Kelimeler arşivinde; içinde "dönem" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dönem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dönem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dönem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DÖNEMÇİZİT, DÖNEMEÇSİZ
DÖNEMEÇLİ
DÖNEMBEÇ, DÖNEMÖNÜ, DÖNEMSEL, DÖNEMSİZ
DÖNEMEÇ, DÖNEMEK, DÖNEMEZ, DÖNEMLİ
DÖNEM
DÖNEM
Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre.
DÖNEMEÇ
Bir yolun yön değiştirdiği yer, viraj. Bir durum, tutum, davranış ve düşüncedeki aşama.
DÖNEMEÇLİ
Dönemeci olan.
DÖNEMBEÇ
Köşebaşı, yolun kıvrım yeri, viraj.
DÖNEMLİ
devri. -edimler: devri edâlar. Belli zaman aralıklarında eş özellikleri yineleyen olayların genel niteliği.
DÖNEMÖNÜ
Bir cümlenin, birbirine bağlı olup her biri bağımsız bir fikir anlatan iki kısmından ilki, ki DÖNEMSONU (Apodose) denilen son kısmına yol açmış olur. Benden ne istiyorsanız (dönemönü) onu söyleyiniz (dönemsonu) gibi.
DÖNEMEK
Engel olmak. Durulmak (Su): Kaptaki su dönedi.
DÖNEMÇİZİT
(Zaman dizileri) Salınımlı bir dizinin uyum çözümlemesinde kullanılan çizit.
DÖNEMEZ
Kasırga.
DÖNEMSEL
Yineli biçimde olan, yinelenme ile ilgili. Dönemlere bağlı olarak oluşan. Belirli zaman aralıklarıyla yineleyen.
DÖNEMEÇSİZ
Dönemeci olmayan.
DÖNEMSİZ
Belirli bir yinelenme göstermeyen bir dikgenin özelliği. Sönümü baskın geldiği için, yinelenen bir sürücü kuvvet etkisi altInda salınım yapamayan dizgenin özelliği.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÖNEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASURCA
Sami dilleri ailesine giren ve milattan önceki dönemlerde Ön Asya'da kullanılmış olan ölü bir dil. Bu dille yazılmış olan.
BÜTÇE
Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
ÇOCUKLUK
Çocuk olma durumu. İnsan hayatının bebeklikle ergenlik arasındaki dönemi. Çocukça davranış.
BAHAR
İlkbahar. Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar. Baharat. Gençlik dönemi.
DERİNLİK
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.
ARAMİCE
Sami dillerinin batı lehçelerini içine alan ve milattan önceki dönemlerde kullanılmış olan ölü bir dil. Bu dille yazılmış olan.
BİLANÇO
Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem. Girişilen herhangi bir işte, belirli bir süre sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu.
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
ÇİLE
Zahmet, sıkıntı. Yay kirişi. İpek, yün, pamuk vb. her türlü iplik demeti. Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem.
BÜKÜNTÜ
Bükme sonucu oluşan biçim veya iz. Dönemeç, viraj. Bağırsakta olan ağrı.
DALGA
Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
BÜK
Dönemeç. Ovada veya dere kıyısında çalı ve diken topluluğu. Böğürtlen. Akarsu kıyılarındaki verimli tarlalar, büklük.
BÜKLÜM
Kıvrım. Dönemeç, viraj.
ÇOCUK
Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
BEBEKLİK
Bebek olma durumu. Yeni doğan yavrunun yetişkinlerin bakımına sürekli olarak bağımlı olduğu dönem. Bebek gibi davranışlarda bulunma.
CEBELİ
Osmanlı Devleti'nde, savaş sırasında tımar, zeamet sahiplerinin dirlikleri oranına göre yanlarında götürmekle yükümlü bulundukları atlı asker. Aynı dönemde illerdeki atlı inzibat kuvveti.
BAŞLANGIÇ
Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü. Ön söz, giriş, mukaddime.