GIDIMCUK, GIDIGIDI
GIDIMIK, GIDIREL, GIDIRIK, GIDIBIK, GIDIMAN, GIDILIK
GIDIMA, GIDIRA
GIDIM, GIDIL, GIDIK, GIDIH, GIDIG, GIDIF, GIDIŞ, GIDIY
GIDI
Keçi yavrusu, oğlak. Çene altı, gerdan. Eşek yavrusu, sıpa. Küçük çömlek, güveç.
GIDILANMAK
Zaman geçirmek, oyalanmak. Gereksiz ve devamlı söylenmek.
GIDIMCUK
Pek az.
GIDIKLANMA
Gıdıklanmak işi.
GIDIKLANMAK
Gıdıklama işi yapılmak.
GIDIŞGIN
Hareketli.
GIDIGISTI
Atların boynuna takılan büyük mavi boncuk. Bir şeyin yeteri kadar verilmemesini anlatır: Ben Ali'lerde çalışmam yiyecekleri gıdıgıs-tıynan verirler.
GIDIHLAMAH
Gıdıklamak.
GIDILDAMAK
Zaman geçirmek, oyalanmak. Gereksiz ve devamlı söylenmek.
GIDIKLIK
Gerdanlık.
GIDILDANMAK
Zaman geçirmek, oyalanmak.
GIDIKLAMA
Gıdıklamak işi.
GIDILAMAK
Kırıtarak, çalımlı yürümek: Senin kız gıdılamaya başladı, nişanlasana. Bir şey yuvarlanmak. Gereksiz ve devamlı söylenmek.
GIDIKLAMAK
Vücudun bazı yerlerine dokunarak ürperme veya gülerek kaçınma ile beliren bir sinir tepkisi uyandırmak. Eğlendirici, hoşa giden sözler söylemek.
GIDIKLAYIŞ
Gıdıklama işi.
GIDIMCIK
Pek az: Bana bir gıdımcık peynir verir misin ? Ekmeğimi bitireyim.
Bu bölümde tanımı içerisinde GIDI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GIBİYH
Gıdık; gıgı.
HILTIK
Bol, geniş, gevşek. Fesin düşmemesi için kadınların çene altından bağladıkları süslü ip, zincir gibi şeyler. Gerdan, gıdık.
CIMIKLAMAK
Gıdıklamak. Yoğurmak. Karıştırmak. Çimdiklemek.
GIDIGIDI
Önemsiz işler için kullanılır: Bu kadar lüzumlusu varken sen gıdıgıdı işlerle uğraşıyorsun. Cimri, pinti. Leblebi.
HIDIĞLANMAK
Gıdıklanmak.
BALGIMAK
Suyun içinde oynamak. Yumuşaklığından dolayı oynak halde bulunmak: Bu yer balgıyor (bataklık hakkında). Hayvanlar otlakta sereserpe otlamak: Hayvanlar çayırda güzelce balgıdı. Çıban olgunlaşmak. Parlamak, parıldamak, göz alıcı güzel olmak.
EFENEK
Çok gıdıklanan kimse.
GICIHMAK
Gıdıklanmak: Giz ana bu ne biçim pancar boğazım gıcıhdı.
GİCİK
Keçi yavrusu, oğlak. Çok kıpırdayan, yelinde duramayan kimse: Gicik, yerinde duramadın mıydı ?. Çok gülen kişi. Kara karınca. bk. gıdık. Zayıf. Uyuz hastalığı. Emzik. Halk dilinde Uyuz hastalığı. Kaşınma, kaşıntı, uyuz hastalığı.
HIDİKLEMEK
Gıdıklamak.
CINCIKLAMAK
Süslemek. Mıncıklamak. Gıdıklamak. Çimdiklemek.
HİDİYHLİ
Çok gıdıklanan kişi.
KATILMAK
Katma işi yapılmak. Bir topluluğa girmek, iştirak etmek, iltihak etmek. Hak vermek. Aşırı derecede gülme, ağlama, gıdıklanma, korkma vb. tepkiler sırasında, solunum kaslarının kasılmasından dolayı soluk kesilmek. Ortak olmak, benimsemek.
ÇITILGI
Kıvılcım. Söğüt ve kavak ağaçlarının ince dalları. Kadın ve erkek entarilerinin kenarlarına yapılan işleme. Sık: Bu halının çezgisi (çözgüsü) çıtılgıdır. Su içinde, dal ve molozlardan meydana gelmiş duvar, mania: Menderes'in yukarısından gelen ağaç çıtılgıya kıstı. Birbirine girmiş ağaçlık, çalılık, orman.
GIDİKLENMEK
Gıdıklanmak.
GIYGIDIM
Dengesiz, kararsız, tutarsız: gıygıdım akıllı (Çayağzı).
HIRTİK
Çok eski yamalı giysi. Çene altı, gıdık. Boğmacaya benzer bir çeşit hastalık. Kuş palazı gibi nefes darlığı yapan bir çeşit hastalık. Sabun parçası.
GIDIF
Cilve: İnsanı görünce gözlerinin içi gülüyor, gıdıf ediyor.
HUDİKLENMEK
Gıdıklanmak.
GINCİKLEMEK
Gıdıklamak.