İçinde GEBE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gebe" olan, toplam 58 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gebe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gebe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gebe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GEBERCİKLENMEK

13 harfli kelimeler

GEBERTEBİLMEK

12 harfli kelimeler

GEBELİKATRAN, GEBERTEBİLME

11 harfli kelimeler

GEBERTİLMEK

10 harfli kelimeler

YATGEBERİK, GEBELEŞMEK, GEBERTİLME, GEBERTLEME

9 harfli kelimeler

GEBEŞİMEK, GEBERTLEK, GEBERTMEK, GEBETLEME, GEBERESİG, ENGEBELER, ENGEBESİZ, GEBECELER, GEBEÇINAR, ENGEBELİK, GEBELEMEK

8 harfli kelimeler

GEBEŞLER, MÜGEBELE, GEBERCİK, ENGEBELİ, GEBERMEK, GEBERTME, GEBEŞLİK

7 harfli kelimeler

GEBELER, REGEBET, HENGEBE, HASGEBE, GÖKGEBE, GEBEZEK, GEBELİK, GEBERİK, GEBERME, GEBERTÜ, CENGEBE, EGEBERİ, GEBELEK, GEBEKÖY, GEBEDEK, GEBELLİ, GEBEMEK, GEBENEK

6 harfli kelimeler

GEBERİ, ENGEBE, GEBELİ, GEBENU, GEBECE, GEBERE

5 harfli kelimeler

GEBEN, GEBES, GEBEZ, GEBER, GEBEÇ, GEBEŞ

4 harfli kelimeler

GEBE

Bazı kelimelerin anlamları

GEBE

Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan), yüklü, hamile, iki canlı, aylı. Bir birikim sonucu ortaya çıkması beklenen (durum veya olaylar). Minnet altında kalan. İçinde oğulcuk veya dölüt bulunan (döl yatağı).

GEBERTLEK

Kaynar küllü suda iyice haşlanmayıp şişerek kalan ve böylece kuruyan üzüm tanesi.

YATGEBERİK

Yatsı yemeği.

GEBELEŞMEK

Ekin başakları dolgunlaşmaya başlamak.

GEBELİKATRAN

Sivas ili, Çetinkaya bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

GEBERTİLMEK

Gebertme işi yapılmak, öldürülmek.

GEBERTLEME

Buğday ıslanarak şişme. Çekirdeği alınarak, yarı kurutulmuş kayısı.

GEBEŞİMEK

Kamburlaşmak.

ENGEBELER

Yer ve Ay yüzeyindeki dağ, sıradağ ve dağağızlarının ortak adı.

GEBERTEBİLME

Gebertebilmek işi.

GEBERTMEK

Öldürmek.

GEBERTİLME

Gebertilmek işi.

GEBETLEME

Kurutulmak üzere güneşe serilmiş kayısının birkaç gün sonraki bali. Az kurumuş, suyunu yitirmiş meyve.

GEBERCİKLENMEK

İlkbaharda ağaçlar tomurcuklanmak.

GEBERTEBİLMEK

Gebertme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GEBERESİG

Ölesin.

  -   -   -  

Anlamında GEBE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ENGEBE

Deprem, rüzgâr, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yer biçimleri, yüzey şekilleri, engebelik, arıza, avarız.

AYLI

Üzerinde ay biçimi bulunan. Gebe. Ay ışığı olan, mehtaplı.

DÖLEK

Ağırbaşlı, uslu, ağır davranışlı. Düz, engebesiz (toprak parçası).

AVUNMAK

Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak. Oyalanmak. Hayvan gebe kalmak.

GEBERTME

Gebertmek işi.

ENGEBELİK

Engebe.

GEBERME

Gebermek işi.

ENGEBELİ

Engebesi olan, engebesi çok olan, arızalı.

ARIZASIZ

Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.

AVARIZ

Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.

HAMİLE

Gebe.

ENGEBESİZ

Engebesi olmayan, arızasız.

GEBEŞLİK

Gebeş olma durumu.

GEBELİK

Gebe olma durumu, hamilelik. Döllenme ile doğum arasında geçen süre. Minnet altında kalma.

ARIZALI

Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.

ÇETREFİL

Karışıklığı dolayısıyla, anlaşılması veya sonuca bağlanması güç. Yapı ve ses kurallarına aykırı kullanılan (dil). Sarp, engelli ve engebeli (yer).

DÜZ

Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.

ARIZA

Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.

AĞIRCANLI

Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.