Kelimeler arşivinde; içinde "gang" olan, toplam 45 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gang bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gang ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gang olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GANGLİYONÖRİTİS, GANGLİYOSİDOZİS
AGANGLİYONOZİS, HİPOGANGLİOZİS, GANGLİYOSİTLER, GANGALAZLAŞMAK
POSTGANGLİYON, PARAGANGLİYON, GANGLİYONİTİS, GANGLİYONÖROM, ISIRGANGİLLER
GANGALLATMAH, GANGALLATMAK, DIGANGÖMBESİ, AGANGLİYOZİS, AGANGLİYONİK
GANGALLAMAK, GANGLİYOZUS, GANGSTERLİK, GANGILDAMAK, GANGILDAYIK, GANGLİYONİK, GANGLİYİTİS
GANGIRTMAK
GANGLİYON, GANGULDAK, GANGURGUÇ, GANGLİYOM, GANGİLMEK, GANGILDAK, GANGILDAH, GANGEÇMEK
TAGANGÜL, GANGLİON, GANGSTER, GANGUDUZ, GANGIRAN
GANGALA
GANGAM, GANGEL, GANGAL, GANGAK, GANGIÇ
GANGA
GANG
GANG
Bir maden cevherini, bir değerli taşı saran değersiz madde. Maden cevher damarının işletilemeyen değersiz bölümü.
HİPOGANGLİOZİS
Myenterik gangliyon hücrelerinin sayıca yetersizliğiyle belirgin yapılış bozukluğu. Genellikle megakolona neden olur.
POSTGANGLİYON
Gangliyonlardan çıkan otonom sinir telleri.
GANGLİYOSİDOZİS
Enzim bozukluğuna ilgili olarak gangliyositlerin dokularda birikmesi, gelişme geriliği, baş ve bacak titremeleri, körlük, felç, gliozis, miyelin ve nöron kayıplarıyla belirgin bir grup kalıtsal lipit depo hastalığı. GM1 ve GM2 olmak üzere iki farklı formda görülür.
GANGLİYONÖRİTİS
Ganglionitis.
GANGALLATMAH
Oyunda yenmek.
DIGANGÖMBESİ
Yumurta ve haşhaş yağı ile karılmış ekşi hamurdan yapılan ekmek. (Gençali Senirkent Isparta).
PARAGANGLİYON
Otonom sinir sisteminin gangliyonlarının civarında bulunan ve kromaffin hücrelerinden ibaret olan düğümcük.
AGANGLİYONOZİS
Normalde bulunması gereken yerde parasempatik gangliyon hücrelerinin doğuştan bulunmaması, agangliyozis.
GANGALAZLAŞMAK
Çok ihtiyarlamak.
GANGALLATMAK
Gözlerini korkunç şekilde açarak bakmak.
AGANGLİYOZİS
Agangliyonozis.
ISIRGANGİLLER
İki çeneklilerden, örneği ısırgan otu olan, yapışkan otu, rami ve benzerleri birtakım türleri içine alan bitki familyası.
GANGLİYOSİTLER
Beynin boz maddesi ve timüs bezinde bol bulunan, zar lipitlerinin %6 kadarını oluşturan, çok büyük polar başlı, terminal şeker birimleri siyalik asit (N-asetil nöraminik asit) olan kompleks sfingolipitler.
GANGLİYONİTİS
Gangliyonun yangısı. Kuduz, domuzların Teschen hastalığında ve sığırların bulaşıcı rinotrakeitisi için tipik bir bulgudur, gangliyonöritis, gangliyitis.
GANGLİYONÖROM
Çoğunlukla beyin ve kranyal sinir gangliyonları, böbrek üstü bezinin medullası veya otonom gangliyonlardaki çok kutuplu gangliyon hücrelerinden köken alan genellikle köpeklerde görülen iyicil tümör.
Bu bölümde tanımı içerisinde GANG geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NOMA
İnsan, maymun ve köpeklerde, bağışıklık yetersizliği ve beslenme yetersizliğine bağlı olarak ortaya çıkan, kangren oluşumuyla belirgin, normal ağız florası içinde yer alan bakterilerden kaynaklanan bir çeşit derin ağız yangısı, stomatitis gangrenosa.
DAKRİYOADENİTİS
Gözyaşı bezinin yangısı. Göz çukurunun yangısı, sellülitisi, travmalarının yanısıra, sığırların gangrenli nezlesi, kedilerin enfeksiyoz peritonitisi ve köpek gençlik hastalığı gibi sistemik hastalıkların ve laboratuvar sıçanlarında bir Koronavirüs enfeksiyonunun seyri sırasında görülür.
KEMODEKTOM
Kemoresöptör organlardaki almaç hücrelerden gelişen iyicil veya kötücül tümörlerin genel adı. Genetik yatkınlığın yanı sıra, yüksek rakım ve kronik oksijen yetersizliğine bağlı olarak evcil hayvanlarda, sadece aorta ve karotid cisimciklerden köken alır, esas olarak geniş kafalı köpek ırklarında rastlanır, nonkromafinom, nonkromafin paragangliom.
METANTELİN
Kuvarterner amin türevi gangliyon engelleyici bir ilaç.
GANGLİYİTİS
Gangliyonitis.
GANGIRTMAK
İncitmek, burkmak: Osman ayağını gangırttı.
GANGSTERLİK
Gangster olma durumu.
GANGAL
Kangal. Eğrilmiş, kirman dolusu ipin yumağı. Çile halinde ip. Bir tutam, demet: Bir gangal ot ver. Simit: Çocuğa gangal alıverdim. Çengel. Pamuğu çıkarılmış koza. Eğri. Dallı budaklı. Kurutulmak üzere ipliğe dizilerek asılan tütün yaprağının büyük demeti. Dikenli bir çeşit ot. Deve dikeni. Yabani enginar. Çok zayıf insan ya da hayvan. Kangal dikeni. Yaprakları haşlanarak yenebilen, mor çiçekli bir bitki, devedikeni. Birbirine bağlanıp asılan mısır koçanları. Yarım ay şekli (boynuz için): Gangal boynuzlu öküzümüz var.
LİPOFUSKİNOZİS
Yaşlı hayvanlarda, örneğin; E vitamini yönünden yetersiz ve doymamış yağ asitlerinden zengin gıdalarla beslenen köpeklerde, özellikle yüksek metabolizmaya sahip organların hücrelerinde yaşlanma pigmentinin birikimi. Kalp kası hücrelerinde çekirdeğin çevresinde, gangliyon ve karaciğer hücre sitoplazmaları içerisinde gelişigüzel yerleşir.
GANGLİYOM
Sinir gangliyonu hücrelerinden gelişen tümör.
MEGAKOLON
Egzersiz yetersizliği, prostat hipertrofisi ve beslenme bozuklukları sonucu, kolonun normal dışı biçimde genişlemesi ve büyümesi. Kolon agangliyonozisi.
LOBELİN
Lobelia inflata bitkisinden elde edilen gangliyonları uyaran alkaloit.
SÜTAĞACI
Isırgangillerden, Güney Amerika ormanlarında yetişen, sütlü öz suyu çok olan bitki (Galactodendron).
FEOKROMOSİTOM
Böbrek üstü bezinin medullasındaki veya sempatik paragangliyonlardaki kromaffin hücrelerden köken alan, loplu ve kapsüllü, çoğunlukla sığır ve köpeklerde görülen, genellikle tek taraflı iyicil tümör, feokromoblastom, meduller kromafinom, meduller paragangliom, kromafin hücre tümörü.
AGANGLİYONİK
Gangliyon hücreleri bulunmayan.
ISIRGAN
Isırgangillerden, her tarafı sert tüylerle kaplı, tüyleri kırıldığında karınca asidi denilen çok kaşındırıcı bir madde çıkartan bir ot (Urtica).
GANGLİYONİK
Gangliyona ait.
ASETİLKOLİN
Otonomik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir telciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmitter bir madde. Otomotik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir iplikciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmiter bir madde. Kolinerjik sinir uçlarında, kolin asetiltransferaz enzimi ileasetilkoenzim A'dankoline, asetil grubunun aktarılmasıyla oluşan, otonom sinir sisteminin tüm pregangliyoner nöronları, parasempatik sistemin postgangliyoner nöronları, sempatik sistemin bazı postgangliyoner kolinerjik nöronları, sinir-kas kavşaklarındaki sinir uçları ve beynin birçok bölümünden salgılanan, muskarinik ve nikotinik iki tip almacı bulunan küçük moleküllü nörotransmitter madde, ACh. Çoğunlukla uyarıca etkisi olmasına karşın, kalpte vagus sinirleriyle inhibitör etkiye sahiptir. Sinir dokusunda raslanan bir kimyasal madde olup sinir uyarmalarını ileten en önemli madde olarak düşünülür.
KOVBOY
Amerika'da sığır çobanı. Gangsterliğe özenen kimse.
RAMİ
Isırgangillerden, Çin, Vietnam ve Malezya'da yetişen değerli bir bitki (Boehmeria nivea). Bu bitkinin dokumacılıkta kullanılan lifi.