Sonu DENLİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "denli" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu denli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında denli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde denli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KUZUGÜDENLİ

8 harfli kelimeler

HEYDENLİ

7 harfli kelimeler

LADENLİ, NEDENLİ, GÖDENLİ, MADENLİ

5 harfli kelimeler

DENLİ

Bazı kelimelerin anlamları

DENLİ

"Kadar" anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz. Ağırbaşlı, sözleri ve davranışları ölçülü olan (kimse).

NEDENLİ

Nedeni olan, sebepli.

GÖDENLİ

Çok yiyen, obur. Geniş karınlı: İneğimiz çok gödenliydi.

HEYDENLİ

İriyarı, şişman kişi. Üstübaşı düzensiz, dağınık kişi.

MADENLİ

Adana kenti, Aladağ belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Çankırı ilinde, Kurşunlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Hatay şehrinde, Uluçınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Isparta şehri, Gelendost belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya kenti, Seydişehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Rize kenti, Çayeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas kenti, Gedikbaşı nahiyesine bağlı bir bölge. Tokat şehrinde, Doğanyurt bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KUZUGÜDENLİ

Kırıkkale ilinde, Keskin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

LADENLİ

Laden sürülmüş olan.

  -   -   -  

Anlamında DENLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DENLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AŞIRINÜFUSLANMA

Bir bölge ya da ülkenin, doğal kaynaklarını ve bu kaynakları işleyip değerlendirme olanaklarını aşacak denli kalabalıklaşması.

DERECE

Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

BAKİRELİK

Bakire olma durumu, erdenlik.

KIZLIK

Cinsel ilişkide bulunmamış bayanın durumu, erdenlik, bakirlik, bekâret, bikir. Bir kadının evlenmeden önceki yaşantısıyla ilgili, o döneme özgü. Üvey kız.

Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz. "Öyle, o kadar, o denli" vb.nden sonra, kullanıldığı cümleye güç katan bir söz. Özneyi, tümleci güçlendirerek cümlenin temel bölümüne bağlayan bir söz. Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz. İkinci cümledeki yargının birincideki hareketin yapılışı sırasında görülerek şaşıldığını bildiren bir söz. Bir soru cümlesinin sonuna getirildiğinde şüphe veya endişe anlatan bir söz. Bazı kelimelerin sonuna bir ek gibi eklenerek birtakım zarflar, yeni edatlar oluşturan bir söz: Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, sanki gibi. İki cümlede anlatılan durumların uyuşmazlığını bildiren bir söz.

DENLİLİK

Denli olma durumu.

KADAR

Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

ALGILANAMAZ

Var olan koşullar altında duyu örgenleri ile ayırt edilemeyecek denli belirsiz olan.

ONCA

O kadar, o denli. (o'nca) Ona göre, onun düşüncesine göre.

HERVANİ

Geniş kollu, geniş bedenli bir çeşit cübbe.

ÖYLE

Onun gibi olan, ona benzer. O yolda, o biçimde, o tarzda. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz. (ö'yle) O denli, o kadar, o derece.

KOLAYLAŞTIRMA

Kolaylaştırmak işi. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar, kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini, çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi.

İĞNELİK

Üzerine iğne saplanan küçük yastık, iğnedenlik, iğne yastığı.

KIBAL

Yüz. Yaradılış, huy. O derece, o denli : Dağa yukarı doğru o kıbal çıktı ki. Değişik ve özel biçim, yol. Biçim (giyim kuşam, görünüş için). Benzer: Şu adamın kıbalı. Durum, tarz, yol.

SPONTANEİZM

Kendiliğindenlik.

BUNCA

Epey, çok. (bu'nca) Bu kadar, bu denli.

AŞIRIOYMA

Buzulların yerkabuğunu kimi kesimlerde taban düzeyinin altına inecek denli kazıp oyması.

HERVANİYE

Geniş kollu, geniş bedenli bir çeşit cübbe.

İNNELİK

Uzun karınlı ve ince kanatlı bir çeşit sinek. Turnagagası da denilen bir çeşit ot. İğnedenlik. Çatal iğne.

ŞUNCA

Epey, çok. (şu'nca) Şu kadar, şu denli.