İçinde BANK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bank" olan, toplam 38 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bank bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bank ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bank olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

BANKERZEDELİK

11 harfli kelimeler

YABANKEÇİSİ, ARABANKÜRDİ, SABANKILICI, BALABANKORU, ÇOBANKAZANI

10 harfli kelimeler

BANKAMATİK, BANKERZEDE, BANKACILIK, SABANKIRAN

9 harfli kelimeler

ÇOBANKAYA, BANKERLİK, TAKASBANK, SABANKAYA, BANKIRMAK, ŞABANKADI, YABANKAZI

8 harfli kelimeler

ÇIBANKÖY, KABANKUÇ, ÇOBANKÖY, ŞABANKÖY, TABANKÖY, TUMBANKİ

7 harfli kelimeler

GÜLBANK, BANKNOT, BASBANK, BANKACI

6 harfli kelimeler

BANKIR, BANKOR, BANKIŞ, BANKIÇ, BANKİZ, BANKET, BANKER

Bazı kelimelerin anlamları

BANK

Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.

ÇOBANKAYA

Afyon şehri, Şuhut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Bolu şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çorum ilinde, Kargı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Konya kenti, Ilgın ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

BANKACILIK

Bankada yapılmış olan işlemlerin tümü. Bankacının yaptığı iş.

SABANKAYA

Sicimden örülmüş, taş atmaya yarayan bir çeşit çocuk oyuncağı. Taş fırlatmaya yarayan bir çocuk oyuncağı. Sabankaya örme ipten yapılır. Orta kısmı içine taş yerleştirmek amacıyla genişçe yapılmıştır. Bir m. kadar uzunluğu olan sabankaya, iki ucu birden elle tutularak havada çevrilir. Sonra uçlardan biri, birdenbire bırakılarak sabankayanın orta kısmına konulmuş olan taşın istenilen yere atılması sağlanır. (Beyceli Fatsa ,Anaç Perşembe Ordu).

BANKERLİK

Banker olma durumu. Bankerin yaptığı iş.

BANKIRMAK

Böğürmek. Bağırmak, bağrışmak: Şunlara söyle orada bankırmasınlar.

SABANKILICI

Sabanda, ökçeyi ok'a bağlamağa yarayan yassı küçük tahta parçası. (Akçaşar Yalvaç Isparta; Merzifon Amasya).

ARABANKÜRDİ

Klasik Türk müziğinde az kullanılmış birleşik bir makam.

BANKAMATİK

Bankaların para işlemlerini günün her saatinde otomatik olarak yapan makine.

BALABANKORU

Edirne ilinde, Hamidiye bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇOBANKAZANI

Şırnak ilinde, Fındık bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

TAKASBANK

Borsada işlem gören senetlerin saklanması ve senetlerin fiziki dolaşımı olmaksızın işlemlerin düzgün olarak işlemesi amacıyla oluşturulan kurum.

SABANKIRAN

Kayışkıran.

YABANKEÇİSİ

Geyik.

BANKERZEDE

Banker ile olan iş ilişkilerinde zarara uğrayan kimse.

BANKERZEDELİK

Bankerzede olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında BANK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BANK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EFEKTİF

Bankacılıkta nakit para. Banknot ve metal para. Merkez Bankası tarafından alım satımı yapılmış olan ve Türk lirası olarak kurları belirlenen yabancı ülke parası.

BUZLA

Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşan buz alanı, bankiz, aysfilt.

KALAMAZO

Banka, ticarethane vb. yerlerde kullanılan ve cilt kapakları özel bir düzen ve anahtarla gevşetilip sıkıştırılabilen defter.

İŞLETME

İşletmek işi. İş yeri. Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık vb. iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum. Bir kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi.

BANKACI

Bankacılık işlemleri ile uğraşan veya bankada görevli kimse.

ÇEK

Bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka hesabından ödenen yazılı belge. Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse.

DÖVİZZEDE

Bankalara dövizle borçlanıp borcunu ödeyemeyerek edindiği malı yok pahasına elinden çıkarmak zorunda kalan kimse.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

HESAP

Aritmetik. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı ya da borçlu olma durumu. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Oranlama, tahmin. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Matematiksel işlem. Tutum, durum, anlayış.

BLOKAJ

Bloke etme işi. Bir şeyin hareketine engel olma, hareketini durdurma. Sivri taşların toprak zemine dikine çakılarak üzerine beton dökülmesiyle yapılmış olan dolgu. Bankacılıkta bir varlığın yetkili otoritelerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması durumu.

GUVERNÖR

Devlet bankasını yöneten kimse. Bir kamu kuruluşunu veya özel kuruluşu yöneten kimse.

BANKER

Banka sahibi. Para, altın vb. taşınır değerlerin ticaretiyle uğraşan kimse. Çok zengin kimse.

DİSPONİBİLİTE

Bankalarda mevcut nakit ve derhâl paraya çevrilebilecek kıymet.

GETİRİMCİ

Getirim sağlayan şey, rantiye. Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu hisse senedi vb. değerli evrakın geliriyle yaşayan kimse, rantçı, rantiye.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AMİR

Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.

GİŞE

İstasyon, sinema, banka, mağaza ve bazı giriş kapılarında bilet veya para alıp verilen, çoğu küçük pencere biçiminde olan yer, şalter.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

HAVALE

Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme. Genellikle çocuklarda görülen, ateşli veya ateşsiz olan çırpınma nöbetleri. Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar. Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para. Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename. Yüksek ve büyük bir görünüşü olma.

BANKA

Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.