İçinde BOĞU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "boğu" olan, toplam 54 tane kelime bulunuyor. İçerisinde boğu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu boğu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında boğu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

RANVİERBOĞUMLARI

15 harfli kelimeler

BOĞUKLAŞABİLMEK, BOĞUMLANABİLMEK

14 harfli kelimeler

BOĞUKLAŞABİLME, BOĞUKLAŞTIRMAK, BOĞUMLANABİLME

13 harfli kelimeler

BOĞUKLAŞTIRMA

12 harfli kelimeler

BOĞULUVERMEK, BOĞULABİLMEK, BOĞUŞABİLMEK

11 harfli kelimeler

BOĞUMLANMAK, BOĞULUVERME, BOĞULAJEYIH, BOĞULABİLME, BOĞUŞABİLME, ALTIBOĞUMLU, BOĞUKLAŞMAK

10 harfli kelimeler

YARANBOĞUŞ, BOĞUMLANIŞ, BOĞUVERMEK, BOĞUKLAŞMA, BOĞUŞULMAK, BOĞUMLAMAK, BOĞUMLANMA

9 harfli kelimeler

KIRKBOĞUM, BOĞUVERME, BOĞUMLAMA, BOĞUSAMAK, BOĞURTLAK, BOĞUŞULMA, BOĞULAMAK

8 harfli kelimeler

BOĞULMAK, SUBOĞUĞU, BOĞUŞMAK, BOĞUNMAK, BOĞURDAK, BOĞURMAK, BOĞURSAK

7 harfli kelimeler

BOĞUMLU, BOĞUZLİ, BOĞULMA, BOĞUŞMA, BOĞUSAK, BOĞUNAK, TOSBOĞU, BOĞULUŞ, BOĞUNUK, BOĞUNTU

6 harfli kelimeler

BOĞUNÇ

5 harfli kelimeler

BOĞUK, BOĞUZ, BOĞUM, BOĞUN

4 harfli kelimeler

BOĞU

Bazı kelimelerin anlamları

BOĞU

Deste, demet, tutam. Sofrabezi. Nişanlı kız tarafından erkeğe gönderilen hediye bohçası. Buhar, buğu.

BOĞUKLAŞABİLMEK

Boğuklaşma olasılığı bulunmak.

BOĞUKLAŞTIRMA

Boğuklaştırmak işi.

BOĞULAJEYIH

Boğulacağız.

BOĞULABİLMEK

Boğulma olasılığı bulunmak.

BOĞULABİLME

Boğulabilmek işi.

BOĞUŞABİLMEK

Boğuşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOĞUMLANMAK

Boğum oluşmak, boğum boğum olmak. Bir ses çıkarmak için ses yolunun herhangi bir yerinde daralma veya kapanma olmak.

BOĞULUVERMEK

Çabucak veya ansızın boğulmak.

BOĞUŞABİLME

Boğuşabilmek işi.

BOĞUMLANABİLME

Boğumlanabilmek işi.

BOĞUKLAŞTIRMAK

Boğuklaşmasına sebep olmak.

BOĞULUVERME

Boğuluvermek işi.

BOĞUMLANABİLMEK

Boğumlanma olasılığı bulunmak.

BOĞUKLAŞABİLME

Boğuklaşabilmek işi.

RANVİERBOĞUMLARI

Aksonu kuşatan ve az kalınlaşma gösteren miyelinin, yaklaşık 1 mm aralıklarla oluşan boğumlanma yerleri, segmentum internodale.

  -   -   -  

Anlamında BOĞU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BOĞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOĞUŞMA

Boğuşmak işi.

BOĞUNUK

Kısık, boğuk. Sıkıntılı, kapalı, donuk.

BOĞUMLAMA

Boğumlamak işi.

DALAŞMAK

Köpekler boğuşup birbirini ısırmak. Ağız kavgası etmek.

DAMAKSILLAŞTIRMAK

Bir fonemin boğumlanma noktasını sert damağa doğru kaydırmak.

BOĞUMLANMA

Boğumlanmak işi. Ciğerlerden gelen havanın, ağız ve burundaki çeşitli nokta ve bölgelerde engellemeye uğrayarak ses olarak çıkması, telaffuz, artikülasyon.

ARTİKÜLASYON

Boğumlanma.

BOĞULMA

Boğulmak işi.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

BOĞUMLAMAK

Boğum durumuna getirmek.

BOĞUŞULMAK

Boğuşma işi yapılmak.

BOĞMAK

Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

BOĞUM

Boğulmuş, sıkılmış yer. İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer. Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü.

DAMAKSI

Boğumlanma noktası damakta bulunan (ses).

BOĞUMLU

Boğumu olan.

BOĞUKLAŞMAK

Ses boğuk duruma gelmek, kısıklaşmak.

ÇIKAK

Çıkılacak yer, çıkıt, mahreç. Boğumlanma noktası.

BOĞUŞULMA

Boğuşulmak işi.

ÇÖZÜLME

Çözülmek işi. Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması. Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi. Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu.