İçinde BAKIŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bakış" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bakış bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bakış ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bakış olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

YARIBAKIŞIMLI, TERSBAKIŞIMLI, İÇEBAKIŞÇILIK, BAKIŞIMSIZLIK

12 harfli kelimeler

BAKIŞIMLILIK, BAKIŞIVERMEK, BAKIŞABİLMEK

11 harfli kelimeler

BAKIŞABİLME, BAKIŞIMLAMA, BAKIŞIVERME

10 harfli kelimeler

BAKIŞIMSIZ

9 harfli kelimeler

KUŞBAKIŞI, BAKIŞIMLI

8 harfli kelimeler

BAKIŞMAK, BAKIŞLAR, İÇEBAKIŞ, TÜMBAKIŞ

7 harfli kelimeler

BAKIŞIK, BAKIŞMA, BAKIŞLI, BAKIŞIM

5 harfli kelimeler

BAKIŞ

Bazı kelimelerin anlamları

BAKIŞ

Bakma işi.

KUŞBAKIŞI

(Mimarlık, Resim,) Eşyanın yüksek bir bakış noktasından görünüşü.

BAKIŞIMLILIK

Bir dağılıma ilişkin eğrinin tepe noktasıyla ortalamayı birleştiren doğruya göre iki eşit parçaya ayrılması durumu.

BAKIŞIMSIZ

Aralarında bakışım bulunmayan (iki şey) veya iki yanı arasında bakışım olmayan (bir şey), simetrisiz, asimetrik.

BAKIŞLAR

Edirne kenti, Havsa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehrinde, Yardımcı bucağına bağlı bir yer.

BAKIŞIMSIZLIK

Bakışımsız olma durumu, simetrisizlik, asimetri.

BAKIŞMAK

İki veya daha çok kimse birbirine bakmak. Kaçamak ve gizli olarak birbirine bakmak.

YARIBAKIŞIMLI

Bir kristal dizgesindeki bakışım alanlarının dizgeli bir yolla eksilmesi, yüzeylerden biri büyüdüğünde, ötekinin yitmesi sonucunda, yüzey sayı yarısının kalmasıyle elde edilen biçim.

BAKIŞIMLAMA

Bakışımı olmayan matematiksel nesne ya da işlevleri, kimi işler uygulayarak bakışımlı duruya getirme.

TERSBAKIŞIMLI

Bakişımlama altında aynı kalan, yalnız im değiştiren işlev özelliğinde olan.

BAKIŞABİLMEK

Bakışma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BAKIŞIVERMEK

Çabucak bakışmak.

İÇEBAKIŞÇILIK

Ruhbilimde temel ve güvenilirliği olan tek yöntemin içebakış olduğunu savunan ruhbilim akımları.

BAKIŞABİLME

Bakışabilmek işi.

BAKIŞIVERME

Bakışıvermek işi.

BAKIŞIMLI

Bakışımı olan, simetrili, simetrik.

  -   -   -  

Anlamında BAKIŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BAKIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BULANIK

Bulanmış olan, duru olmayan. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Niteliği tam anlaşılmayan. Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

BAKIŞMA

Bakışmak işi.

GÖRÜNÜŞ

Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.

BUĞULU

Üzerinde buğu bulunan, buğulanmış. Yaşlı, nemli. Süzgün, dalgın bakışlı olan (göz). Dokunaklı, pes (ses).

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

GAMZE

Bazı insanların çenelerinde, yanaklarında doğal olarak bulunan özellikle güldüklerinde daha iyi görülen küçük çukur. Yan bakış, göz süzme, sitemli bakma.

HİPNOZ

Sözle, bakışla telkinle sağlanan bir tür uyku durumu, hipnotizma.

GÖZ

Görme organı, basar. Bakış, görüş. Çekmece. Delik, boşluk. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bölüm, hane. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Oda. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Terazi kefesi. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Nazar. Bazı yaraların uç bölümü.

KESİŞMEK

Birbirini kesmek. Erkek ve kadın, bakışlarla anlaşmak. Pazarlıkta, herhangi bir fiyatta anlaşmak. Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirine kavuşmak.

DİMDİK

Çok dik, mum direk. Sıkıntıları karşılayacak durumda olan, baş eğmeyen, metin. Dikkatli, ısrarlı (bakış). Kaskatı, çok sertleşmiş olarak. Sağlıklı, zinde. Sağa sola sapmadan, dosdoğru. Çok dik bir biçimde.

ASİMETRİ

Bakışımsızlık.

HECELEMEK

Bir kelimenin hecelerini teker teker söylemek. Bir kelimeyi ilk bakışta okuyamayıp heceleri teker teker okumak.

EKOLOJİZM

Olgulara bütünsel olarak ve doğa merkezli bakış açısıyla yaklaşan bir düşünce akımı.

BAKIMINDAN

Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

DAVETKAR

Çekici, cazibeli (bakış, davranış vb.).

DİK

Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, kalın, tok (ses). Ters, aksi (söz). Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. Sert (bakış). Yatık durmayan, sert. Kaba, yersiz (davranış).

EVİRTMEK

Sakkarozu glikoz ve levüloza çevirmek. Bakışımlı olarak ters çevirmek.

ASİMETRİK

Bakışımsız.