Kelimeler arşivinde; içinde "gana" olan, toplam 62 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gana bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gana ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gana olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KEKLİKGANAĞI
PERMANGANAT, EŞŞEKGANAĞI
GAYGANACUH, KAYGANACIK, KAYGANALIK, KIZILGANAT, KOKARGANAK
YAZGANALP, GANAYAHLI, GANAYAKLI, HUBİLGANA
ELGANAMI, KIYGANAK, BELGANAT, AŞGANACI, SADIGANA, GANATMAK, SPARGANA, GAYGANAK, GAYGANAH
KAYGANA, KUŞGANA, TAVGANA, GANAZAK, GAYGANA, GOYGANA, GUŞGANA, SALGANA, KIŞGANA, SADGANA, OGANALP, GANAVUZ, CITGANA, DAGANAG, DAVGANA, FİŞGANA, CINGANA, GANAKOP, GANAMAK, GANAMAZ, AGGANAK, ZARGANA, GANATLI, GANAVAZ, GANAYAH
ARGANA, AŞGANA, GANALI, OYGANA, ORGANA, ZİGANA, NAGANA, GAGANA, GANARA, GANARİ
GANAD, GANAK, GANAM, GANAT, GANAZ
GANA
GANA
Sürahi. Galiba.
HUBİLGANA
Tibet'de yüksek bir lamanın (dinsel ve siyasal başkan) ölümünden sonra doğan çocuklar arasından geleceğin lamasını seçmek için izlenen geleneksel yolun adı.
PERMANGANAT
Potasyum permanganat.
KEKLİKGANAĞI
Bir çeşit bitki.
ELGANAMI
Elinden iş gelmeyen beceriksiz.
KAYGANACIK
Geniş, yuvarlak yapraklarının içinden çıkan filizlerin ucunda, sarı çiçek açan, özsuyu beyaz bir yaban bitkisi.
KOKARGANAK
Kötü kokulu bir çeşit ot.
GANAYAKLI
Kadın.
KAYGANALIK
Kaygana için gereken (malzeme).
KIYGANAK
Bütün çıkarılmış ceviz içi.
KIZILGANAT
Tomruğun yanlarından çıkan 5 cm. kalınlığında tahta.
BELGANAT
Arabaya buğday v.s. yüklemek ve harman savurmak için kullanılan üç, dört veya beş parmaklı, uzun saplı aygıt, yaba.
GAYGANACUH
Sarı çiçekleri olan dikenli bir ot.
YAZGANALP
Yazarlık yapan yiğit.
GANAYAHLI
Kadın. Evli kadın (Erzincan Merkez).
EŞŞEKGANAĞI
Bir çeşit bitki.
Bu bölümde tanımı içerisinde GANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
PUL
Posta parası karşılığı mektup zarfı, kartpostallara ve damga resmine karşılık kâğıtlara yapıştırılan, basılı küçük kâğıt parçası. Vida, cıvata vb. şeylerin boynuna geçirilen, ortası delik metal levhacık. Balıkların, sürüngenlerin ve bazı kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levhacık. Propaganda amacıyla kullanılan yazılı küçük kâğıt. Akçeden küçük metal para. Üzerinde bulunduğu organa yapışık, biçim ve yapıca çok basit yaprakların her biri. Tavla oyununda kullanılan, plastik, tahta vb.nden yapılmış yassı yuvarlak levhacık. Küçük ve ince tabakacıklar. Bazı giysilerde süs olarak kullanılan parlak, incecik, genellikle metal levhacık.
GARİBE
Şaşılacak şey, yadırganacak şey.
YÜZ
Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Nedeniyle, sebebiyle. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Kesici araçlarda ağız. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yüzey. Utanma. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri.
SALGI
Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ACAYİPLEŞTİRMEK
Yadırganacak bir duruma getirmek.
GARABET
Yadırganacak yönü olma, gariplik, tuhaflık.
NEVRESİM
Torba biçiminde dikilmiş, yorgana geçirilen kılıf.
BİYOKİMYA
Hücreden en gelişmiş organa kadar canlı dokuları inceleyen ve bunları oluşturan maddeleri araştıran bilim dalı.
PARMAK
İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnç. Eni bu organ kadar olan. Bir işe karışmış olma ilgisi. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Arşının yirmi dörtte biri.
USLANMAK
Yadırganan, ayıplanan davranışlardan vazgeçmek, davranışlarına düzen vermek. Herhangi bir olaydan ders almak, aklı başına gelmek.
ANTİKALAŞMAK
Antika duruma gelmek. Tuhaflaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.
DİRSEK
Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı. Bir direği veya başka bir şeyi sağlamlaştırmak için yanına eğik olarak yerleştirilen ağaç, makas. Giysi kolunda bu organa denk gelen bölüm. Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası.
ÖZERK
Bir üst organa bağlı olmakla beraber ayrı bir yasayla kendini yönetme yetkisi olan (kuruluş, devlet vb.), muhtar, otonom.
KUYRUK
Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti.
USKUMRUMSUGİLLER
Örnek hayvanı kırlangıç balığı ve zargana olan, kemikli balıklar takımının kefaller alt takımına giren bir familya.
GANALI
Gana halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
ACAYİPLEŞMEK
Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.
VEREM
Herhangi bir organa ve en çok akciğerlere yerleşen Koch basilinin yol açtığı ateşli ve bulaşıcı bir hastalık, tüberküloz. Bu hastalığa tutulmuş, veremli.