BOĞU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "boğu" olan, toplam 48 adet kelime bulunmaktadır. boğu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu boğu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde boğu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

BOĞUKLAŞABİLMEK, BOĞUMLANABİLMEK

14 harfli kelimeler

BOĞUKLAŞABİLME, BOĞUKLAŞTIRMAK, BOĞUMLANABİLME

13 harfli kelimeler

BOĞUKLAŞTIRMA

12 harfli kelimeler

BOĞULUVERMEK, BOĞUŞABİLMEK, BOĞULABİLMEK

11 harfli kelimeler

BOĞUMLANMAK, BOĞULUVERME, BOĞUŞABİLME, BOĞULAJEYIH, BOĞULABİLME, BOĞUKLAŞMAK

10 harfli kelimeler

BOĞUMLAMAK, BOĞUMLANIŞ, BOĞUVERMEK, BOĞUMLANMA, BOĞUŞULMAK, BOĞUKLAŞMA

9 harfli kelimeler

BOĞUSAMAK, BOĞURTLAK, BOĞUMLAMA, BOĞUŞULMA, BOĞUVERME, BOĞULAMAK

8 harfli kelimeler

BOĞUŞMAK, BOĞULMAK, BOĞUNMAK, BOĞURDAK, BOĞURMAK, BOĞURSAK

7 harfli kelimeler

BOĞUŞMA, BOĞUSAK, BOĞUZLİ, BOĞUNUK, BOĞUNTU, BOĞUNAK, BOĞUMLU, BOĞULUŞ, BOĞULMA

6 harfli kelimeler

BOĞUNÇ

5 harfli kelimeler

BOĞUN, BOĞUM, BOĞUK, BOĞUZ

4 harfli kelimeler

BOĞU

Bazı kelimelerin anlamları

BOĞU

Deste, demet, tutam. Sofrabezi. Nişanlı kız tarafından erkeğe gönderilen hediye bohçası. Buhar, buğu.

BOĞULUVERME

Boğuluvermek işi.

BOĞUŞABİLMEK

Boğuşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOĞUMLANMAK

Boğum oluşmak, boğum boğum olmak. Bir ses çıkarmak için ses yolunun herhangi bir yerinde daralma veya kapanma olmak.

BOĞUŞABİLME

Boğuşabilmek işi.

BOĞUKLAŞABİLMEK

Boğuklaşma olasılığı bulunmak.

BOĞUKLAŞTIRMAK

Boğuklaşmasına sebep olmak.

BOĞUMLANABİLMEK

Boğumlanma olasılığı bulunmak.

BOĞULAJEYIH

Boğulacağız.

BOĞULABİLMEK

Boğulma olasılığı bulunmak.

BOĞUMLANABİLME

Boğumlanabilmek işi.

BOĞUKLAŞABİLME

Boğuklaşabilmek işi.

BOĞUKLAŞMAK

Ses boğuk duruma gelmek, kısıklaşmak.

BOĞULUVERMEK

Çabucak veya ansızın boğulmak.

BOĞULABİLME

Boğulabilmek işi.

BOĞUKLAŞTIRMA

Boğuklaştırmak işi.

  -   -   -  

Anlamında BOĞU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BOĞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOĞUMLAMAK

Boğum durumuna getirmek.

BOĞMAK

Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

BOĞUMLAMA

Boğumlamak işi.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

BOĞUM

Boğulmuş, sıkılmış yer. İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer. Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü.

BOĞUMLU

Boğumu olan.

ÇIKAK

Çıkılacak yer, çıkıt, mahreç. Boğumlanma noktası.

ÇÖZÜLME

Çözülmek işi. Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması. Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi. Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu.

DİL

Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.

BOĞUŞULMAK

Boğuşma işi yapılmak.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

BOĞUNUK

Kısık, boğuk. Sıkıntılı, kapalı, donuk.

ARTİKÜLASYON

Boğumlanma.

DAMAKSI

Boğumlanma noktası damakta bulunan (ses).

BOĞUŞMA

Boğuşmak işi.

BOĞUMLANMA

Boğumlanmak işi. Ciğerlerden gelen havanın, ağız ve burundaki çeşitli nokta ve bölgelerde engellemeye uğrayarak ses olarak çıkması, telaffuz, artikülasyon.

BOĞULMA

Boğulmak işi.

BOĞUŞULMA

Boğuşulmak işi.

DALAŞMAK

Köpekler boğuşup birbirini ısırmak. Ağız kavgası etmek.

DAMAKSILLAŞTIRMAK

Bir fonemin boğumlanma noktasını sert damağa doğru kaydırmak.