Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ged" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ged ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ged olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ged olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GED
Tarlada biçilen otları bir yere toplamak için kullanılan iki uzun sırık. Çukur, oyuk. Yarımada şeklinde çıkıntı. Kertik, gedik. Eksik, kısa: İşini bitir ged bırakma. Hayvanların kulaklarını yararak yapılan işaret. Yüksek yer, tepe. Otobüslerin dış lastiklerinde meydana gelen yarıkları kapamak için, yarığın iç kısmına konan lastik parçası. (Kümbet Eskişehir).
CEGED
Sokak.
Bu bölümde tanımı içerisinde GED geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
GEDMEK
Gedik açmak, çentmek, delmek.
GEDİLMEK
Gedik olmak, gedik açılmak. Bıçak, keser vb.nin ağızları aşınmak.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
HALİTA
Alaşım. Birden çok ögeden oluşmuş karmaşık bir bütün.
GERGEDANGİLLER
Tek parmaklılar takımına giren gergedanları içine alan bir familya.
ÇIKIŞ
Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.
HALK
Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.
ELEMEK
Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek. Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak. İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak. Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek. Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek.
DENDEN
Bir çizelgede alt alta gelen aynı söz veya söz gruplarının tekrar yazılmasını önleyerek kolaylık sağlamak amacıyla kullanılan noktalama işaretinin adı ("), denden işareti.
DİREY
Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü, fauna. Bu hayvanların tanımını yapan eser.
GÖLGECİL
Gölgede yetişen veya gölgeyi seven.
GEÇİŞME
Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.
GERGEDAN
Gergedangillerden, sıcak ülkelerde yaşayan, burnunun üstünde bir veya iki boynuzu bulunan, kalın derili, saldırgan bir hayvan (Rhinoceros inducus).
GEDİKLİ
Gediği olan. Astsubay. Müdavim.
ASTSUBAY
Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.
ENDEMİK
Sadece bir bölgede yetişen veya yaşayan (bitki, hayvan). Belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen (hastalık).
GEDME
Gedmek işi.
GEDİLME
Gedilmek durumu.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.