Kelimeler arşivi içinde; başında "gebe" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. gebe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gebe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gebe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GEBERCİKLENMEK
GEBERTEBİLMEK
GEBELİKATRAN, GEBERTEBİLME
GEBERTİLMEK
GEBERTLEME, GEBELEŞMEK, GEBERTİLME
GEBELEMEK, GEBERESİG, GEBERTMEK, GEBEŞİMEK, GEBECELER, GEBETLEME, GEBEÇINAR, GEBERTLEK
GEBERMEK, GEBEŞLER, GEBEŞLİK, GEBERTME, GEBERCİK
GEBERME, GEBERİK, GEBENEK, GEBERTÜ, GEBEMEK, GEBELLİ, GEBELİK, GEBELER, GEBELEK, GEBEKÖY, GEBEDEK, GEBEZEK
GEBERE, GEBERİ, GEBENU, GEBELİ, GEBECE
GEBER, GEBES, GEBEŞ, GEBEN, GEBEÇ, GEBEZ
GEBE
GEBE
Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan), yüklü, hamile, iki canlı, aylı. Bir birikim sonucu ortaya çıkması beklenen (durum veya olaylar). Minnet altında kalan. İçinde oğulcuk veya dölüt bulunan (döl yatağı).
GEBEŞİMEK
Kamburlaşmak.
GEBELEMEK
Civciv, yumurtadan çıkamayıp ölmek. Hayvan, yavrusunu düşürmek.
GEBERTMEK
Öldürmek.
GEBERTİLME
Gebertilmek işi.
GEBERTİLMEK
Gebertme işi yapılmak, öldürülmek.
GEBERTLEME
Buğday ıslanarak şişme. Çekirdeği alınarak, yarı kurutulmuş kayısı.
GEBETLEME
Kurutulmak üzere güneşe serilmiş kayısının birkaç gün sonraki bali. Az kurumuş, suyunu yitirmiş meyve.
GEBERTEBİLMEK
Gebertme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GEBELEŞMEK
Ekin başakları dolgunlaşmaya başlamak.
GEBELİKATRAN
Sivas ili, Çetinkaya bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
GEBERESİG
Ölesin.
GEBECELER
Afyon ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
GEBEÇINAR
Balıkesir ili, Korucu nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir kenti, Sarıköy bucağına bağlı bir yer.
GEBERTEBİLME
Gebertebilmek işi.
GEBERCİKLENMEK
İlkbaharda ağaçlar tomurcuklanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜZ
Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.
GEBERTME
Gebertmek işi.
AVARIZ
Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.
GEBEŞLİK
Gebeş olma durumu.
ENGEBELİ
Engebesi olan, engebesi çok olan, arızalı.
AYLI
Üzerinde ay biçimi bulunan. Gebe. Ay ışığı olan, mehtaplı.
DÖLEK
Ağırbaşlı, uslu, ağır davranışlı. Düz, engebesiz (toprak parçası).
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AVUNMAK
Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak. Oyalanmak. Hayvan gebe kalmak.
HAMİLE
Gebe.
ARIZASIZ
Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.
GEBERME
Gebermek işi.
AĞIRCANLI
Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).
ENGEBESİZ
Engebesi olmayan, arızasız.
ARIZALI
Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.
ENGEBE
Deprem, rüzgâr, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yer biçimleri, yüzey şekilleri, engebelik, arıza, avarız.
ENGEBELİK
Engebe.
ARIZA
Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.
ÇETREFİL
Karışıklığı dolayısıyla, anlaşılması veya sonuca bağlanması güç. Yapı ve ses kurallarına aykırı kullanılan (dil). Sarp, engelli ve engebeli (yer).
GEBELİK
Gebe olma durumu, hamilelik. Döllenme ile doğum arasında geçen süre. Minnet altında kalma.