İçinde BİÇİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "biçi" olan, toplam 87 tane kelime bulunuyor. İçerisinde biçi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu biçi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında biçi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BİÇİMSİZLEŞTİRMEK, BİÇİMLENDİREBİLME, BİÇİMSİZLEŞEBİLME, BİÇİMSELLEŞTİRMEK

16 harfli kelimeler

BİÇİMSİZLEŞTİRME, HAYVANBİÇİMCİLİK, BİÇİMLENDİRİLMEK, BİÇİMSELLEŞTİRME

15 harfli kelimeler

BİÇİMLENİVERMEK, BİÇİMLENEBİLMEK, İNSANBİÇİMCİLİK, BİÇİMLENDİRİLME

14 harfli kelimeler

BİÇİMLENDİRMEK, BİÇİMLENİVERME, BİÇİMSİZLEŞMEK, BİÇİMLENEBİLME, AYRIBİÇİMLENME

13 harfli kelimeler

BİÇİMLEŞTİRME, BİÇİMLENDİRME, BİÇİMSİZLEŞME, BİÇİMLENDİRİŞ, TEKBİÇİMLİLİK, BİRBİÇİMLİLİK

12 harfli kelimeler

BİÇİNÇİZILKI, BİÇİLEBİLMEK, BİÇİMBİLGİSİ, İÇDEĞERBİÇİM, YALANBİÇİMLİ, EŞBİÇİMCİLİK, EŞBİÇİMLİLİK

11 harfli kelimeler

YARIBİÇİMLİ, BİÇİMSELLİK, BİÇİLEBİLME, BİÇİMSİZLİK, BİÇİMLENMEK, BİÇİMLEYİCİ, BİÇİMBOZUMU

10 harfli kelimeler

BİÇİMLENME, BİÇİMLİLİK, BİÇİMSİZCE, ÖRNEKBİÇİM, BİÇİMLEŞME, BİÇİMCİLİK, BİÇİMLENİM, BİÇİMLENİŞ, BİÇİMLEMEK, BİÇİMDICAK, BİÇİVERMEK, BİRBİÇİMLİ

9 harfli kelimeler

HAÇBİÇİMİ, EŞBİÇİMLİ, BİÇİVERME, ÇİFTBİÇİK, YERBİÇİMİ, BİÇİMLEME, AYRIBİÇİM

8 harfli kelimeler

BİÇİRGAN, KONBİÇİM, BİÇİKSEL, BİÇİLGEN, OTBİÇİMİ, BİÇİMDİK, BİÇİRGEN, TEKBİÇİM, BİÇİNMEK, BİÇİNLİK, BİÇİMSEL, BİÇİLMEK, BİÇİMLİK, BİÇİMSİZ

7 harfli kelimeler

ÖZBİÇİM, BİÇİMLİ, BİÇİNÇİ, BİÇİMCİ, BİÇİLME, BİÇİLİŞ, BİÇİMCE, BİÇİNTİ, BİÇİNGİ, BİÇİNGI

6 harfli kelimeler

KEBİÇİ

5 harfli kelimeler

BİÇİŞ, BİÇİK, BİÇİT, BİÇİM, BİÇİN

4 harfli kelimeler

BİÇİ

Bazı kelimelerin anlamları

BİÇİ

Erkek çocuk.

BİÇİMLENEBİLMEK

Biçimlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BİÇİMSELLEŞTİRMEK

Biçimsel duruma getirmek. Bir kuramı biçimsel bir kurama dönüştürmek.

BİÇİMSİZLEŞEBİLME

Biçimsizleşebilmek işi.

BİÇİMSİZLEŞMEK

Biçimsiz duruma gelmek, biçimi bozulmak.

HAYVANBİÇİMCİLİK

İnsan davranışını, onun altındaki düzeylerde bulunan yaratıklara özgü olan kavramlarla betimleyip yorumlayan ve insanı hayvanlardan ayırt eden nitelik ve özelliklerin varlığını yadsıyan görüş.

BİÇİMLENDİREBİLME

Biçimlendirebilmek işi.

BİÇİMSELLEŞTİRME

Biçimselleştirmek işi.

BİÇİMLENDİRİLME

Biçimlendirilmek işi, şekillendirilme.

İNSANBİÇİMCİLİK

Yüce varlıkları ve tanrıları insan biçiminde tasarımlayan; insana benzer yetenek, tutum ve davranışlarla niteleyen görüş. İnsansal olmayan nesnelerde, özellikle Tanrılarda, insan özellikleri görme biçimindeki görüş. bk. doğaya tapma. İnsanlara özgü olan özellikleri tanrılara, hayvanlara ve cansız nesnelere verme. İnsanın özelliklerini Tanrı'ya (tanrılara), doğanın dış güçlerine ve benzerleri aktararak bunları insan biçiminde tasarlayan görüş. İnsana ait özelliklerin insan dışındaki varlıklara yüklenmesi durumu, antropomorfizm.

BİÇİMSİZLEŞTİRMEK

Biçimsiz duruma getirmek, biçimini bozmak.

BİÇİMLENİVERME

Biçimlenivermek işi.

BİÇİMLENDİRMEK

Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.

BİÇİMLENDİRİLMEK

Bir şeye biçim verilmek, şekillendirilmek.

BİÇİMSİZLEŞTİRME

Biçimsizleştirmek işi.

BİÇİMLENİVERMEK

Çabucak biçimlenmek.

  -   -   -  

Anlamında BİÇİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİÇİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABES

Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.

AĞIRCA

Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.

ADAMCA

İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

AĞIRŞAKLANMAK

Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

AGİTATO

Canlı ve coşkulu bir biçimde (çalınmak).

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

ADACYO

Yavaş, ağır bir biçimde çalınan beste.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AĞIZLI

Ağzı herhangi bir biçimde olan.

AFFETTUOSO

Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AĞIRCANLILIK

Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.