İçinde DÜZEL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "düzel" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde düzel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu düzel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında düzel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DÜZELTİLEBİLMEK

14 harfli kelimeler

DÜZELTİLEBİLME

13 harfli kelimeler

DÜZELTEBİLMEK, DÜZELTMECİLİK, TEKDÜZELEŞMEK

12 harfli kelimeler

DÜZELEBİLMEK, DÜZELTEBİLME, TEKDÜZELEŞME, DÜZELTİCİLİK, DÜZELTTİRMEK

11 harfli kelimeler

DÜZELTİLMEK, DÜZELTTİRME, DÜZELEBİLME

10 harfli kelimeler

DÜZELTİLME, DÜZELTMECİ, DÜZELİŞMEK, EŞDÜZELTİM, TEKDÜZELİK

9 harfli kelimeler

DÜZELTMEN, DÜZELTMEK, DÜZELTİCİ

8 harfli kelimeler

DÜZELDEK, DÜZELTEÇ, DÜZELTME, DÜZELTİŞ, DÜZELTİM, DÜZELMEK

7 harfli kelimeler

DÜZELTİ, DÜZELME

Bazı kelimelerin anlamları

DÜZEL

Eline ayağına düzgün kimse.

DÜZELEBİLME

Düzelebilmek işi.

DÜZELTİLMEK

Düzeltme işine konu olmak veya düzeltme işi yapılmak.

DÜZELTİLEBİLMEK

Düzeltilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜZELTİCİLİK

Düzelticinin yaptığı iş, musahhihlik.

DÜZELTEBİLME

Düzeltebilmek işi.

TEKDÜZELEŞME

Tekdüzeleşmek işi.

DÜZELTTİRMEK

Düzeltme işini yaptırmak.

DÜZELTİLEBİLME

Düzeltilebilmek işi.

DÜZELTEBİLMEK

Düzeltme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜZELTMECİLİK

Eldeki imkânlarla, ihtilale başvurmadan toplum düzeninin daha iyi duruma getirilebileceğini, sosyal adaletin sağlanabileceğini ileri süren siyasi sistem, ıslahatçılık, reformculuk.

TEKDÜZELEŞMEK

Tekdüze bir duruma gelmek.

DÜZELTİLME

Düzeltilmek işi.

DÜZELEBİLMEK

Düzelme imânı veya olasılığı bulunmak.

DÜZELTTİRME

Düzelttirmek işi.

DÜZELTMECİ

Düzeltmecilik yanlısı, ıslahatçı, reformist. Düzeltmeyi yapan kişi.

  -   -   -  

Anlamında DÜZEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜZEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÜZLETME

Düzeltmek işi.

DÜZELTİ

Düzeltme işi, tashih. Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih.

DOĞRULTMAK

Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek. Yön bulmak. Düzeltmek. Para sağlamak, kazanmak. Yöneltmek.

ÇIKINTI

Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

BUL

Yalnız iki geniş yüzü testere ile düzeltilmiş tahta.

DÜZELTME

Düzeltmek işi, tashih. Düzelti. Daha iyi duruma getirmek için yapılmış olan değişiklik, ıslahat, reform.

ÇUBUKLAMAK

Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.

BİTEVİYELİK

Tekdüzelik.

CUMBALAMAK

Bir parçanın dar kenarındaki testere izi vb. girinti ve çıkıntıları düzeltmek.

DÜZELTMEN

Düzeltici.

BALAST

Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.

DÜZELME

Düzelmek durumu.

AKIŞKANLAŞTIRMA

Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.

DÜZELTİM

Düzeltme işi.

AYARLAMAK

Bir ölçünün doğruluğunu belli bir örneğe göre düzeltmek, doğrulamak. Bir aygıtı belli bir iş yapabilecek duruma getirmek. Kandırmak. Düzenlemek. İşleri birbiriyle çatışmayacak veya zamanında bitirecek bir biçimde düzenlemek.

ÇIKIKÇI

Çıkıkları düzelten kimse.

AYARLI

Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).

DERZ

Duvar taşlarının veya tuğlalarının harçla doldurulup üzerinden mala çekilerek düzeltilen aralığı.

DÜZELTİCİ

Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.

DİYET

İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.