Kelimeler arşivinde; içinde "geç" olan, toplam 505 tane kelime bulunuyor. İçerisinde geç bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu geç ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında geç olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GEÇERSİZLEŞTİRMEK, GÖZDENGEÇİRİCİLİK
BELGEGEÇERLETMEK, GEÇERSİZLEŞTİRME
BELGEGEÇERLEMEK, BELGEGEÇERLETME, GEÇİNDİREBİLMEK, GEÇİŞTİREBİLMEK, ULUGEÇİTAMBARCI, VAKIFGEÇİTVEREN, VAZGEÇİREBİLMEK
GEÇERSİZLEŞMEK, GEÇİMSİZLEŞMEK, SERDENGEÇTİLİK, KURŞUNGEÇİRMEZ, GEÇMİŞSEVERLİK, BELGEGEÇERLEME, DEĞİRMENGEÇİDİ, GEÇİNDİREBİLME, GEÇİRİLEBİLMEK, GEÇİŞTİREBİLME, GÖZDENGEÇİRİCİ, VAZGEÇİREBİLME, YENİGEÇİTVEREN
GEÇERSİZLEŞME, GEÇİMSİZLEŞME, GEÇİRİMSİZLİK, GEÇİŞTİRİLMEK, GENELGEÇERLİK, BÜYÜKGELENGEÇ, GEÇİRİLEBİLME, KÜÇÜKGELENGEÇ, VAZGEÇEBİLMEK
GEÇİRİMLİLİK, GEÇİŞTİRİLME, BELGEÇLETMEK, GEÇERSİZLEME, GEÇİLEBİLMEK, GEÇİNEBİLMEK, GEÇİREBİLMEK, GEÇİRİMÖLÇER, GEÇİRİVERMEK, GERDENGEÇLİK, ULUGEÇİTKADI, VAZGEÇEBİLME, YARIGEÇİRGEN
DEĞİŞTİRGEÇ, GEÇERLETMEK, GEÇERSİZLİK, GEÇGEÇLEMEK, GEÇİMSİZLİK, GEÇİNDİRMEK, GEÇİRGENLİK, GEÇİRTİLMEK, GEÇİŞTİRİCİ, GEÇİŞTİRMEK, SERDENGEÇTİ, SÜZGEÇLEMEK, TURNAGEÇİDİ, VAZGEÇİLMEK, VAZGEÇİRMEK, BELGEÇLEMEK, BELGEÇLETME, DÖNÜŞTÜRGEÇ, GEÇEBUYNUZU, GEÇERLENMEK, GEÇİLEBİLME, GEÇİNEBİLME, GEÇİREBİLME, GEÇİRİCİLİK, GEÇİRİVERME, GEÇİŞKENLİK, GEÇİŞSİZLİK, GEÇİTTİRMEK, GEÇMİŞÇİLİK, GEÇMİŞTELİK, Devamını Oku »»
BELGEGEÇER, GEÇENLERDE, GEÇERLEMEK, GEÇERLİLİK, GEÇİMLİLİK, GEÇİNİLMEK, GEÇİRİLMEK, GEÇİRİMSİZ, GEÇİŞLİLİK, GEÇİŞTİRME, RESMİGEÇİT, SÜZGEÇLEME, ÜŞENGEÇLİK, VAZGEÇİLME, VAZGEÇİRME, YENGEÇVARİ, GENELGEÇER, ALTGEÇİRİM, BELGEÇLEME, BURMAGEÇİT, BÜYÜKGEÇİT, DEMİRGEÇİT, DERİNGEÇİT, DÖNDÜRÜGEÇ, GEÇEBİLMEK, GEÇERLENME, GEÇERLETME, GEÇGEÇLEME, GEÇİKSİMEK, GEÇİMEMESİ, Devamını Oku »»
GEÇERLEME, GEÇİCİLİK, GEÇİNİLME, GEÇİRİLME, GEÇİRİMLİ, GEÇİRTMEK, GEÇKİNLİK, GEÇMEZLİK, KIRKGEÇİT, VAZGEÇMEK, YEREGEÇEN, AĞAÇGEÇİT, BASTIRGEÇ, BAŞLANGEÇ, BELLENGEÇ, BİGEÇİRİM, BİNDİRGEÇ, BİNGEÇMEK, BİŞLİMGEÇ, BİZLENGEÇ, BOKLANGEÇ, BÜNGEÇMEK, BÜZLENGEÇ, CINGIRGEÇ, CIRTANGEÇ, ÇEVRENGEÇ, ÇEVRİNGEÇ, ÇILDIRGEÇ, DAĞGEÇİSİ, DEVLENGEÇ, Devamını Oku »»
ÇEVİRGEÇ, DARGEÇİT, GEÇERLİK, GEÇERSİZ, GEÇİLMEK, GEÇİMLİK, GEÇİMSİZ, GEÇİNMEK, GEÇİRGEN, GEÇİRMEK, GEÇİRTME, GEÇİŞMEK, GEÇİŞSİZ, GEÇMELİK, GELGEÇÇİ, NİŞANGEÇ, PİŞİRGEÇ, SÜZGEÇLİ, VAZGEÇME, YELENGEÇ, GEÇDOĞAN, AKDIRGEÇ, ALAGEÇİK, ALDANGEÇ, ALTGEÇİŞ, ALTGEÇİT, ATGEÇMEZ, ATLANGEÇ, ATTIRGEÇ, BİSİRGEÇ, Devamını Oku »»
GEÇENDE, GEÇENEK, GEÇERLİ, GEÇİLİŞ, GEÇİLME, GEÇİMLİ, GEÇİNİM, GEÇİNME, GEÇİRİM, GEÇİRİŞ, GEÇİRME, GEÇİŞİM, GEÇİŞLİ, GEÇİŞME, GEÇMELİ, İLGEÇLİ, ÜŞENGEÇ, AHENGEÇ, AYGEÇTİ, AYINGEÇ, ÇALIGEÇ, DUTUGEÇ, DÜVEGEÇ, EĞİNGEÇ, EĞİRGEÇ, ERGEÇLİ, ERİNGEÇ, EVİRGEÇ, GARAGEÇ, GEÇEĞEN, Devamını Oku »»
DELGEÇ, GEÇELİ, GEÇGEÇ, GEÇİCİ, GEÇKİN, GEÇMEK, GEÇMEZ, GEÇMİŞ, GELGEÇ, SİLGEÇ, SÜZGEÇ, YENGEÇ, YÜZGEÇ, ÖDEGEÇ, BELGEÇ, BİLGEÇ, BİNGEÇ, ÇALGEÇ, ÇİRGEÇ, DAKGEÇ, DEPGEÇ, DİNGEÇ, DÖĞGEÇ, DÖNGEÇ, DUTGEÇ, DÜZGEÇ, GARGEÇ, GEÇELÜ, GEÇENE, GEÇENİ, Devamını Oku »»
GEÇÇE, GEÇEK, GEÇEN, GEÇER, GEÇİM, GEÇİŞ, GEÇİT, GEÇME, İLGEÇ, ARGEÇ, BÖGEÇ, DİGEÇ, DÖGEÇ, EGEÇİ, EMGEÇ, ENGEÇ, ERGEÇ, GEÇEL, GEÇGİ, GEÇİK, GEÇKİ, GEÇUM, GEÇUT, GEÇÜK, GEGEÇ, GÖGEÇ, HOGEÇ, MEGEÇ, URGEÇ, UZGEÇ, Devamını Oku »»
EGEÇ, GEÇA, GEÇE, GEÇİ, ÖGEÇ
GEÇ
GEÇ
Belirli zamandan sonra olan. Kararlaştırılan, beklenen veya alışılan zamandan sonra, erken karşıtı.
GEÇİMSİZLEŞMEK
Çevresindekilerle iyi geçinememek.
GEÇERSİZLEŞMEK
Geçersiz duruma düşmek, geçerliğini yitirmek.
ULUGEÇİTAMBARCI
Bartın kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
VAZGEÇİREBİLMEK
Vazgeçirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BELGEGEÇERLEMEK
Bir yazıyı belgegeçer ile başka bir yere göndermek, belgeçlemek, fakslamak.
SERDENGEÇTİLİK
Fedailik.
KURŞUNGEÇİRMEZ
Ateşli silahlardan atılan mermilerin girmesini engelleyecek yapıda ve özellikte olan (yelek, cam vb.).
BELGEGEÇERLETMEK
Belgegeçerle göndertmek.
GEÇERSİZLEŞTİRME
Geçersizleştirmek durumu.
GÖZDENGEÇİRİCİLİK
Devrimci bakış açısından Marksizmi doğrulamak ya da haklı çıkarmak için yeniden yorumlayıp özünü değiştirerek bu görüşü savunan akım.
VAKIFGEÇİTVEREN
Bolu şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GEÇİNDİREBİLMEK
Geçindirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BELGEGEÇERLETME
Belgegeçerletmek işi.
GEÇİŞTİREBİLMEK
Geçiştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GEÇERSİZLEŞTİRMEK
Geçersiz duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
AĞCI
Ağ ile balık tutarak geçinen kimse.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
AKABE
Tehlikeli, sarp ve zor geçit.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.