İçinde BİRE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bire" olan, toplam 73 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bire bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bire ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bire olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BİREYSELLEŞTİRMEK

16 harfli kelimeler

BİREYSELLEŞTİRME

15 harfli kelimeler

BİREYLEŞEBİLMEK, LABİRENTODONLAR

14 harfli kelimeler

BİREYSELLEŞMEK, BİREYLEŞEBİLME, BİREYLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

BİREYCİLLEŞME, BİREYSELLEŞME, BİREYLEŞTİRME

11 harfli kelimeler

IŞILBİREŞİM, BİREYSELLİK

10 harfli kelimeler

BİREYLEŞME, BİREMLEMEK, BİREŞİMSEL, BİREYCİLİK, BİRDENBİRE

9 harfli kelimeler

BİREYÜSTÜ, BİREŞİMLİ, BİREYOLUŞ, YEBİREMEK

8 harfli kelimeler

BİREYİCE, BİRENARI, BİREMEDİ, BİREYCEM, ZEMBİREK, BİRELLEŞ, BİREKMEK, BİREZCÜK, BİREZDEN, HABİREHA, LABİRENT, BİREYSEL, BİREYLİK, TEDBİREN

7 harfli kelimeler

BİREZİM, HAABİRE, BİREYİZ, OBİRERİ, ÖZBİREY, BİREŞİK, BİRECİK, BİRECEM, BİREYDİ, BİREBİR, BİREDİN, BİREYCİ, BİRELLİ, BİREŞİM, BİRERLİ, BİREŞEÇ, BİREYCE

6 harfli kelimeler

SABİRE, CEBİRE, KEBİRE, İBİRET, HUBİRE, HEBİRE, GEBİRE, HABİRE, CİBİRE, BİREDİ, BİREGÜ, BİREĞİ, BİREYİ

5 harfli kelimeler

EBİRE, BİREZ, BİREH, BİREY, BİREM, BİREN, BİRER

4 harfli kelimeler

BİRE

Bazı kelimelerin anlamları

BİRE

Epeyce, iyice, usule uygun şekilde. Birer. Oğlan. Nisan. Bira. Pire. Bire!, Bireh!. Takke. (Cihangazi Bozüyük Bilecik). Hey! ey! be! aman!.

BİREYSELLEŞTİRMEK

Bir şeyi ayrı olarak, bireysel olarak göz önüne almak.

BİREYSELLİK

Birey olma olgusu. Bir kişiyi benzerlerinden ayıran özelliklerin bütünü, ferdiyet.

BİREŞİMSEL

Doğal kaynaklardan doğrudan sağlanmamış, daha yalın yapılı bileşiklerden kimi tepkimelerle türetilmiş olan (özdek).

BİREMLEMEK

Bir araya getirmek, toplamak.

BİREYLEŞTİRMEK

Bireye özgü kılmak, başkalarından ayırmak.

BİREYLEŞME

Türle ilgili bir örnek olarak bireyde gerçekleşmesi. Bütünün parçalarından birisinin gelişerek belirgin ve bağımsız bir duruma gelmesi. Bağımsız kişiliğe varan gelişme süreci.

BİREYLEŞEBİLME

Bireyleşebilmek işi.

BİREYSELLEŞTİRME

Bireysel duruma getirme. İnsanların doğal, toplumsal ve tarihsel gelişmesinden kendine özgü olan şeylerin, özelliklerin, bireysel olanın çekilip çıkarılması. Ancak ortaklaşa ve genel olarak var olan şeyi bireylere uygulama ve yayma.

BİREYLEŞEBİLMEK

Bireyleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BİREYLEŞTİRME

Bireyleştirmek işi. ferdileştirme (bk. bireyselleştirme).

LABİRENTODONLAR

(Labyrinthodonta), takımına giren ve karboniferde yaşayıp bugün soyu tükenmiş olan türleri kapsayan bir bölüm İri, yassı başlı, ağır vücutlu, semendere benzeyen hayvanlardı. İki yaşamlılardan (Amphibia) sınıfının, zırhlı başlılar (Stegocephali) takımından, eski devirlerde yaşamış ve bugün soyu tükenmiş, iri, yassı başlı, semendere benzeyen hayvanlar.

IŞILBİREŞİM

Işık etkisiyle yapılan bireşim. Bitkilerde su ve karbondioksitin, ışık etkisi ve klorofil aracılığıyla daha karmaşık moleküllere dönüştürülebildiği doğal süreç.

BİREYSELLEŞMEK

Bireye özgü bir duruma gelmek.

BİREYSELLEŞME

Bireyselleşmek işi.

BİREYCİLLEŞME

Bireyleri belli toplumsal kümelere bağlayan bağların zayıflaması ya da ortadan kalkması.

  -   -   -  

Anlamında BİRE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

BEKLENTİ

Gerçekleşmesi beklenen şey. Bireyin belli şart ve durumların alacağı biçimler veya kendisinden beklenenler konusundaki öngörüsü.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

AY

Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.

BAĞLAÇ

Eş görevli kelimeleri veya önermeleri birbirine bağlayan kelime türü, rabıt, rabıt edatı: Ve, ya, veya, ya da birer bağlaçtır.

BİREYSEL

Bireyle ilgili olan, bireye özgü olan, ferdî.

BİREŞİMLİ

Bireşim yolu ile elde edilen, sentetik.

BİREYLİK

Bir kimseyi dış gözlemciler gözünde benzersiz, tek kılan özellikler veya bunların tek biçimi. Bireyi benzerlerinden ayıran niteliklerin bütünü.

BADEMCİK

Boğazın iki yanında birer tane bulunan, badem biçimindeki organ.

AYIKLANMA

Ayıklanmak işi. Yaşayan varlıklarda ortamın şartlarına en iyi uyan türlerin veya bireylerin üreyip kalması, uyamayanların yok olması, ıstıfa, seleksiyon.

BASTIRMAK

Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.

ATLETİZM

Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.

BAĞIRDAK

Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.

BEKLENMEDİK

Beklenmeyen, umulmayan. Birdenbire, ansızın olan.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

ALTYAPI

Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.

BADİRE

Birdenbire ortaya çıkan tehlikeli durum.

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

BİREYCİLİK

Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün veya daha önemli sayan öğreti, tutum veya politikaların genel adı, ferdiyetçilik, individüalizm. Bütüne, genele değil de bireye, tek olana üstünlük tanıyan görüş, ferdiyetçilik, individüalizm.

BİREYCİ

Kişi haklarını savunan (kimse), individüalist. Bireycilikten yana olan, ferdiyetçi, individüalist.