Kelimeler arşivinde; içinde "denme" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde denme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu denme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında denme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TİMBİLDENMEK
SESDENMELİK, BÜCÜLDENMEK, GÜMÜRDENMEĞ, GÜMÜRDENMEK, KÖMÜRDENMEK, KÜMÜRDENMEK, MADENMEZARI
TEZEDENMEN, EVİLDENMEK, HERSDENMEK, ÖĞÜRDENMEK
İRDENMEK, ÖDENMEME, İSDENMEK
ÖDENMEK
ÖDENME, DENMEK
DENME
DENME
Denmek işi.
İRDENMEK
Beğenilmemek, hor görülmek.
İSDENMEK
Dilenmek.
EVİLDENMEK
Boşuna zaman geçirmek, az çalışmak. Çocuk kendi kendine söylenmek. Bebek anlamsız konuşmak, mırıldanmak.
HERSDENMEK
Kızmak, öfkelenmek.
KÖMÜRDENMEK
Homurdanmak.
TİMBİLDENMEK
Yürürken iki yana sallanmak.
BÜCÜLDENMEK
Oyalanmak.
GÜMÜRDENMEĞ
Kendi kendine hafif sesle konuşmak, mırıldanmak.
MADENMEZARI
Balıkesir şehri, Sarıbeyler nahiyesine bağlı bir yer.
TEZEDENMEN
Yeniden.
KÜMÜRDENMEK
Yabanıl hayvan bağırmak, homurdanmak: Aslan kümürdendi.
SESDENMELİK
Gerdek gecesi gelini konuşturmak için güveyin verdiği para.
GÜMÜRDENMEK
1.Kendi kendine hafif sesle konuşmak, mırıldanmak. Fısıldaşmak. Homurdanmak.
ÖĞÜRDENMEK
Bir iki aylık çocuk konuşur gibi ses çıkarmak, mırıldanmak.
ÖDENMEME
Tecim belgitlerinin (ödek, borç belgiti) ilgilisince önelinde ödenmemesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DENME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LEB
"Daha söze başlanırken ne denmek istenildiğini çabucak anlamak" anlamındaki leb demeden leblebiyi anlamak deyiminde geçen bir söz.
HACZETMEK
Bir alacağın ödenmesi için borçlunun geçim ve mesleğinde gerekli olan şeyler dışında kalan para, aylık veya malına icra dairesi el koymak.
ÖDENİŞ
Ödenme işi.
HACİZ
Bir alacağın ödenmesi için borçlunun parasına, aylığına veya malına icra dairesi tarafından el konulması.
GÜMRÜKSÜZ
Gümrük vergisi ödenmesi gerekmeyen. Gümrük vergisi ödenmemiş, kaçak.
ÖDEMELİ
Değeri ödendikten sonra alıcıya verilecek olan. Karşı tarafça ödenmek şartıyla edilen (telefon) veya çekilen (telgraf). Değeri ödendikten sonra alıcıya verilmek şartıyla.
KAMBİYO
İki ayrı ülke parasının birbiriyle değiştirilmesi. Bu işlemin yapıldığı yer. Herhangi bir yerdeki bir alacağın tahsili, bir borcun ödenmesi veya bir yerden toplanan para ve para yerine geçen taşınabilir değerlerin başka bir yere aktarılması için yapılmış olan işlemin bedeli.
DOLANIM
Tedavül, sirkülasyon, dolaşım. Mal veya paranın elden ele dolaşması, dolaşım, sirkülasyon, para dolaşımı. Alışveriş ve hizmet karşılığının ödenmesini sağlamak üzere paranın el değiştirmesi, dolaşım, tedavül, sirkülasyon. Para ve para yerine geçen bono, senet vb.nin geçerli olması, sürümde bulunması, dolaşım, sirkülasyon.
ÖDENME
Ödenmek işi.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
KAÇAK
Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı. Yasaca yapılması yasak olan veya yapılması için gerekli izin alınmayan. Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan veya bir yerden çıkarılan. Gizlice kaçırılmış olan mal veya madde. Av sırasında vurulamayan kuş. Bağlı bulunduğu yerden veya yasadan kaçan, uzaklaşan. Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice.
ORDİNO
Bir poliçenin arkasına ciro edildiği kişiye ödenmesi için yazılan havale emri. Tüccarın malını gümrükten çekebilmesi için vapur kumpanyasından yük konşimentosuna karşılık verilen havale. Denizcilik işletmelerinde gemi adamlarını gemilere atama belgesi.
LEHTAR
Yandaş, taraftar. Senet metninde, senet bedelinin kendisine ödenmesi yazılı olan kişi.
AMORTİSMAN
Yıpranma payı. Faizin işlemesine son vermek için bir tahvilin birden ödenmesi.
MUACCEL
Acele olunmuş. Peşin, hemen ödenmesi gereken.
PROTESTO
Bir davranışı, bir düşünceyi, bir uygulamayı haksız, yersiz, gereksiz bularak karşı çıkma, kabul etmeme. Değerli evrak niteliğindeki borç senedinin ödenmemesi durumunda, özel bir biçime bağlı ve belli hukuki sonuçlar doğuran bildirim. Herhangi bir davranışın haksız, yersiz, gereksiz görülerek onaylanmadığını bildiren resmî açıklama.
BORÇ
Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe.
EPEY
Az denmeyecek kadar, oldukça, hayli, epeyi, epeyce, epeyice.
AVİSTO
Ödenmesi gereken poliçelere yazılan ve "görüldüğünde" anlamına gelen bir terim.
GÜMRÜKLÜ
Gümrük vergisi ödenmesi gerekli olan. Gümrük vergisi ödenmiş olan.