İçinde DENLİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "denli" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde denli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu denli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında denli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KENDİLİĞİNDENLİK

11 harfli kelimeler

SERPEDENLİK, KUZUGÜDENLİ

10 harfli kelimeler

İĞNEDENLİK

9 harfli kelimeler

BELDENLİK, BİZDENLİK

8 harfli kelimeler

ÖZDENLİK, ERDENLİK, DENLİSOY, DÜDENLİK, ELDENLİK, HEYDENLİ, DENLİLİK

7 harfli kelimeler

LADENLİ, NEDENLİ, GÖDENLİ, MADENLİ

5 harfli kelimeler

DENLİ

Bazı kelimelerin anlamları

DENLİ

"Kadar" anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz. Ağırbaşlı, sözleri ve davranışları ölçülü olan (kimse).

SERPEDENLİK

Kolonya kabı. (Bursa).

LADENLİ

Laden sürülmüş olan.

İĞNEDENLİK

İğnelik.

NEDENLİ

Nedeni olan, sebepli.

DENLİLİK

Denli olma durumu.

KUZUGÜDENLİ

Kırıkkale ilinde, Keskin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ELDENLİK

Salepçilerin üzerine bardak koyup ellerinde taşıdıkları teneke hardaldık.

BELDENLİK

Eteklik.

KENDİLİĞİNDENLİK

Dıştan bir belirleme ile değil, kendi kendine gerçekleşen etkinlik, spontaneizm.

ÖZDENLİK

Özden olma durumu. Varlığı kendinden olma, kendi özüyle var olma durumu.

HEYDENLİ

İriyarı, şişman kişi. Üstübaşı düzensiz, dağınık kişi.

BİZDENLİK

Bizden olma durumu.

DÜDENLİK

Tarıma elverişli olmayan yer.

DENLİSOY

Terbiyeli, saygılı, ölçülü soydan gelen kimse.

ERDENLİK

Kızlık.

  -   -   -  

Anlamında DENLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DENLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KIZLIK

Cinsel ilişkide bulunmamış bayanın durumu, erdenlik, bakirlik, bekâret, bikir. Bir kadının evlenmeden önceki yaşantısıyla ilgili, o döneme özgü. Üvey kız.

KOLAYLAŞTIRMA

Kolaylaştırmak işi. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar, kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini, çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi.

SPONTANEİZM

Kendiliğindenlik.

İĞNELİK

Üzerine iğne saplanan küçük yastık, iğnedenlik, iğne yastığı.

BUNCA

Epey, çok. (bu'nca) Bu kadar, bu denli.

BAKİRELİK

Bakire olma durumu, erdenlik.

DERECE

Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

AŞIRIOYMA

Buzulların yerkabuğunu kimi kesimlerde taban düzeyinin altına inecek denli kazıp oyması.

Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz. "Öyle, o kadar, o denli" vb.nden sonra, kullanıldığı cümleye güç katan bir söz. Özneyi, tümleci güçlendirerek cümlenin temel bölümüne bağlayan bir söz. Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz. İkinci cümledeki yargının birincideki hareketin yapılışı sırasında görülerek şaşıldığını bildiren bir söz. Bir soru cümlesinin sonuna getirildiğinde şüphe veya endişe anlatan bir söz. Bazı kelimelerin sonuna bir ek gibi eklenerek birtakım zarflar, yeni edatlar oluşturan bir söz: Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, sanki gibi. İki cümlede anlatılan durumların uyuşmazlığını bildiren bir söz.

İNNELİK

Uzun karınlı ve ince kanatlı bir çeşit sinek. Turnagagası da denilen bir çeşit ot. İğnedenlik. Çatal iğne.

HERVANİ

Geniş kollu, geniş bedenli bir çeşit cübbe.

ŞUNCA

Epey, çok. (şu'nca) Şu kadar, şu denli.

HERVANİYE

Geniş kollu, geniş bedenli bir çeşit cübbe.

KIBAL

Yüz. Yaradılış, huy. O derece, o denli : Dağa yukarı doğru o kıbal çıktı ki. Değişik ve özel biçim, yol. Biçim (giyim kuşam, görünüş için). Benzer: Şu adamın kıbalı. Durum, tarz, yol.

KADAR

Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

ÖYLE

Onun gibi olan, ona benzer. O yolda, o biçimde, o tarzda. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz. (ö'yle) O denli, o kadar, o derece.

ALGILANAMAZ

Var olan koşullar altında duyu örgenleri ile ayırt edilemeyecek denli belirsiz olan.

AŞIRINÜFUSLANMA

Bir bölge ya da ülkenin, doğal kaynaklarını ve bu kaynakları işleyip değerlendirme olanaklarını aşacak denli kalabalıklaşması.

GÖDENLİ

Çok yiyen, obur. Geniş karınlı: İneğimiz çok gödenliydi.

ONCA

O kadar, o denli. (o'nca) Ona göre, onun düşüncesine göre.