GANA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gana" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. gana ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gana ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gana olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

GANAYAKLI, GANAYAHLI

8 harfli kelimeler

GANATMAK

7 harfli kelimeler

GANAZAK, GANAKOP, GANAMAK, GANAMAZ, GANATLI, GANAVAZ, GANAVUZ, GANAYAH

6 harfli kelimeler

GANALI, GANARA, GANARİ

5 harfli kelimeler

GANAT, GANAZ, GANAM, GANAK, GANAD

4 harfli kelimeler

GANA

Bazı kelimelerin anlamları

GANA

Sürahi. Galiba.

GANAMAK

Eski türkçe kanamak: kanamak. Kanamak.

GANARİ

Köy meydanlığı.

GANAKOP

Aynı soydan, akraba.

GANAT

Kağnının direklerini birbirine bağlayan ağaçlar. Kanaat. Merdiven. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Çark adı verilen ip bükme aracının dönen kısmı. (Ötkünlü aşireti, Gedikli Şarkikaraağaç Isparta).

GANAYAHLI

Kadın. Evli kadın (Erzincan Merkez).

GANAVUZ

Bir çeşit kadın kumaşı, tafta.

GANAVAZ

Büyük, tek saplı kap.

GANALI

Gana halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

GANAMAZ

Su almak için kullanılan kap.

GANATLI

Evlerin dış ve büyük kapısı.

GANAYAH

Kadın.

GANAZAK

Hafif, içi boş.

GANAYAKLI

Kadın.

GANARA

Mezbaha. Çok yiyen, obur. Mezbahalarda beslenen köpek.

GANATMAK

İçinde sıvı bulunan bir bitkiyi çizerek içindekini akıtmak.

  -   -   -  

Anlamında GANA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİYOKİMYA

Hücreden en gelişmiş organa kadar canlı dokuları inceleyen ve bunları oluşturan maddeleri araştıran bilim dalı.

NEVRESİM

Torba biçiminde dikilmiş, yorgana geçirilen kılıf.

ACAYİPLEŞMEK

Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.

VEREM

Herhangi bir organa ve en çok akciğerlere yerleşen Koch basilinin yol açtığı ateşli ve bulaşıcı bir hastalık, tüberküloz. Bu hastalığa tutulmuş, veremli.

PUL

Posta parası karşılığı mektup zarfı, kartpostallara ve damga resmine karşılık kâğıtlara yapıştırılan, basılı küçük kâğıt parçası. Vida, cıvata vb. şeylerin boynuna geçirilen, ortası delik metal levhacık. Balıkların, sürüngenlerin ve bazı kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levhacık. Propaganda amacıyla kullanılan yazılı küçük kâğıt. Akçeden küçük metal para. Üzerinde bulunduğu organa yapışık, biçim ve yapıca çok basit yaprakların her biri. Tavla oyununda kullanılan, plastik, tahta vb.nden yapılmış yassı yuvarlak levhacık. Küçük ve ince tabakacıklar. Bazı giysilerde süs olarak kullanılan parlak, incecik, genellikle metal levhacık.

PARMAK

İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnç. Eni bu organ kadar olan. Bir işe karışmış olma ilgisi. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Arşının yirmi dörtte biri.

ACAYİPLEŞTİRMEK

Yadırganacak bir duruma getirmek.

GARABET

Yadırganacak yönü olma, gariplik, tuhaflık.

USKUMRUMSUGİLLER

Örnek hayvanı kırlangıç balığı ve zargana olan, kemikli balıklar takımının kefaller alt takımına giren bir familya.

USLANMAK

Yadırganan, ayıplanan davranışlardan vazgeçmek, davranışlarına düzen vermek. Herhangi bir olaydan ders almak, aklı başına gelmek.

DİRSEK

Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı. Bir direği veya başka bir şeyi sağlamlaştırmak için yanına eğik olarak yerleştirilen ağaç, makas. Giysi kolunda bu organa denk gelen bölüm. Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

YÜZ

Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Nedeniyle, sebebiyle. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Kesici araçlarda ağız. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yüzey. Utanma. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri.

PERMANGANAT

Potasyum permanganat.

SALGI

Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.

ANTİKALAŞMAK

Antika duruma gelmek. Tuhaflaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.

KUYRUK

Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti.

ÖZERK

Bir üst organa bağlı olmakla beraber ayrı bir yasayla kendini yönetme yetkisi olan (kuruluş, devlet vb.), muhtar, otonom.

ACİBE

Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.

GARİBE

Şaşılacak şey, yadırganacak şey.