İçinde EKİLİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ekili" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ekili bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ekili ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ekili olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

MİLLETVEKİLİ, ÇEKİLİVERMEK

11 harfli kelimeler

ÇEKİLİVERME

10 harfli kelimeler

KOREKİLİDİ, SEKİLİYAZI

9 harfli kelimeler

BERMEKİLİ

7 harfli kelimeler

ÇEKİLİŞ, SEKİLİK, ZEKİLİK

6 harfli kelimeler

SEKİLİ, ÇEKİLİ, DEKİLİ

5 harfli kelimeler

EKİLİ

Bazı kelimelerin anlamları

EKİLİ

Ekilmiş olan, mezru.

SEKİLİYAZI

Bitlis ilinde, Mutki belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BERMEKİLİ

Zürriyeti, soyu sopu.

MİLLETVEKİLİ

Anayasaya göre millet meclisine seçimle giren millet temsilcisi, mebus, parlamenter, vekil.

ÇEKİLİŞ

Çekilme işi. Piyango çekilme işi.

SEKİLİ

Sekisi olan.

SEKİLİK

Tribün.

DEKİLİ

Kadar.

ÇEKİLİ

Düzenli, derli toplu: Çekili düzenli bir genç.

ÇEKİLİVERME

Çekilivermek işi.

ÇEKİLİVERMEK

Çabucak veya ansızın çekilmek.

KOREKİLİDİ

Yazma kenarına boncukla işlenen bir oya. (Yassıören Senirkent Isparta).

ZEKİLİK

Zeki olma durumu, zeyreklik.

  -   -   -  

Anlamında EKİLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EKİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NAKİP

Bir kavmin, kabilenin başkanı veya onun vekili. Bir tekkede en yaşlı derviş veya dede.

EMME

Emmek işi. Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi. Bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi. Soğurma. Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş.

MEBUS

Milletvekili.

BİREYSELLEŞTİRME

Bireysel duruma getirme. İnsanların doğal, toplumsal ve tarihsel gelişmesinden kendine özgü olan şeylerin, özelliklerin, bireysel olanın çekilip çıkarılması. Ancak ortaklaşa ve genel olarak var olan şeyi bireylere uygulama ve yayma.

MEZRU

Ekilmiş, ekili.

MÜNCER

Bir yana doğru çekilip sürüklenen.

PAPA

Roma Katolik kilisesinin, bir meclis tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve Hz. İsa'nın vekili sayılan başkanı.

DEFOLMAK

Savuşmak, çekilip gitmek.

PARLAMENTER

Milletvekili. Parlamentoya dayanan, parlamento ile ilgili.

İRKİLMEK

Ürkerek geri çekilir gibi olmak. Vücudun bir yeri dışarıdan gelen bir uyarıcının etkisiyle kanlanıp şişmek, taharrüş etmek. Şaşırıp duraklamak. Akan bir şey, bir engel karşısında duraklayıp birikmek.

BAĞIMSIZ

Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

BAKAN

Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.

KURUMAK

Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek. Çok susamak. Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak. Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek. Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak. Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek.

ÇÖKERTME

Çökertmek işi ya da durumu. Deniz dibine indirilerek üstüne balıklar geldiğinde köşelerinden çekilip kaldırılan ağ. Muğla yöresine ait bir tür halk oyunu ve halk türküsü. Cep.

KEŞİDE

Banka ve her tür piyango ikramiyesinde çekme, çekiliş. Arap harfli yazıda bazı harflerin baş tarafı yazıldıktan sonra süs için çekilen uzatma.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

DEKLANŞÖR

Bir devre kesicinin işleyişini etkileyerek açılmasını önleyen düzen. Fotoğraf makinesinin fotoğraf çekilirken basılan düğmesi.

MİLLETVEKİLLİĞİ

Milletvekilinin görevi, mebusluk, parlamenterlik.

KUPON

Piyango biçiminde düzenlenmiş çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça. İşveren tarafından çeşitli amaçlarda kullanılmak üzere çalışanlarına verilen para değeri olan fiş. Gazete ve dergilerin düzenledikleri kampanyalarda verilecek hediye karşılığı olarak biriktirilmesi gereken basılı kâğıtların her biri. Devlet tahvili, hisse senetleri vb. değerli kâğıtların üzerinde bulunan ve belirli zamanlarda sahibine faiz veya kazanç payı olarak belirli bir gelir sağlayan kesilmiş parça. Yalnız bir giysilik dokunmuş veya kesilmiş, üstün nitelikte (kumaş parçası).

HALİFE

Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse. Çok iyi yetişmiş, eğitilmiş kimse. Osmanlı padişahlarının kullandıkları unvanlardan biri. Hükümdar. Babıali kalemlerinde kâtip.