Kelimeler arşivinde; içinde "cul" olan, toplam 353 tane kelime bulunuyor. İçerisinde cul bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu cul ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında cul olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KONFEKSİYONCULUK, DESULFOTOMACULUM
KOLEKSİYONCULUK, TELEVİZYONCULUK
GECEKONDUCULUK, DRACUNCULOİDEA
AKVARYUMCULUK, BAŞDEKORCULUK, DEDİKODUCULUK, PANSİYONCULUK, PANTOLONCULUK, REVİZYONCULUK, TURUNCULAŞMAK, UYUŞTURUCULUK, VOLEYBOLCULUK, BİRDUYUMCULUK, DRACUNCULİDAE, KOMİSYONCULUK, LAHMACUNCULUK, MADALYONCULUK, NEOTROMBİCULA, SAKSAFONCULUK, TROMBİCULİDAE
ANTREPOCULUK, BAŞOYUNCULUK, BUTAFORCULUK, ÇAPAÇULCULUK, ÇİMENTOCULUK, DOKUZUNCULUK, FOLKLORCULUK, HENTBOLCULUK, İSPİYONCULUK, KAMBİYOCULUK, KAPAROZCULUK, PİYANGOCULUK, RANDEVUCULUK, SENARYOCULUK, STATÜKOCULUK, TELEFONCULUK, TİYATROCULUK, TURUNCULAŞMA, TUTUCULAŞMAK, ARABULUCULUK, BEYZBOLCULUK, BİLARDOCULUK, DOĞURTUCULUK, EFLATUNCULUK, EUTROMBİCULA, İSPİRTOCULUK, MUZCULGİLLER, PEDİCULOİDES, TOPLUMCULLUK
ABAJURCULUK, ANAFORCULUK, ARİSTOCULUK, BASTONCULUK, BONBONCULUK, BOZGUNCULUK, BULGURCULUK, DOKUYUCULUK, DOYURUCULUK, DÜELLOCULUK, FAYTONCULUK, FUTBOLCULUK, GAZİNOCULUK, GONDOLCULUK, GOYGOYCULUK, KALBURCULUK, KAMYONCULUK, KARPUZCULUK, KOMPLOCULUK, KORUYUCULUK, KOVBOYCULUK, KURŞUNCULUK, MEFHUMCULUK, OLUŞUMCULUK, PATRONCULUK, PAVYONCULUK, PİYANOCULUK, REFORMCULUK, SAVUNUCULUK, SOYGUNCULUK, Devamını Oku »»
AFSUNCULUK, BAVULCULUK, BETONCULUK, DAVULCULUK, DEKORCULUK, DOĞRUCULUK, DUYUMCULUK, EGZOZCULUK, GAZOZCULUK, JETONCULUK, KABLOCULUK, KADROCULUK, KANTOCULUK, KANUNCULUK, KARGOCULUK, KOPUZCULUK, KOYUNCULUK, KRİKOCULUK, KURGUCULUK, KUŞKUCULUK, KUYUMCULUK, LİMONCULUK, MACUNCULUK, MOTORCULUK, OKUYUCULUK, ONGUNCULUK, RADYOCULUK, RODEOCULUK, SABUNCULUK, TOHUMCULUK, Devamını Oku »»
ATOMCULUK, BORUCULUK, BULUCULUK, DEPOCULUK, EBRUCULUK, KORUCULUK, KOŞUCULUK, KURUCULUK, KUTUCULUK, KUYUCULUK, MAYOCULUK, ODUNCULUK, OLGUCULUK, ONCULAYIN, ONUNCULUK, OYUNCULUK, PİKOCULUK, REPOCULUK, SAGUCULUK, SPORCULUK, SUNUCULUK, TUTUCULUK, UCUZCULUK, UYKUCULUK, VURUCULUK, ANCULAMAK, BURUCULUK, CUCULAMAK, CULFABAŞI, CULİCİDAE, Devamını Oku »»
BUZCULUK, KOLCULUK, KOVCULUK, KUMCULUK, MAOCULUK, ORGCULUK, PULCULUK, SOLCULUK, TUZCULUK, UÇUCULUK, YOLCULUK, YOSUNCUL, BUNCULAH, BURCULUK, CONCULAZ, CONCULUS, CULANMAK, CULFALIK, CULİCİNİ, CULİSETA, CULLAMAK, CULUMBUZ, CULUNGUR, CUMCULAK, CUMCULUH, CUMCULUK, CUNCULUS, ÇOĞULCUL, GOLCULUH, GOVCULUK, Devamını Oku »»
ODUNCUL, OYCULUK, SUCULUK, UNCULUK, BONCULU, CINCULA, CUCULUH, CULAÇAN, CULAMAH, CULAMAK, CULARĞA, CULBANT, CULUBUK, CULUKLU, CULUYLU, CUMCULA, KURTCUL, OLUMCUL, OMCULAR, ONCULAH, SUCULAR, TUZCULU, UMCULAR, UNCULAR, UVCULUK
KUMCUL, SONCUL, TUZCUL, CULBAN, CULBAT, CULBUR, CULCUL, CULDUP, CULDUR, CULDUZ, CULHUR, CULLAP, CULLUH, CULLUK, CULVAN, ÇOCULU, HACULA, NUCULA
SUCUL, CUCUL, CULAF, CULAK, CULAP, CULAV, CULFA, CULHA, CULKU, CULLA, CULLE, CULUF, CULUĞ, CULUH, CULUK, CULUL, CULUM, CULUP, CULUZ, ÇUCUL, HUCUL
ACUL, CULA, CULH, CULK, CULP, CULU
CUL
CUL
Kıldan örülmüş çul, örtü. Eski kilim. Mısır destelerinden oluşan küçük öbek.
PANSİYONCULUK
Pansiyon sahibi olma durumu. Pansiyon işletme işi.
AKVARYUMCULUK
Akvaryumcunun yaptığı iş.
UYUŞTURUCULUK
Uyuşturucu olma durumu.
DESULFOTOMACULUM
Gram negatif, hareketli, zorunlu anaerobik, hücre çapından büyük endospor oluşturan, çubuk biçiminde bakteri.
PANTOLONCULUK
Pantoloncunun işi.
TURUNCULAŞMAK
Turuncu bir renge girmek.
TELEVİZYONCULUK
Televizyon yapma, onarma veya satma işi. Televizyoncunun yaptığı iş.
KOLEKSİYONCULUK
Koleksiyoncunun yaptığı iş, derlemcilik.
BAŞDEKORCULUK
Başdekorcu olma durumu. Başdekorcunun yaptığı iş.
REVİZYONCULUK
Bir öğretinin, bir anayasanın, bir antlaşmanın yeniden gözden geçirilmesi için savaşan kimse veya yeniden gözden geçirmeyi gerektiren görüş, revizyonizm.
DRACUNCULOİDEA
Nematodların Camallanina alt takımında bulunan üst ailesi. Bu ailede bulunan türler az gelişmiş bir ağız boşluğuna, rudimenter bir yemek borusuna ve bağırsaklara sahiptir.
GECEKONDUCULUK
Gecekonducu olma durumu, konduculuk. Gecekonducunun yaptığı iş, konduculuk.
DEDİKODUCULUK
Dedikoducu olma durumu, kovculuk, gıybetçilik, dilleklik.
KONFEKSİYONCULUK
Konfeksiyoncunun yaptığı iş.
VOLEYBOLCULUK
Voleybolcu olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde CUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTINTOP
Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).
AVARYA
Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.
ARABOZANLIK
Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.
AKTAVŞAN
Bir cins iri çöl sıçanı (Jaculus).
BARAJ
Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
BALDIRAN
Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen zehirli bitkilerin ortak adı, ağı otu, baldırgan (Conium maculatum). Bu bitkiden çıkarılan zehir, baldırgan.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AYIKULAĞI
Bir tür çuha çiçeği (Primula auricula).
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
ANOFEL
Sıtma mikrobunu aşılayan bir tür sivrisinek (Anopheles maculipennis).
AĞITÇILIK
Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.
AVLAMA
Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.
AĞARTMAK
Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.
ANLATIMCILIK
Dışa vurumculuk.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
BAMYA
Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.
BACAKLIK
Özellikle hokey oyuncularının dizlerine taktıkları deriden yapılmış koruyucu.